şükela:  tümü | bugün
  • bunlardan bir tane var ailede. mecburi hizmet yaptığı yerde branşının tek doktoru. kendi ağzından dinliyoruz:
    "akşam evde yemek yerken kapı çaldı, köylü bir adam karısını getirmiş. adamcağızın cebinde 50 lira var sadece. neyse dedim 50 lirayı kabul ettim."
  • ülkemizde sayıları git gide artan doktorlardır. para kazanmayı insan olmak zannedip götleri kalkar, amaçları da biran önce mercedeslere bmwlere binip parası yüzünden kendisiyle birlikte olacak vücutlar aramaktır. bu pislik doktorları görünce nerede eski doktorlar diyip babamın anlattığı bir hikayeyi paylaşmak isterim. sevgili doktor amcamız kendisine muayneye gelen yaşlı bir amcanın parası olmadığını öğrenince önce muayne eder, ilaçlarını alır giderken de cebine para koyar, kış günüdür hava soğuktur amcanın paltosu yoktur, doktor amcamız yaşlı amcayı giderken durdurur paltosunu da giydirir, belki uç bi örnek olabilir ama doktorluk demek hastaların yüzüne bakmadan onları muayne etmek, hayvan muamelesi yapmak değildir. bunların henüz olgunlaşmamış versiyonu abi niye tıp seçtin diye sorunca "abi parası iyi işte" diye cevap verenlerdir, gram hizmet veya meslek sevgisi yoktur. para para para neymişsin arkadaş.
  • ülkede ekonominin hareketli olduğu, mecburi hizmetin can yaktığı yıllarda tıp fakültelerinin puanları yerlerde sürünürken, ekonomik kriz dönemlerinde puanları zirve yapıyorsa sayıları hiç de az değildir. öys'ye girdiğim yıllarda ytü inşaata giren herkesin puanı çapa tıp'a da yetiyordu. misal kız arkadaşım 540 puan almıştı. puanı itü inşaata yetmemiş, 522 puandaki ytü inşaata girmişti. çapa tıp'ın puanı 516 idi. (hafızam sayılarda beni yanıltabilir ama sıralamadan eminim)
  • maalesef sayıları gitgide artan doktor türü. insanların paralarını almak için olmayan hastalıklarla korkutmak en önemli görevleridir. mesainin büyük kısmını ise ilaç şirketleriyle dünyanın hangi köşesine gideceğinin pazarlığını yapmaya ayırırlar.
  • gayri mantıki bir önerme. doktorlara karsi olmak annelerini orospu yapmayi gerektirmez. ayiptir, günahtir, anne kutsaldir. ayrica her kizdigin kisiye "orospu çocuğu" yaftasi yapistirmak ne babayigitlik ne de kahramanliktir, tam tersine...
  • ameliyat sonrası onkolojiye gidecek raporların hepsini temiz diye yazarlar. sonrasında hasta, ilaç tedavisi vs. görmez ve 2 ay sonra aslında ameliyat sırasında atardamar üzerinde kist bırakıldığını ve kistlerin ameliyat döneminden daha çok olduğu tespit edilir. sonrasında gayet pişkin şekilde gözden kaçırdıklarını söylerler.
  • kanser hastası olduğundan bi haber olan hastaya " laz kafan almıyor mu? kanser tüm vücudunu sardı senin!" diyebilecek kadar anneleri zamanında çok iş görmüştür.
  • bunların devlet hastanesi koridorlarında yunan tanrısı edası ile yürüyenleri vardır. sedye bulamayan hasta yakınları bunların pelerinlerini taşıyarak peşlerinde koşmazlarsa olmaz.
    konuşurken yüzünüze değil uzaklarda bir yerlere odaklanırlar. doktor sözünü duyduğum anda browning'ime uzanırım...
  • awake izlerken sona doğru ağızdan dökülür bu laf. jessica alba'ya her türlü can kurban.
  • doktorlar dizisinden nefret eden bir kişinin (mesela ratingini kıskanan bir dizi yapimcisi) söylemi de olabilir.