şükela:  tümü | bugün
  • bana da denk geldi bu amına kodumun çocuğu. satılık bir evim var. sahibinden'e koydum. bir adam aradı. eve 265 istiyorsunuz ama o bölgede o fiyata gitmez. 255 yaparsanız hazır alıcı var dedi. ben de iyi getir göster evi evde kiracı var ben haber veririm kendisine dedim.

    bi iki saat sonra tesadüf eseri iş saatimde bir değişiklik oldu (vardiyalı çalışıyorum) ve işe gitmedim. çıkayım bi çay içeyim dedim. merdivenlerden inerken apartman içinde sesleri duydum. aha dedim alıcı geldi herhalde bir de ben göreyim şunu.

    indim selam verdim. ben mal sahibiyim dedim. güzel genç bi çift alıcı. yeni evlenmişler. içimden iyi bari ucuza versek de hayırlısı olacak gibi dedim. o sırada emlakçıya dikkat ediyorum herif mosmor. rengi falan değişmiş. kara kuru çipil. gözleri felfecir okuyor amk. sürekli lafa giriyor, buyrun yazaneye gidelim evi gördünüz çay içelim diyor, beni de gideceğim yere bırakmak istiyor falan. dur dedim ben buna, alıcı ile sohbete devam ettim. iki hoşbeşten sonra genç eleman "abi biz yeni evlendik, takılar ve babalarımızın desteğiyle 200 bin lira paramız var. 75 bin lira krediye gireceğim, faizi falan 100 olacak. evi de beğendik. biraz güzellik yapabilir misin, komşu olucaz sonuçta"dedi.

    200ün üstüne 75 kredi mi çekeceksin kardeşim sen dedim. evet dedi. yemin ediyorum o an o emlakçı çomarı tutup merdiven boşluğundan aşağıya atmamak için zor tuttum kendimi.

    kardeşim ben sizi arıycam, güzellik de yapıcam siz bi müsade edin bana dedim. çiftlerden kız olanı o sıra arka balkonda. genç, hayırdır abi falan dedi, yok bişey, evin fiyatı 255 dedim. emlakçının gözünün içine bakarak da "emlak komisyonu falan da vermeyin, sikerler öyle işin değirmen taşını. size 250'ye veriyorum ben" dedim. gözünün içine baka baka emlakçıyı aradan çıkardım. "kem küm, ayıptır" falan dedi. "ayıp yarıştırırız seninle burda. beni arayıp fiyat kırdırıyorsun satılmaz diyorsun, benim fiyatımın üstüne fiyat ekleyip adam getiriyorsun buraya. bu ne aç gözlülüktür lan?" dedim. herif konuşuruz senle bilader falan dedi çıktı siktiroldu gitti. biz elemanla el sıkıştık. kapora verdi(hoş sonra beni arayıp "abi şirketim beylikdüzüne taşınıyor, çok isterdim ama alamıyoruz daireyi" dedi. gel kaporanı al, ceza olarak da bi çay ısmarla dedim. daire satılmadı ama olsun. en azından bir orospu çocuğuna para kazandırmadım)
  • satılık ev bakılırken aynı evi dolaşan diğer bir emlakçı ve alıcı adayı ile karşılaşılır. bizimki evi bize 350 bin diye göstermektedir. diğer grubun konuşmalarına şahit olunur.

    diğer emlakçı diğer alıcıya "efendim dairemiz 340 bin tl ancak evsahibi ile görüşebiliriz."

    ben bizimkine "bu ev ne kadardı?"

