şükela:  tümü | bugün
  • burnuna tokat, yumruk atacakmisiz, arkasindan dolanip, kundeye getirip, gozlerini kör edecekmisiz,!!!
    kardes birde yatirip sikelim tam olsun mk!!
    olm ne iciyonuz la siz, ayi bu olm ayi. agaclari yerinden sokuyor mk.
  • geçen zaman geri getirebilir misin? yere dökülen su toplayabilir misin? ormanda karşılaştığın ayı ile mücadele edebilir misin?

    bu üç sorunun cevabı aynı ihtimalde. ormanda ayı ile karşılaşmak, 6 kurşun ile rus ruleti oynamaktan farksızdır. ayı ile mücadelenin tek yolu, ayı ile mücadeleye girmeyecek kadar uzakta iken, ayıyı fark etmekten başka bir şey değil.

    koşarak kaçamazsın. hızlıdır. ağaca çıkamazsın. iyi tırmanır. fiziksel mücadele edemezsin, her bir tırnağı, ekmek bıçağından farksızdır. ayı, sadece espriler ve barış manço şarkılarında sevimlidir. gerçek hayatta, uyarısını gördüğünüz yerde bile geri dönün. leonardo gibi kurtulmak mümkün değildir.
  • ormanda insanla karsilasmaktan daha az korkuncmuş. yeter biktirdiniz kusma hissi geliyor artik. bir yerde de mesaj vermeyin tamam en mukemmel en duyarli en mukemmel sizsiniz.

    neyse zirvalamayi bir kenara birakirsak ayı saldırılarının cogunlugunda yavrusu olan anne ayilar sorumludur. yavruyu görmek yetiskini gormekten daha buyuk bir risktir. ormanda ayi uzaktaysa yavas yavas konusun ses cikarin arkanizi donmeden uzayin. ama ayı uzerinize saldirirsa bagirin kendinizi buyuk gosterin montunuzu falan sallayip götüm götüm uzaklasin. eger tum bunlara ragmen ayi vazgecmiyorsa sakin pence yemeyin. pence yiyen ölür ayinin agzina elinizi sokmak pence yemekten iyidir. jilet gibi suratiniz dogranabilir. en güzel cozum torpil tasimak sanirim ayilar torpilden korkuyorlar demislerdi belgeselin birinde. ben yine de ayi olan ormana gitmem ne kamp ne baska bir amacla. ınsana zarar verme potansiyeli olan zeki guclu bir hayvan. vahsi dogada daha tehlikelisi yok. belki su aygırı ve gergedan. onlar da ulkemizde yok.
  • ben karşılaştım,
    ne oldu;
    yer uludağ, mevkii tombay çukuru, softaboğan deresi
    dere kar suyuyla coşkunca akıyor, derenin içindeki taşlardan sekerek aşağı istikamete doğru kamp atmak için ilerliyoruz.
    dinlence verdiğimiz yerde arkadaşım sessizce arkanda ayı var dedi, sıktır lem gibi bir cevap verdim ama yine de döndüm baktım, derenin karşı çaprazındaydı.
    ayı bölgesi olmamasına karşın ordaydı..
    sonra ne mi oldu, çenesini birbirine vurup diş sesleri çıkardı tak tak tak.. biz şok tabi, kıpırdamıyoruz.
    yavaştan harekete geçtim toparlanmak üzere, çantamı aldım ama ağır hareket ediyorum.. istediği olmamış olacak ki gerilip gerilip bize doğru kısa hamle yaparak suya vurdu.. 3 -4 kez yaptı bunu.. ellerimi yana doğru kaldırdım biraz geriledi.. ama durum tam olarak meksika açmazı.. gitsen bir türlü kalsan bir türlü.
    sonra birşey kanaat getirdi ve anı bir hamleyle geri dönerek ağaçların arasında kayboldu..
    yani direk saldırmak ayıya göre değil çünkü diyet lisesinde bulunmuyoruz..
    bir sebepten gidin burdan dedi..
    öyle agresif hareketlerin durumu daha da körükleyeceği kanaatideyim..
    en iyisi yavaşça geri dönüp uzamak..
  • arıcılıkla ilgili seyrettiğim bir belgeselde, arıcılar ormanın içine girdiklerinde sık sık bağırarak varlıklarını belli ediyordu. çünkü ayılar sizin varlığınızdan haberdar olursa bulaşmaz, uzak dururmuş. ama aniden karşılarına çıkacak olursanız ürkebilirler ve saldırabilirlermiş.

