şükela:  tümü | bugün
  • metallica'nin en asmis devrinin en asmis parcalarindan biri.. konserlerde to live is to die, call of ktulu vs. ile birlestirip caliyolar(mis) arada..
    bi de sozlerini de vereyim tam olsun:
  • parçadaki sololar:

    5:40 - 6:17---> james hetfield
    6:18 - 6:35---> kirk hammett
    6:35 - 6:53---> cliff burton'a aittir... *
  • orion, hayattır dostlarım. her saniyesi ömrün bir anına bedel bir hikayedir orion.

    http://www.youtube.com/watch?v=laxsg4g7rgg

    öyledir ki, inceden vuruşlarıyla başlar cliff'in. bunlar doğumun işaretleridir. yavaşça yaklaşan hayatın, yüzde yirmi bir oksijenin ve ağlayacak olmanızın işaretleridir. gittikçe yaklaşır, sizi bir endişe kaplar, ne olacak diye. ardından lars gelir, yavaş vuruşlarıyla. bunlarsa kalp atışlarıdır, evet. her vuruşunda siz de hafifçe titremeye başlarsınız, büyük başlangıç yaklaşmaktadır, gitarın teline o ilk vuruş yapıldığındaysa her şey başlamıştır artık. lars çoktan haberini vermiştir, yaptığı atakla ama siz yine de bir titrersiniz, çünkü o öyle bir başlangıçtır ki, içinizin yandığını hissederken bir yandan da hayatınızda böyle bir serinliği daha önce hiç tatmadığınızı düşünürsünüz. öyle ya, hayat zaten henüz başlamıştır.

    bu vuruşlarla ilerler her şey, çocukluğunuz devam eder gider. buralarda her şeyi keşfedersiniz, arkada cliff bir anne gibi eşlik etmektedir size, hiç bırakmaz. onun inceden kollamalarıyla koca bir çocukluk geçirir, gençliğe bile adım atarsınız. ardından her şey birden hızlanır, işte gerçekten büyümeye başlamışsınızdır bile. her vuruşta kalbinizin de eşlik etmesiyle garip bir maceranın içinde bulursunuz kendinizi. başlarda çok yumuşaktır, öyle yumuşaktır ki bir anne rolüne bürünmüş cliff'in çaldığı notalar inceciktir. fark edersiniz, halen bırakmamıştır sizi. sonra birden, birden her şey sertleşir, zor şeyler yaklaşmaktadır. artık tam anlamıyla bir genç olmuşsunuzdur, hayat bir yandan hızlıdır, diğer yandansa sizi incitmek için elinden geleni yapmaktadır. direnmeye çalışırsınız, cliff halen yanınızdadır, o sizi hiç bırakmaz çünkü, hiç.

    işte o zaman gelir. incecik başlar, hızlı başlar ve neye uğradığınızı şaşırırsınız. başlangıcında çocukluğunuzun ezgisi çalar, hatta çocukluğunuzun üzerine yazılmıştır. işte aşık olduğunuzda çocuk gibi hissetmenizin sebebi budur, aşk solosu çocukluğunuzun ezgisinin üzerine yazılmıştır çünkü orion'da. aşk solosu diyorum, çünkü burada keşfedebilenler için insanı gökyüzündeymiş gibi hissettiren aşk vardır. hiç bitmeyecekmiş gibi devam eder, hiç bitmesin istersiniz, ama hayır. sınırlıdır, ona izin yoktur, halbuki izin olsa, upuzun olsa nasıl mutlu olacaksınızdır. unutmadan, burada da cliff sizinledir, hiç bırakmaz, ama hep aynıdır, hiç değişmez.

    ve, biter. hayat bitmiş gibi hissedersiniz, ama bu bir illüzyondan başka bir şey değildir, hayat devam edecektir, hem de kiminle biliyor musunuz? evet doğru tahmin, anne ile. cliff bu sefer bambaşka olmuştur, ondan hiç beklemeyeceğiniz kadar değişiktir, nasıl olur da böyle şeyler yapabilir dersiniz, şimdiye kadar sadece bir anneyken hayatınızın vazgeçilmezi olduğunu işte bu noktada anlarsınız, arkasında kimse olmadan, ne james, ne kirk, ne de lars; cliff öyle garip bir anneyi oynar ki burada, hayatın bitmiş olduğunu düşündüğünüz için kendinizden utanırsınız.

    sonra asıl hayat başlar işte. bu daha yavaştır, artık genç değilsinizdir, 30'u çoktan devirmişsinizdir, kimi zaman farketmektesinizdir, arkada bir yerlerde halen sürüp giden bir cliff vardır, içinizde ona karşı öyle bir sevgi vardır ki, onu düşündüğünüzde suratınızdaki sırıtmaya engel olamazsınız, neyse ki o da sürüp gitmektedir, endişeniz yoktur, nasıl olsa oradadır o. bu sırada hayatta öyle şeyler olup biter ki, bunların her birini james ile kirk sizlere anlatır, durmadan bir şeyler olur, hiç durmadan onlarca şey çevrenizde dönüp durur ama birine bile durup bakmazsınız uzunca, uzar gider, çok güzeldir, çok ama çok güzel. işte hayat sürüp giden, çok ama çok güzel olan ve bizim dönüp dikkatlice bakmadığımız birkaç dakikalık ezgilerde gizlidir dostlarım, ama bu ezgilerin biteceğini bir noktada anlarsınız. işte o zaman etekleriniz öyle bir tutuşur ki zamanı durdurmak istersiniz. endişe sözcüğü buradaki hislerinizi asla açıklayamaz, çok farklı bir şeydir, korkudan bile daha beter. gelmesin dersiniz, hayır, ne olur gelmesin. gelmemesi için her şeyi yaparım, dersiniz. ama hayat bu, durdurabilene aşk olsun. o gelecektir, ve siz korkudan tir tir titrerken sizi bulacaktır.

