şükela:  tümü | bugün
  • şüphesiz ki ameliyatta para alan, hastalarını özel muayenehanesine çağıran, bıçak parası alan doktordur. mesleğini paraya satmış kimsedir.
  • bu gruba giren üç doktor tanıdım...

    birincisi: bunlar bir tane değil bir grup. 1996 yılında kardeşimin vücudunda çıkan kızarıklıklar için onca teste rağmen alerji alerji diyerek başından savmaya çalışan bir grup çocuk hastalıkları uzmanı...

    sonuç: çapa tıp fakültesi'nde yapılan tetkikler sonucu kardeşin lösemi olduğu öğrenilir... 8 aylık tedavi sonrası kardeş sağlığına kavuşur...

    ikincisi: 2004 yılında fenalaşarak acile kaldırılan dedemi bir şeyi yok diyerek eve gönderen, 24 saat sonrasında bilinci kapalı bir şekilde yoğun bakıma kaldırılmasına sebep olan dahiliye uzmanı...

    sonuç: aşırı yüksek tansiyon nedeniyle iç organların iflas etmesi ve dedemi kaybetmemiz...

    üçüncüsü: 2012 yılı başları... anneannem mide kanaması geçirerek devlet hastanesi dahiliye servisine yatar... bir hafta sonunda dahiliye uzmanı a. bey hastanın durumunun iyi olduğunu taburcu edeceğini söyler lakin anneannem tekerlekli sandalyede bile oturamayacak kadar halsizdir... güç bela ikna edilir a. bey anneannemi üniversite hastanesine sevk etmeye...

    sonuç: üniversite hastanesindeki doktor, anneannemin o haliyle taburcu edilmesinin cinayet olduğunu söylemiştir... kanama sonucu vücuttaki kan miktarı fazlasıyla azalmıştır... acil olarak 3 ünite kan verilmiştir anneanneme...

    edit: bu giride bir meslek grubu değil bu mesleği icra eden bireylerden bahsedilmektedir. üç örnekte de ya umursamazlıktan ya da bilgisizlikten dolayı yanlış teşhis ya da yanlış kararlar verilmiştir. doğru teşhis ya da doğru kararlar verilse de durum değişmeyecekti belki ancak işin kötü yanı insanın kafasında geçmişe dönük acaba sorularının oluşmasıdır...
  • hasta gözünde hata yapan doktordur.
    gerçekten orospu cocugudur hastanın neyi olduğunu bilir ıste orospu çocukluğundan ıyılestırmez ölüme sebep olur. yapmayın allasen. herkes hata yapar ancak derseniz kı hastanın ıhtııyacı asıl ihtiyacı olan diyaloğu ıyı yonetmez, açıklama yapmaz, tatmin etmez hah ıste ona katilırım.
  • ne zaman ki "yalnız mr'ı bizim hastanede çekin" lafını bir doktordan duydum, o zaman bu kavramdan haberim olmaya başladı.
  • doktorlar aliniyorlar boyle seylere, haklilar da, sonucta sen oraya bir meslek grubu yaziyorsun adamlari genelleyerek küfür ediyorsun bu ayip. ama her meslegin kötü örnekleri var ne yazik ki doktorlarda da bircok kötü örnek olabiliyor. bu nedenledir ki doktorlar da azicik igneyi kendilerine batirsinlar, bir toplumda niye böyle bir tepki var biraz düsünsünler.

    öncelikle kötü doktor olmak hastayi önemsememek ile basliyor. her enfeksiyon süphesine genis spektrumlu antibiyotigi vereyim gitsin zihniyetinde bir cok doktor var. her gün onlarca hasta görmek belki bir cesit mesleki deformasyon yaratiyor ve basit görülüyor insanlarin problemleri ama inanin herkesin cani kendine tatli, en basit hastaligimiz bile bizim icin önemli. onun icin "birsey olmaz", "önemli bir seyin yok" derken biraz hasta acisindan bakmali doktor olaya. sonucta ben o hastalikla/rahatsizlik ile iylesesiye kadar 24 saat birlikteyim, neyim var anlayacak tibbi bilgim yok ve doktorumun beni bi tarafina sallamadigi duygusuna kapilmisim nasil güveneyim ben sana, nasil iyi düsüneyim hakkinda?