    bizimki "350'ye son bırakacaklar"

    ulan aynı evdeyiz be. onu geçtim diğer adamın konuşmasına kulak asmaz mı insan? hem gerizekalı hem orospu çocuğusun.
  • ev gezilir beğenilir. yeni daire olduğundan daha inşaat pisliği vardır, süpürgelikler (merdiven kenarları) takılmamıştır, kombi takılmamıştır, duşakabin yoktur. orospu çocuğu emlakçı hepsiyle ilgili söz verir ayın 4ünde 500 lira emlakçı ücreti hemen alınır ayın 10unda eve çıkılacağı belirtilir ve eksiklerin tamamlanması rica edilir. ayn 10u gelip çattığında ev olduğu gibi durmaktadır. evde geçen bir ay süre ardından elde alçı mala süpürgelikler tarafımdan sıvanmaktadır, inşaata ait olan pislik temizlettirilir ama ücret istenir. duşakabinden de vazgeçilir. iskanlı dediği evin iskanı olmadığı ortaya çıkar her gün elemanı kapıya dayanır su parası toplar. kombi 3 hafta sonra takılır, gaz açmak için gelen doğalgazcı abiler gazı açmaz çünkü tesisatta kaçak vardır. müteahhit kimdir sizce? orospu çocuğu emlakçının ta kendisi. şaşırdık mı? hayır.
  • hiç bir emlakçının zoruna gitmesin, benim de bu işi yapan akrabalarım var ama evet onlar da dahil emlakçıların %99u orospu çocuğunun bayrak taşıyanıdır. hatta emlakçılık mesleğinin adı orospu çocukluğu olarak bile değiştirilmesi gerekir. böyle konuşmam zorunuza gidiyorsa da bu işi bırakın kardeşim. emlakçılık neymiş öyle bir meslek mi var, bildiğin komisyonculuk işte hiç bir iş yapmadan para kazanmak başka birşey değil.

    yok biz insanlara yuva veriyoruz yok biz olmasak kimse ev bulamaz diye kendinizi kandırmayın emin olun insanlar size mecburen ödediği paranın hakkını haram zıkkım ediyor.

    peki neden emlakçılar bu kadar orospu çocuğu:

    -fahiş fiyatlar; artık standartlaşmış emlakçı bedeli 1 kira, karşılığından aldığın hizmet ise kırtasiylerde satılan 50 kuruşluk kira sözleşmesi. lan zaten kiralık ev bakan adam gariban adam 1 kira ne lan. 600 liralık bir ev tutacak olsan emlakçıya 600, ilk kira 600, depozito 600 trink para 2000 liran olmadan ev tutamıyorsun. bir de sen ev sahibiyle pazarlık yapıp 600lük evi 550 ye çekmek için 40 takla atarken. emlakçıya vereceğin 600 lirayı 12 aya böldüğünde 1 sene boyunca 50 lira fazladan kira vermiş gibi oluyorsun.

    -ev alış-satışı biraz daha keyfi hadi onlara geçir onu anladıkta %3+kdv nedir arkadaş. 200binlik ev almaya kalksan 7 bin lira emlakçı parası az mı lan. senede 3 4 tane böyle komisyon kapsan kralsın. para kazanmak bu kadar kolay mı?

    -en can alıcı kısım; sahibinden ev ilanına dadanan emlakçı; #32023571 olayın özeti; ev sahibinin haberi olmadan gazeteden ya da evin camında yazan ilanı görüp kendine vazife edinen. ev sahibiyle müşteriyi binbir katekülleyle görüştürmeden işini halledip parasını alan bir tür bu.

    -hele hele olaya gel; bu sanırım yeni çıktı son birkaç mahkeme kararıyla moda oldu. emlakçı dediğimiz bu ibnetor ev sahibinin dahi haberi olmadan evi listesine koyuyor. kendine gelen müşteriye ev gezdirme kağıdı adı altında bir sözleşme imzalattırıp eve götürüyor. sen saf halinle o kağıdı imzaladın ya ski tuttun. meğersem öylesine prosedür diye imzaladığın o kağıt senin o evi o emlakçıdan başka hiçkimseden alamaman anlamına geliyor ve buna ev sahibi dahil hiç kimse birşey yapamıyor.

    bu da hesapta, emlakçıyı aradan çıkarma olayına engel olmak için yapılan bir uygulama. iyi de şimdi artık o kağıt sayesinde emlakçı resmen ev sahibini aradan çıkarıyor. sen ev sahibinin evi emlakçıya filan vermediğini öğrenip kendi aranızda anlaşıp evi alsan bile ibne emlakçı o kağıdı delil gösterip dava açtığında %3+kdv yi senden çatır çatır alıyor. hele ki o kağıdı imzalattıktan sonra emlakçıdaki tafraları gör, ister al ister alma havaları bilmemneler birden müşteri statüsünden yolunacak tavuk oluveriyorsun.

