şükela:  tümü | bugün
  • yedi adettir. bir de masal kitabı vardır:
    (bkz: turkiyede 30 bin kurt olduruldu 1 milyon da ermeni)
  • bir dönem yakılmak istenmiş romanlardır.genellikle çok satarlar.
  • ah bir tane daha olsa da okusak, içinde kaybolsak dedirten romanlardır...
  • bir yazar tarzi nasil olusur, karakter nasil kuvvetli olusturulur bunlari gosteren romanlardir. romanlardan bahsederken de orhan pamukun sozlerini aninda ortaya getirenlerin yaninda turk edebiyatinda cok onemli yer edinmisler, kazandiklari odulleri haketmislerdir. cevdet bey ve ogullari ile kara kitap ise edebiyatimizin gelisimine damga vurmus olmakla kalmayip basyapit olarak nitelendirilebilmektedirler. tolstoyun romanlarindan bahsederken de zamaninda pasif kaldigi donemleri hatirlayip saniyesinde kendisine giydiren rus okurlar var midir bilmiyorum ama nedense edebiyata siyaseti karistirmamak bizim ulkemizde apolitik ve turk dusmanligi damgasi yemekle es anlama gelmektedir.
  • 8.sinin adi masumiyet muzesi olacaktir.
  • okumayanların hakkında daha çok fikir sahibi oldukları romanlardır.
  • 5 tanesini okuduğum romanlardır.
    silkelenmemiş çuval, sadeleştirilmemiş kesir hissi verir yoğun metin okuma alışkını olan okurlara. yani, "olmasaymış da olurmuş bu kısım, niye okuduk ki burayı" dedirtecek yerleri çoktur. bununla birlikte, hayatın akışında hep kanıksanmış ayrıntı tavırlar, hareketler, huylar, düşünceler ile ilgili tespitler değinmeler de aralarda küçük küçük görürsünüz; işte çay bardağını şöyle tuttu, kaşığı şöyle yaladı.. gibi. ama makromotifte bir anlam bulamadığınız olur bu küçük detayların işlenişine uzaktan bakmak istediğinizde. eh, dersiniz bu da bir roman işte, bir yaşam formu değil ki über derecede bir tutarlılık bulalım her ölçeğinde, kapasite sınırına geldik demek ki.
    bir de sürekli kulağınıza da gelmiştir okumadan önce: islama, geleneklere dokundurmaları fazlacadır, ve yumuşak geçişlerle olmaz, kasıtlı olduğunu size hissettirir. sanatçının kendini gizlemesi, elini saklaması disiplinine burada uygun hareket edemez, elini görürsünüz, ne oynamaya çalıştığını açıkça anlarsınız. çocuklara okutulursa islam& anadolu gelenekleri hakkındaki bu maksatlı işlevini görebilir bu kitaplar, ancak bir seviyeye kadar okumuş insanlar eline alıp okuduğunda yemez bunları. yani, yalan söylüyor demiyorum. yedirilmeye çalışılan ara mesajlar yetişkin bireylere yedirebilecek kadar yedirilmemiş metne, onu diyorum. biraz daha yoğurmalıydı belki eserini, orasını kendi bilir. belki de art arda romanlarını okumaktan kaynaklanıyordur, hep aynı hareketi yapıyor hissi. her yazarın bir sınırı var neticede.

    "gene de bir yere doğru gidiyorsan, hayat güzel." yeni hayat, 78.
    bir yere doğru gittiğini gizlerken belli eden yazarın romanlarıdır.