şükela:  tümü | bugün
  • kesinlikle kahvesi madam'ınkinden daha leziz olan,artık zeytinli ile özdeşleşmiş gökçeada insanı.
    dükkanının duvarları gelen ve kahvesini içenlerin yazdığı notlarla tamamen kaplıdır.
  • dün akşam kuruçeşme arena'da, elinde meşe odunuyla birilerini kovalıyordu orhan bey. "rahat bırakın kızı" diye bağırıyordu. bugün ortaya çıktı kimleri kovaladığı, eşşek sıpaları sizi yahu, rahat bırakın adamı.
  • 10 temmuz 2013 tarihi itibari ile hayatını kaybetmiştir.
    mekânı cennet olsun.
  • (1931-2013). nefise karatay'ın babası. aslen denizci (ikinci kaptan) olup, gökçeada zeytinli köyünün (aya todori) yaz kış gediklisi, konuksever, hafif aksi suratlı, sakin konuşması olan, bol öykü sahibi kahvecisi. kızının mehmet ali erbil'le macerası ve fotoğraflarından sonra bir hayli evlat sıkıntısı-acısı çekmiş olduğu belli, okuduklarıma göre ölmezden çok önce kızıyla barışmış. ölümü 10 temmuz 2013. bundan önceki bir önemli olay, belde l2 omurundaki çökme kırığı nedeniyle 12 aralık 2012'de çanakkale'de laparoskopik bel girişimi geçirmiş.

    denk geldiği alıcılara zeytinli'deki 8 odalı, pansiyon yapılabilir durumdaki evini gösterir, 'bunu alın, bana tek beşiktaş'ta başımı sokabileceğim bir daire verin yeter,' derdi. öykülerinden, bir kışın, ağır kar bastırması sonucu zeytinli'nin yollarının kapanıp mahsur kalışlarını, askerlerin sonunda onlara kasalarla ekmek getirişlerini anlatışını anımsıyorum. dükkana her girenle samimi olmaz, adam sezerdi, istediğini şereflendirir. ama pek yıldızı almadıklarının bile dükkana bir iz bırakmasını ister, müşterinin bir şeyler yazıp duvar veya masalara iliştirmesi pek hoşuna giderdi. duvarının bir bölümü yazı ve not ağırlıklı, bir bölümü resim-fotoğraf ağırlıklı olurdu.

    olasılıkla karşılıklı konuşlandıkları madamın dibek kahvesi ile rekabetleri vardı, iki dükkan da kendi dibek kahvesinin çok iyi olduğunda diretirdi. ben orhan babacıydım, onun kısık sesli ve yavaş sohbetini severdim. ötekinden de içmişliğim vardır, tadına göre ayırmış değilim. sonradan eklemeye değer, sakızlı muhallebisi de güzeldi. orhan karatay'ın zaten devletçi, chp'ci bir kasaba türkü olduğu belli, kemal kılıçdaroğlu'nun chp'nin başına geçtiği sıralar hararetle televizyon izlerdi. hani deniz baykal'ın kasetinin yayınlanması rezaletinin tam sıraları veya sonrası. o zaman baykalcı mı kemalci mi olduğu çok belliydi, ama benim için şimdi anımsaması çok zor. (baktım da o ziyaretim 21-22 mayıs 2010 olmalı, kk 22 mayıs 2010'dan beri genel başkanmış.) ne önemi varsa, fani dünya, geri kalan anılarımız, onların da krema gibi, özel tad bırakanları işte. bir merak edip hiç sormadığım, veya araştırmadığım, türkçü/ulusalcı olduğuna göre adada, köyünde siyasi, gizli işlere girip girmediği. ama canı yanmadı ve can yakmadıysa o da önemli değil.