    he bir de zaman zaman annesi degil ama kendisi küfür hak eden doktorlar var kusuruma bakmayin. ben en yakin zamanda cok yakindan takip ettigim bir örnegi anlatayim: genc bir delikanli sürekli karin agrisi sikayeti ile hastaneye gidiyor testler falan bisey bulunamiyor. isimlerin/hastanelerin bazilarini yazmak istemiyorum gg olmasin. ama bu karin agrisi ataklari siklasmaya ve süresi uzamaya basliyor. birkac doktor gezdikten sonra bircok dahiliyecinin "hocam" diye hitap ettigi bir prof. e gidiliyor. testler, muayeneler, teshis konuluyor: kolit. ilaclar aliyor bir sürü ama hic iyilesme yok ataklar artiyor, arada 3-4 gün hayattan kopuyor resmen. tekrar gidiliyor ismi lazim degil prof.a yine tetkikler vs teshis ayni kolit ama bu olaylar olurken bayagi zaman geciyor. bu arada delikanlinin annesi cocuguna endiselenmekten o kadar kirmis ki kafayi artik nesi olabilir diye deli gibi arastiriyor ve bu semptomlari gosteren bir hastalik buluyor ailevi akdeniz atesi, bunu kontrolde prof.dr. bey'e de soruyor, "olabilir mi hocam?" diye adam biraz "hmmm bilemem yani" aslinda diyor pek ihtimal vermez bir tavir ile lafi gecistiriyor. delikanli ilaclara devam ediyor, ilaclar bir boka yaramiyor. aslinda anne delikanliyi baska doktora götürmek istiyor ama malum delikanli adam ya baymis artik o rahatsiz edici muayenelerden gitmiyor... ve bu anlattigim olaylar sirasinda 2-3 sene geciyor. delikanli 2 haftanin bir haftasini bu karin agrisi ataklariyla geciriyor ama halen inat ediyor zaten de baska memlekette okumak icin artik... anne yalvar yakar son bak baska doktor yok diye jan klod kayuka'ya götürüyor, anlatiyorlar ne oldu ne bitti, anne süphelendigi hastaligi da söylüyor, dr. kayuka diyor ki evet olabilir büyük ihtimal hatta, siz su testi yaptiracaksiniz ama atak oldugunda. atak bekleniyor, test yapiliyor delikanli da gercekten ailevi akdeniz atesi var... dr. da sasiriyor biraz "hocam" dedigi prof. dr.un bu testi yaptirmamasina... bir ilac veriliyor sürekli kullanmak icin ne atak kaliyor ne bisey.

    simdi doktorlar kiziyorlar "hastalar da her seyi bildigini saniyor kendine teshis koymaya calisiyor" diyorlar. anlattigim örnekteki prof.dr. sizce azcik ama azicik hastasinin annesini dinleseydi bir de o koca egosunu 2 saniye kenara koysaydi da gencecik bir delikanli adamin hayatinin 2 senesini boktan bir sekilde yasamasina neden olmasa iyi degil miydi? baska bir meslekten bir ürün veya hizmet alip memnun olmayinca geri veriyoruz, hakkimizi ariyoruz, e simdi bu genc adam ne yapsin ne o süredeki hayat kalitesini geri isteyebilir onu gectim o prof.dr'a verdikleri dünya parayi bile isteyemez.

    dedigim gibi biraz da igneyi kendinize...
  • lenf bezlerimdeki şişlikleri sadece elle muayene ederek, henüz hiçbir tetkik yapmadan 'büyük ihtimalle kanser, yazık çok da gençmişsin ' diyerek benim hayattan bir süreliğine vazgeçmeme neden olan doktordur.

    sonuç: bazı operasyonlar geçirdim ama neyse ki söylediği gibi birşey çıkmadı.
  • ismi lazım olmayan bir tatil beldesinde tatil dönüşü uçağa binmeye üç saat kala kulağım fena halde ağrımaya başladı. ismi lazım olmayan devlet hastanesine gittim. acil bölümü, kulak burun boğaz'a gitmem gerektiğini söyledi. normal bölüme gittim. kulak burun boğaz ve diğer hastalıklar için sıra alınan yer aynı. en az yüz kişi sırada var ve benim bir saat içinde havaalanı servisine yetişmem lazım. hasta haklarına gidip durumu anlattım. hasta haklarından eleman da; "ben doktoru arıyorum siz gidin muayene olun" dedi. doktorun yanına gittiğimde sekreter; "muayene olabilirsiniz" dedi. lakin doktor; "hayır muayene etmem, hasta hakları seni bana değil numara verilen yere göndersin. oradan kaydını al sonra gel muayene edeyim, ben kayıtla uğraşamam" dedi. hiçbir şekilde tartışmaya da girmeden tamam deyip hasta haklarına geri döndüm ve böyle böyle dedim. hasta hakları da beni numara verilen yere yönlendirdi ve numarayı aldık. doktorun yanına gittiğimde doktoru sinirlenmiş buldum. "işte böyle diyordu, ne diye bana kayıt için geliyorsunuz" diye söylenip durdu. bu arada muayene etti ve uçağa binmemem gerektiğini eğer binersem kulak zarımın yırtılma riskinin olduğunu söyledi. uçağı iptal ettim ve doktorun verdiği ilaçları aldım.

