şükela:  tümü | bugün
  • dehap genel baskan yardimcisi.
    musa anter'in katledildigi gece anter'in yaninda kursunlanarak öldügü zannedilen kisi.
    anter cinayetini ve o gece yasananlari "dijwar onlara dair her şey" adli kitabinda kaleme almistir.
  • bilimum sol mecmularda okuyabileceğiniz kürt meselesine dair yazan en sağlam yazarlardandır..radikal iki ve post ekpress gibi kaynaklarda zaten içinde bulunduğu yasal kürt hareketi sayesinde edindiği pratik donanıma kusursuza yakın analiz yeteneği de eklemeyi bilerek zor zamanların ışıldayan feneri olabilmiştir..kendisini asıl kıymetli kılan ise sağda solda duymaya alışkın olduğumuz özcü "kurdi" yazarların yanında sol bakış açısını da konsept olarak yazsılarına giydirmeyi bilip, yazılarını da ona göre sunuyor olmasıdır..artık bir köşeye konması gereken ezilenlerin değişmeyen ses tonuna yaptığı açılım elbette sol bir penceredir..

    şemdinli olayları, derin devlet, pkk, düşük yoğunluklu savaş, tsk...

    tüm bu anahtar kavramların gerçek ile buluştuğu her yazının altında adını görmek şaşırtmasın kimseyi..
  • bu yazarın çıkarmış olduğu işleri eleştirenlerin bakış açısını ele alacak olursak;

    iddia: yazdığı kitap ile pkk propagandası yapmaktadır..ve bunu söylemsel bazda kullandığı militan, kürdistan şehitleri kelimeleri ve pkk'nın kürtleri temsil ediyor demesinden çıkarabiliriz..

    cevap: ilk sorun şudur; eger siz bir yazarın yazdığı koca bir kitaba sadece söylem bazında bir degerlendirme ile yaklaşırsanız ve bunu üstüne sırf pkk'lilere terörist yerine militan demiyor diye bu kişiyi terörizm propagandası yapmakla suçluyorsanız, sadece suçlayacak kişi arıyorsunuz demektir..propaganda kulanılan kelimeler ile mi olur? hayır asla..ifade edilen mananın nasıl ifade edildiği propagandanın bir parçasıdır..ama siz içerikten bagımsız bir sekilde yalnız ve yalnız bu diskur incelemesi yapıp, bu yazarın bize anlattıgını açıklamazsanız bel altı vurup puan kazanmaya çalışıyorsunuz demektir..olmadı "pkk'yi nasıl kürtleri temsil ediyor kardeşim, 100bin'e yakın korucu var bölgede" gibi bir argüman üzerinden bir okuma yapabilirsiniz..ama aynı zamanda gülünç duruma da düşersiniz..yapılan pkk'nin bölgede ne kadar destek alabildiği üzerine bir tespittir, ama sosyal gerçekliktir..bunu dile getirmek propaganda değildir..aynı zamanda çıkıp koruculuk argümanını kullanmanız durumunda gülünçlüğünüz katbe kat artacaktır..çünkü bu insanların çoğu zorla korucu yaptırılmış, olmayı reddetmiş olan 1.5 milyon insan da zorunlu göçe maruz kalmışlardır..nitekim bir yazara bok atma gayreti içinde, içerik tartışmadan bir iki quote aktararak doğruculuk oynamak iş değildir..olmasındır..

    iddia: bu yazar türk milliyetçileri üzerine konuşurken şovenizm yapmaktadır, türk milliyetçilerine saldırırken kürt milliyetçiliği icra etmektedir, nasıl olr da tsk'nin harcadığı paraları sorgulayabilmektedir..

    türkiyenin kuzey ırak'taki de fakto kürt devleti konusunda ne kadar pimpirikli oldugu herkesin muludur..evet gerçekten de türkiye kuzey ırak ve kürt kelimesinin yanayna anılmasından bile rahatsız olmaktadır..reel politik bir gerçekliktir..peki bu malumat neden miroğlu tarafından dile getirildiği vakit değersizleşip, kürt milliyetçisi propagandası yapılıyormuş gibi sunulmaktadır? dile getirilien yine bir gerçektir..ama saldırmak için köşe arayanların kendi lehlerine çevirmek için sayısız söylemsel takla attıkları bir gerçektir..bu mudur şovenizm? yoksa ağızlardan akan salyalar ile maske düşürmüş edalarında klavyelere sarılıp sayfalarca yazı yazan zinhinet mi şovendir? ayrıca bir türkiye cumhuriyeti vatandaşı olarak neden miroğlu veya başka bir kürt yazar tsk'nin harcamış oldugu paranın hesabını soramamaktadır? bunu engelleyen kendisinin kürt olması mıdır? bu ülkenin savunma giderleri bütçe kaleminin en dolgun kısmını oluşturuyorsa sorgulamanın neden bir temeli olmasındır..korkulan nedir ki sorgulamaya kızızlmaktadır?

