şükela:  tümü | bugün
  • orhan veli şiirleri
    büyük şair orhan veli'ye ait şiirlerdir.
    hergün bu başlığa orhan veli'ye ait birkaç şiir yazmak için uğraşacağım.

    buyurun dostlar.

    1-
    gün doğuyor
    dili çözülüyor gecelerin
    gölgeler kaçışıyor derine
    alıp sihrini bilmecelerin
    gün doğuyor şehrin üzerine.

    korkarak şekl'aloyor bacalar
    gün doğuyor şehrin üzerine
    bakıyorlar günün gözlerine
    gözleri uykulu atmacalar.

    sallayarak dallarını kavak
    yükseliyor her günkü yerine
    gün doğuyor şehrin üzerine
    mavi bir ışıkla ağararak.

    gün doğuyor şehrin üzerine
    renk renk hacimle doluyor her yer
    dalıyor dağınık yüzlü evler
    hala yanan sokak fenerine.

    toprak kımıldıyor yavaş yavaş
    gün doğuyor şehrin üzerine
    bembeyaz gece çiçeklerine
    sabahla düşüyor bir damla yaş

    ve bir deniz hücumu halinde
    gün doğuyor şehrin üzerinde.

    2-
    dalgacı mahmut
    işim gücüm budur benim
    gökyüzünü boyarım, her sabah.
    hepiniz uykudayken.
    uyanır bakarsınız ki mavi.

    deniz yırtılır kimi zaman,
    bilmezsiniz kim diker;
    ben dikerim.

    dalga geçerim kimi zaman da,
    o da benim vezifem;
    bir baş düşünürüm başımda,
    bir mide düşünürüm midemde,
    bir ayak düşünürüm ayağımda,
    ne halt edeceğimi bilemem.

    3-
    yalnızlık şiiri
    bilmezler yalnız yaşamayanlar,
    nasıl korku verir sessizlik insana;
    insan nasıl konuşur kendisiyle;
    nasıl koşar aynalara,
    bir cana hasret,
    bilmezler.
  • 4-
    canan ki degütasyon’a gelmez
    balıkpazarı’na hiç gelmez.

    5-
    pazar akşamları
    şimdi kılıksızım; fakat
    borçlarımı ödedikten sonra
    ihtimal bir kat da yeni esvabım olacak
    ve ihtimal sen
    yine beni sevmeyeceksin.
    bununla beraber pazar akşamları
    sizin mahalleden geçerken,
    süslenmiş olarak,
    zannediyor musun ki ben de sana
    şimdiki kadar kıymet vereceğim?

    6-
    yokuş
    öteki dünyada, akşam vakitleri,
    fabrikamızın paydos saatinde
    bizi evlerimize götürecek olan yol
    böyle yokuş değilse eğer
    ölüm hiç de fena bir şey değil.

    7-
    asfalt üzerine şiirler
    ı
    ne kadar güzel şey,
    yolun üstündeki bina
    yıkıldığı zaman
    bilinmeyen bir ufuk görmek.
    ıı
    kaldırımın kenarına dizilip
    bacası olan silindirin
    yürüyüşünü seyreden
    çocuklara imreniyorum.
    ııı
    onun sesi
    bir arkadaşıma
    denizden geçen
    motorları hatırlatıyor.
    ıv
    kırık taşlara bakıp
    ışıklı bir asfalt düşünmek
    acaba yalnız
    şairlere mi mahsus?

    8-
    deniz
    ben deniz kenarındaki odamda,
    pencereye hiç bakmadan,
    dışarda geçen kayıkların
    karpuz yüklü olduğunu bilirim.
    deniz, benim eskiden yaptığım gibi,
    aynasını odamın tavanında dolaştırıp beni kızdırmaktan
    hoşlanır.
    yosun kokusu
    ve sahile çekilmiş dalyan dirkleri
    sahilde yaşayan çocuklara
    hiçbir yeş hatırlatmaz.

    9-
    mahzun durmak
    savdiğim insanlara
    kızabilirdim,
    eğer sevmek bana
    mahzun durmayı
    vğretebilseydi.

    10-
    şaheserim
    aşık olduğum zamanlarda
    şiir yazmak adetim değildir
    halbuki asıl şaheserimi
    onu en çok sevdiğimi
    anladığım zaman yazdım.
    onun için bu şiiri
    ilk önce ona okuyacağım.

    11-
    seyahat
    söğüt ağacı güzeldir.
    fakat trenimiz
    son istasyona vardığı zaman
    ben dere olmayı
    söğüt olmaya
    tercih ederim.

    12-
    iş olsun
    bütün güzel kadınlar zannettiler ki
    aşk üstüne yazdığım her şiir
    kendileri için yazılmıştır.
    bense daima üzüntüsünü çektim
    onları iş olsun diye yazdığımı
    belmenin.

    13-
    ı
    oktay’a mektuplar
    kış, kıyamet
    macar lokantası’nda yazıyorum
    ilk mektubumu.
    oktay’cığım
    bu gece bütün sarhoşların
    selamı var
    ıı
    şu anda dışarıda yağmur yağıyor
    ve bulutlar geçiyor aynadan
    ve bugünlerde melih’le ben
    aynı kızı seviyoruz.
    ııı
    bir aydan beri iş arıyorum, meteliksiz.
    ne üstte var ne başta.
    onu sevmeseydim
    belki beklemezdim
    insanlar için öleceğim günü.

    14-
    sokakta giderken
    sokakta giderken, kendi kendime
    gülümsediğimin farkına vardığım zaman
    beni deli zannedecekler diye düşünüp
    gülümsüyorum.

    15-
    ali rıza ile ahmed’in hikayesi
    ne tuhaftır ali rıza ile
    ahmedin hikayesi!...
    birisi köyde oturur,
    birisi şehirde
    ve her sabah
    şehirdeki köye gider,
    köydeki şehre.

    16-
    içkiye benzer bir şey var bu havalarda
    kötü ediyor insanı, kötü…
    hele bir de hasretlik oldu mu serde;
    sevdiğin başka yerde,
    sen başka yerde;
    dertli ediyor insanı, dertli.
    içkiye benzer bir şey var bu havalarda,
    sarhoş ediyor insanı, sarhoş.

    17-