    cliff gitmektedir dostlarım, ama öyle bir gitmektedir ki, size dünyanın bugüne kadar görmediği bir şey sunarak ayrılmaktadır. işte o zaman, anne'yi, sevginin manasını, cliff'i o soloda dinlerken anlarsınız. öyle bir gelir ve gider ki, hayatınızın en uzun on beş saniyesini orada geçirirsiniz. giderek geri gider, gider, gider ve biter. hayat bitmiş gibidir, bu sefer haklısınızdır, yaşamakta olduğunuz hayat gerçekten bitmiştir. artık zaman, mekan ve geri kalan her şey farklıdır. anlamsızlıklar dört bir yanınızı sarmıştır ve çocukluktan başka bir şey düşünemez olmuşsunuzdur. çocukluğu sayıklarken bir anda irkilirsiniz, şarkı yapacağını yapmıştır. hayatınızın son demlerini çocukluğunuzun ezgisiyle yaşarsınız, büyüdüğünüz, serpildiğiniz zamanlar gözünüzün önüne gelir. ve hissedersiniz, yaşam sona ererken gökyüzünde bir orion sizi seyretmektedir.
  • tarti$masız dinlediğim en iyi enst. parçalardan en önde gelenlerinden biri..
  • enstrümanların seslerini ayrı ayrı dinlemek isteyenler için;

    bas: http://www.youtube.com/watch?v=cvpcc6v3xrs

    gitar:http://www.youtube.com/watch?v=zv-grq7yvlq

    bateri:https://www.youtube.com/watch?v=ihv_plpzzmu

    özellikle basları tek başına dinleyince ayrı bir güzel oluyor.

    edit:linkler yenilendi.
    edit-2: davul linkini yeniledim.
  • cliff burton bu parcada bass'i oyle bir konusturmustur ki, elektro gitar gibi duran 1:42 - 2:13 ve 6:36 - 6:53 arasindaki bolumler aslinda burton'un caldigi bass sololaridir. su yalan dunyada bize iyi vakit gecirttiniz metallica.
  • 2021 yilinda ilk insanli ucusunu yapmasi planlanan arac. bu ucusta bir asteroid'e ineceklermis. 2030larda ise mars'a insan goturmesi planlaniyormus. simdi 2030lar diyince sanki cok uzak bir zaman gibi geliyor olsa da su gibi akip gececek ve biz oturup mars'a giden insanlari izliyor olacagiz. o sirada kim bilir hangi abuk subuk mesele gundemde yer kaplayacak. karamsar dusunceler...
  • başarılı olması halinde, önce bir göktaşına daha sonra mars'a insan taşıması planlanıyor. ilk öncüsü apollo'dan daha geniş ve daha güvenlikli. ay'a insan yollamanın gereksiz ve gereksiz masraf olmasından mütevellit, 1972'den bu zamana 400 km ötemizdeki uzay istasyonunun daha uzağına insanlı araç yollanmamış. orion dünyadan 5800 km öteye gidecek geri gelecek, muhtemelen daha sonra insanlı denenecek. kapsül, astronotlar için 21 günlük yaşama olanağı sağlıyormuş. göktaşı veya mars seyahati ölçü alındığında "hadi len" denilebilir ancak o seyahatler için orion'u bir uzay aracı götürecek, orion araştıracağı yerle uzay aracı arasında uzay taksi görevi görecek.

    araç 6 yolcu kapasiteli, 3.3 x 5 metre boyutlarında. yaklaşık 9 metreküp yaşam alanı sağlıyor. ekipman olarak 3 boyutlu yazıcısı bile var. uzayda düşürdükleri ingiliz anahtarını kopyalayacaklar mesela. beklenmedik nahoş durumlarda, örneğin aracın basıncı filan düştüğünde astronotları kıyafetleri 6 gün koruyormuş.

    bu araç alyssa carson'u mars'a götürecek belki de ( plan bu ).

    (bkz: ah o gemide ben de olsaydım)

    edit: başlık "orion uzay aracı" başlığından taşındı. "orion uzay kapsülü" olarak değiştirmek daha mantıklı olabilirdi.
  • bu şarkıda vokale gerek yoktur çünkü bas gitar konuşmaktadır.
  • bir ülkeye marş olabilecek kadar epik, sevgiliye aşkı anlatabilecek kadar lirik, hayatta yapılan hatalara karşı didaktik duygular aşılayabilen aşmış melodiler bütünü, kutsal tını.