    ayı saldırırsa, yumruk atmayı falan denemeyin tabii. sadece kaçın. aranızda mesafe varsa belki bir şekilde kurtulursunuz. ya da belki canı size saldırmak istememiştir, korkutup kaçırmakla yetinir. salak gibi vurmaya kalkarsanız o ayı sizi yer.
  • yerden bir sopa alın ve götünüze sokun.bunu gören ayı kendine bunu yapan bana neler yapar diye arkasına bakmadan kaçıp gidecektir.tarafımca denenmemiştir ve ytd.
  • bir suredir yeni kosu rotalarinda kosuyorum. eskiden kostugum yerleri taniyip biliyordum, neresinde ne vardir , neresi guvenli neresi degil vs vs

    buralar hic tanimadigim ve yabancisi oldugum yerler. 10 gun kadar once dalga gecmek icin su resmi cekmistim ayi ve dag aslani cikabilir. kesin bundan 1 sene once gordu biri, ortaligi birbirine kattilar, tipik amerikali hareketi dedim.... dedim de ...

    neyse, ilk kilometreyi bitirdim ufak ufak hizlandigim yerler, acik ve genis bir yola geldim, 20 -30 metre ilerde birsey geziniyor, yolun ortasinda.... gorme ve sonrasindaki 3 saniyede zihnimin icini aktariyorum :

    - lan ! ayi !
    - yavru ayi ama !
    - ah tamam ya baksana sevimli gibi
    - e anasi babasi ...?
    - hassiktir ....
    - hasssiktirrrrrrrr!!!!

    1 km yi sanirim kendi yas grubumda dunya rekoru kiracak bir sure de topuklarim gotume vura vura geri kosup, arabaya dondum.

    ayi ile karsilasirsaniz soyle yapin, boyle yapin vs vs diyorlar ya ... hah iste yavrusunu bile gorseniz, anne babanin orada biryerde olabilme ihtimali butun okuduklarinizi aklinizdan cikartip muthis bir adrenalin salgilamasi yaratiyor. karsilasmamak en iyisi sanirim :)
  • şimdi şunu netleştirelim insan dostum;

    ceviz, bal ve taze balıkla beslenen bi canlı bu ayı dedikleri. sen de yılın 150 günü makarna yiyosun.

    hani çok zeki olduğunuzu düşünüyorsanız iki kere düşünün. sanırım insanların en büyük aptallığı cüsselerine kanıp o ağırlıkla tırmanamayacaklarını düşünmek oluyor.

    zira bursa'daki teleferik merkezine gelen ayının tırmanışını gören mal görevli de 'aaa bak nası tırmandı ' diye şaşırmıştı.

    karadeniz belgeseli vardı trt'de ayılara ilişkin, orada izlemiştim, bu ibneler adamın çitle çevirdiği mekanda çitin altını gevşeyip bugs bunny gibi giriyorlardı ve çit de geri kapanıyordu. adam başta çakozlamıyor nereden geliyor bunlar diye, çitler sapasağlam sonra olayı anlıyor. balları falan yukarı taşımıştı bi kez, çatıya.

    bu ayı annemiz sen gel evladını omzuna alıp tepeye çıkar ona balları toplat sonra hop tut aşağı indir.