    gelgelelim son noktaya; bu yazar türkiye kürdistan demokrat partisi'nin görüşlerinden bir alıntı yaptığı vakit; ne amaçla bu alıntıyı yaptığı, bu altıntıyı yaptıktan sonra nasıl tespitlerde bulunduğu, ve en önemlisi yaptığı alıntının bu yazarın görüşlerini nasıl oluyor da temsil ettiği neden/nasıl sunulabilmektedir? yoksa bir adet çarpıtma ile mi karşıkaşıyayız? bir türk milliyetçisi aynı alıntıyı konu edinen bir kitap yazsa aynı mantıksızlık ile aynı suçlama yapılacak mıdır? tüm bu sorular vicdani bir değerlendirme yaptığını iddia edenlerin muhatap oldukları sorulardır..

    velhasılı kelam, şu dünyada her mesele üserine kavramsal bir çullanma ile haklı çıkma gayreti var olagelmiştir..ama "orhan miroğlu" gibi görüşlerini zaten her gün bilip okudugumuz ve söylemeyeceği şeylerin de ne oldugu gün gibi ortada olan bir yazar için çıkıp yazdığı kitaptan aktarılan çarpıtmalar ile kin kusmak hangi vicdana sığar diye sorarak retorik zincirimize bir son verelim..

    edit: cevaben yazılmıştı, lakin hala bir mana ifade ediyor sanki.
  • bin umut mersin adayı. 300 küsur oy ile seçimi kaybettiği açıklanınca seçim sonuçlarına itiraz etti. aynı seçim çevresinde seçime giren ödp'nin 1200 oy alması kürtler arasında büyük bir kırgınlık yaratmış durumda.
  • bu ay cikmasi beklenen taraf gazetesinde kose yazarligi yapacak olan kisi.
  • mersin'den bin umut adaylarından biri olarak seçim çalışmaları esnasında kürtçe konuşma yaptığı için 5 yıllık kürtçe konuşmama czasına çarptırılmış olandır. seçim kanununa muhalefet etmiş olmaktan ötürü bu cezayı türk hukuk sistemi kendisine reva görmüştür. eğer 5 yıl boyunca buna benzer yaramazlıklar yapmazsa olası cezası düşecekmiş.

    şimdi çok temelden düşünelim; kürt dili ile seçimlerde propaganda yapmak yasak türkiye'de. sadece kürtçe bilen ama bu ülkenin vatandaşı olan kişilerin kendi dillerinde politikacıları dinlemek gibi bir hakkının olduğunu hatırlatmak en küçüğk açıdan bir savnma olur. yanlıştır. mesele daha da derindedir. kürt olduğunu söyleyen ama kürtçe bilmeyen insanlar da olacaktır ki vardır. devletin cumhuriyet kurulduğundan bu yana yürüttüğü asimilasyon projesinin sakat doğmuş çocukları vardır elbette.. hem de sayısız vaziyette. bu yüzden, kürtlerin türkiye hukuk ve devlet düzeni içerisinde yaşamasını ve ayrılıkçı taleplerde bulunmaları istenmiyorsa anayasal bir hak çerçevesinde kürtlerin bu ülkede adam yerine konduklarını bu devlet göstermelidir..

    çok net ve basit bir cümle her kürdün dudaklarının ucundan inci gibi dökülebilir: senin istediğin gibi insanlar değillerdi atalarım, senin yontmanla değişecek kadar zayıf değillerdi, başkaldırdılar, kıyıldılar. 80'in üzerinde yıl geçti, değiştirmeye çalıştın, başarılı olamadın, yetemedin. yine başkaldırdık. bizden olmayan değişik isimler taktın başkaldıranlarımıza. kıydık, kıyıldık. bu işin senin istediğin gibi olmayacağını anladıysan 85 yıl sonra, pes et artık. bu kadarsın. çözümsüzlüktür benim çözümüm diyorsan, senden daha büyük olan gelir çözer. söz geçerliğini koruyana kadar cigara iç ve düşün, ama kanserin de tüm vucuda yayıldığını asla unutmayasın..