    ilaçları alırken eczacı tarif etmeye başlayınca bir tane ilacın burun damlası olduğunu söyledi. ben de "bir yanlışlık olmasın ben kulaktan muayene oldum" dedim. eczacı; "doktor bunu yazmış" dedi. ben de koskoca doktorun vardır bir bildiği diyerekten ilacı kullandım. kullandım kullanmasına ama benim kulağımdaki ağrı bir türlü geçmek bilmedi. ilk gün otobüste kullandım. istanbul'a geldim orada kullandım. sağ kulağım daha fazla ağrıyıp sol kulağımda ağrı küçükken sol kulağım da fena halde ağrımaya başladı. ilaçların hiçbir faydası olmuyordu. derken ağrılar dayanılmaz noktaya geldiğinde istanbul'daki özel hastaneye gitmek durumunuda kaldım. olaylar orada patlak verdi.

    doktora önceki doktorun verdiği ilaçları gösterdim. bir tanesi burun damlası iki tanesi alerji hapı bir tane antibiyotik bir tanesi de bilmediğim bir hap. doktor bana verilen ilaçları görünce şaşırdı: "kulak iltihaplarında bu ilaçlar tercih edilmiyor genelde. neden bu ilaçları vermiş anlamadım" dedi.

    sonra iki tane kulak damlası verdi. kulaklar o kadar kötü duruma gelmişti ki kulak damlasının kulağa ulaşamamacasına kulaklar tıkanmıştı. hatta kulak damlasını kulağa damlatmak için kulaklara tampon yerleştirdiler.

    şimdi bana bu şerefsizliği yapan doktor orospu çocuğu değilse nedir? ortada haksız bir durum da yoktu. varsa bile benden kaynaklanmıyordu zira ben doktorla en ufak bir tartışmaya girmeden tamamen hasta haklarının yönlendirmesiyle hareket etmiştim. kaldı ki tamamen haksız bile olsam muayene koltuğuna oturmuş bir hastaya nasıl böyle bir şey yapılır da günlerce kıvrandırılır.

    belki de ben yanlış anladım. bu ufak bir tartışma gibi görülen şeyle doktorun yaptığı şeyin alakası olmayabilir. ama o zaman da yaptığı iş bilmemezlik. uzman doktor olacaksın ve verdiğin ilaçlar hiçbir işime yaramayacak ve kulağı daha da kötü hale getirecek. bu nedir? hem de hastalık gayet bilinen bir hastalık olduğu ve ilaçlarının da belli olduğu halde.
  • reçeteye böcek sokması yerine insect bite yazar ki ingilizce bilen bir kendisi olduğu için hasta kendini böcek soktuğunu anlamasın. (bkz: teallaam ya)
  • cerrah ise "hemen keselim", doktor ise "trilyon tane tetkik yapalim" repliklerini duyabilecegimiz doktorlardir.
  • ülkedeki doktorların %90'ı için kullanılabilecek söylem..bayılıyorlar hastaları korkutup, hemen tetkik veya ameliyat tarzı eylemlere yönlendirmeye..
    her boku onlar bilir, savlarını bırak çürütmeyi, sorgulayıcı en ufak bir soru bile sorduğumuzda son derece aşağılar tavırlarla ukala davranışlar sergileyen bu doktorların kesinikle her muayene sürecinde 3. bir otorite tarafından, hastalar ile nasıl konuşuyor, ameliyat gerçekten gerekliykenmi ameliyat kararı alıyor, doğru yer ve kişilere mi yönlendiriyor konu başlıklarında kontrol edilmeleri gerekiyor..en ufak bir saçmalık var ise durumda derhal alsınlar bunların diplomalarını..şerefsizler birde yemin ediyorlar..özel sağlık sigortaları çıktı mertlik bozuldu tam anlamıyla..burada tek üzüldüğüm nokta için; (bkz: kurunun yanında yaş da yanar)