    askjsjdskasksasjaddskjksa

    'babunun mekanındasın çünkü, o gofreti gelir alır'
  • "milli park ve belirli bölgeler dışında ayı ile karşılaşma zordur" yada "ayı insan kokusunu alırsa sizin bulunduğunuz bölgeden uzaklaşır" savlarına kesinlikle güvenmeyin. özellikle sık kamp yapan ve kamp alanı olarak yaylaları tercih ediyorsanız ayılarla karşılaşma ihtimaliniz var. öte yandan ayı, diğer hayvanlardan farklı olarak çok daha meraklıdır. kaldıki diğer hayvanlar bile (çakal, domuz vb.) sizin varlığınızı hissettiğinde kaçmayabilir, çok örnek yaşadım bununla ilgili. çoğu zaman belirli bir mesafeden durup izler. özellikle yanınızda yiyecekler varsa (ki yemek artıklarınız yani çöpünüzde bu kategoriye giriyor) size yaklaşma olasılığı artar.

    kişisel olarak ayıyla bir kez yaylada karşılaştım ve kesinlikle kamp yaptığımız yer çok belliydi, gürültücü bir arkadaşla beraber büyükçe bir kamp ateşinin başında duruyorduk. ancak ayı arkadaş tüm bunlara rağmen bize yaklaştı, bizim kendisini görebileceğimiz bir mesafede durup bizi izledi. biz ancak bir süre sonra karanlığın içinde dev cüssesini ve bize bakan gözlerini farkettik. bağırdık, ışığımızı üzerine doğru tuttuk gözden kayboldu ama kaçmayıp bir yerlerden bize baktığını hissetmeye devam ettik. ta ki yanımızdaki tüfeklerle birkaç kez havaya ateş edene dek. aynı durumu birkaç kez çakallarla da yaşadım. kamp yaptığımız alanda tek çadır olduğumuzda çakallar çok cüretkar olmuşlardı.

    ez cümle, yayla, dağ sırtları, ormanlık alandan makilik alana geçilen noktalar, nehir yatakları ve benzeri alanlarda ayı olma ihtimali yüksektir, bana kalırsa böyle bir noktada yanınızda küçük torpiller ve mümkünse bir av tüfeği bulundurmak işe yarar tek korunma yöntemidir.
  • başıma gelen durumdur. dağ yolundan araç ile giderken 3 yavrusuyla beraber 7-8 metre mesafeden gördük ve aracı şaşkınlıkla durdurduk. biz aracı durdurmadan önce hızlıca kaçan ayı da durdu. anne ayı ayağa kalkarak kolları hava da bize doğru 1-2 adım attı. korkudan üç buçuk attık . geride kalan yavruları onu geçince o da kaçış istikametine geri döndü.

    öncesinde benim gibi yaklaşabilirim, saldırırsa dövüşebilirim diye ahmakça düşünen varsa unutsun. yetişkin bir ayı gerçek anlamda tarihin derinliklerinden çıkmış canavarlara benziyor. kollarını kaldırdığında 2-2.5 metre yüksekliğe ulaşıyor. ağırlığı 200 kilodan da fazla..

    bırakın tek kişiyi, yetişkin 4-5 kişiyi kısa sürede parçalayabilir. karşılaşırsaniz tek tavsiyem ters istikamete allah ne verdiyse kaçmak olur. ( eğer donakalmazsanız, ki bunun olma ihtimali hiç de az değil )

    yalnız yavruları da çok sevimli gözüküyordu. yavrularını büyüten bir anne sonuç olarak. it gibi korksak ta takdir de ettik..

    edit : köylülerden öğrendiğim kadarıyla ayı öldürdüğü hayvanı eğer o an aç değilse daha sonra yemek için toprağa gömermiş. konuştuğum köylülerin söylediğine göre seni yakalarsa ölü taklidi yapacakmışsın. lakin yaşadığım tecrübeyi hatırlayınca bana hikaye geliyor. ayı seni yakalarsa ölürsün zaten. homurdana homurdana yer insanı..