    miroğlu ile alakalı haber için;

    http://www.bianet.org/…es-yil-kurtce-yasak?from=rss
  • 12 eylül döneminde diyarbekir cezaevini yaşamış, yeşil kod adlı mahmut yıldırım'ın planladığı söylenen amcası musa anter'in katli esnasında yanında bulunup kurşunlanmış, kürtçe konuşmama cezasına çarptırılmış falan feşmekan adam. kıçı başı ve içi rahat ulusalcıların oturdukları yerden gönüllerince saldırabilecekleri bir adam.
  • yalandan kim ölmüş felsefesine sahip gönüllü avukatlara sahip politikacı.

    seçim kanununa muhalefet ettiği için ceza almış, aldığı ceza türk ceza kanunu'nun 231. maddesindeki hükmün açıklanmasının geri bırakılması uyarınca beş yıl ertelenmiştir. ama şahit bozacı konumundaki bir kısım sözlük yazarları "beş yıl kürtçe konuşmama" cezası aldığını iddia etmektedir.

    hükmün açıklanmasının geri bırakılması ne demektir? ilgili kanun maddesindeki şartların sağlandığı durumlarda, sözkonusu beş yıllık süre içerisinde yeni bir suç işlenmemesi kaydıyla, hükmün açıklanması beş yıl ertelenir, beş yılın sonunda da herhangi bir sonucu olmaksızın ortadan kalkar. kişi, beş yıllık süre içerisinde başka bir suçtan dolayı mahkum olursa, açıklanması ileri bırakılan cezayı da çeker.

    yani, orhan miroğlu, beş yıllık süre içerisinde, herhangi bir suçtan dolayı hüküm giyerse, seçim kanununa muhalefetten aldığı cezayı da çekecek. aldığı ceza tartışılabilir, kürtçe seçim konuşması yapmak cezayı gerektirir mi tartışılabilir, ama mahkemenin kararını bu şekilde çarpıtmak ayıptır, mahkemeye yönelik bir iftiradır.

    duyan da orhan miroğlu kürtçe konuşursa hapse atılacak sanacak. işte provokasyon böyle bir şeydir, ve görüyoruz ki sözlükteki sempatizanlar bu konuda çok başarılı.

    edeb ya hu!
  • şimdi canlarım ciğerlerim, kanunların sana göresi bana göresi olmuyor, "seçimlerin temel hükümleri ve seçmen kütükleri hakkinda kanun" adında bir kanun var, orhan miroğlu da bu kanunun 58, 60 ve 61. maddelerine muhalefetten suçlu bulunmuştur.

    öncelikle, 58. madde şu:

    "propaganda için kullanılan el ilanları ve diğer her türlü matbualar üzerinde, türk bayrağı, dini ibareler, bulundurulması yasaktır. radyo ve televizyonda yapılacak propaganda yayınlarıyla, diğer seçim propagandalarında, türkçe’den başka dil ve yazı kullanılması yasaktır."

    açık söyleyeyim, bu maddede bir sakatlık göremiyorum. hem propaganda malzemeleri üzerinde türk bayrağı ya da dini simgelerin oy toplamak için kullanılması yasaklanmış, hem de yapılacak propaganda resmi dille sınırlandırılmış. şimdi misal milliyetçi bir aday türk bayrağını milletin gözüne soktuğu afişler nedeniyle cezayı yedikten sonra, "ülkemin bayrağını taşıdığım için mahkum ettiler beni, ühühü" diye ağlarsa ona da "hassiktir ordan" derim, hiç şüpheniz olmasın. ama yasa gayet açıkken, "ben kürtçe propaganda yapıp da tribünlere yeteri kadar oynayamadım, mahkeme izin vermedi, ühühü" diye ağlamanın da cevabı basittir benim gözümde.

    ha, bunun da ötesinde şu var; miroğlu yalnızca bu maddeden dolayı mahkum olmuyor, 60 ve 61. madde de var. ki ipucu vereyim sizlere, bu maddelerde türkçe'den ya da kürtçe'den bahsedilmiyor, ilgisi bile yok, çeşitli idari sınırlamalar.

    hal böyleyken, hem sen ortada ihlal edilen üç ayrı madde varken, olayı "adam kürtçe konuştu diye ceza aldı" noktasına indirge, ondan sonra da hükümlünün lehine işletilen bir maddeyi "beş yıl kürtçe konuşması yasaklandı" diye çarpıt, o pek süper haber kaynağınız bianet de bu yalanı haber başlığı yapsın.

    sözün bittiği yer..