    sonra gelmiş yok insanlara yuva veriyoruz bilmemne. bırakın kendinizi kandırmayı, sizin dediğiniz eski zamanki mahalle muhtarlarıydı ev aradığın zaman muhtara sorardın o da canla başla yardımcı olurdu bi karşılık beklemeden. sen de işini gördü diye 3 5 bişeyler atardın adama. şimdiki gibi, saf insanlara kağıtlar imzalatıp, takım elbiseyle gezip, avukatlık bürosuyla ortak çalışıp, kanun açıklarını değerlendirip insanların binbir hileyle kanını emmek emlakçılık değil.
  • orospu çocuğu olmaları, 2 oda bir salon merkezi ısıtmali ve her yeri dökülen evi, 3 oda 1 salon, kombili ve çok temiz olarak pazarlamalarından dolayıdır. yaşanmış hikaye:

    +3 oda demiştiniz?
    -abi bak bu oda çok büyük yü bu aslında iki oda ortaya bir duvar çektin mi tamam

    +kombili demiştiniz evde kombi yok?
    -işte ya abi
    +arkadaşım o yaklaşık 30 yıllık (junker marka) bir şofben bildiğin şofben.
    -abi bunun biraz tesisatıyla oyna kombi işini görür.

    +kapılar pencereler en az 30 senelik hani temizdi pimapen, banyo, mutfak felan?
    -yaptırırız abi tanıdık usta var kolay o.

    en ufak bir abartma yoktur.
  • bir yaşanmış hikaye de benden gelsin:

    üniversite zamanlarında 3 arkadaş ev kiralamak isterler. caddeler, sokaklar yaz sıcağında dur durak bilmeden aşındırılır kafalar yukarıya bakmaktan tutulacak hale gelir. en sonunda uygun bir yerde uygun bir ev bulunur. numara alınır ev sahibi aranır.

    + iyi akşamlar biz ev ilanı için aramıştık 3 erkek öğrenciyiz kiralıktır yazmışsınız?
    - evet kiralık aylık 400 den vermeyi düşünüyoruz yakıt dahil değil yakıtla beraber 550 ye falan denk gelir.
    + tamam bize uygun bir görüşsek olur mu?
    - yanlız benim eşime sormam lazım kendisi burada değil şu an daha sonra arasanız?
    + tamam biz bir kaç saat sonra yine arayalım.
    - iyi akşamlar.

    denir ve telefon kapatılır. akşama tekrar aranır ev sahibinin eşi evi emlakçıya verdiğini sabah ta emlakçıya gelmemizi ister. sabah olur emlakçıya gidilir bizimle emlakçıda görüşecek olan ev sahibi tenezzül edip gelmemiştir bile. emlakçı ile konuşmaya başlanır:

    + iyi günler kolay gelsin, biz şu mahalledeki şu ev için gelmiştik ev sahibi buraya gelmemizi istemişti de??
    - gençler şimdi o ev hakkında konuşuyorduk biz de, buradaki 3 arkadaş ta aynı evi istiyor. (3 gerzek kızı gösteriyor ev sahibi onları da emlakçıya çağırmış.)
    + valla biz ev sahibi ile 400 den konuşmuştuk.
    - olabilir o dündü, siz erkeksiniz üstelik (amk erkek öğrenciler ölsün zaten eve çıkamasınlar!) ben de az önce ev sahibi ile konuştum size fiyat 500 oldu, evi tutacaksınız tutun, yoksa evi 400 e kızlara vericem.
    + kızlara niye 400 ??
    - e onlar daha az pisletiyorlar evi, gürültü çıkarmıyorlar daha iyi anlaşıyoruz v.s.

    ev sahibine de emlakçıya da söverek emlakçıdan çıkılır.
  • direk sahibinden satılık daire bulup evi görmek üzere mal sahibi ile buluştuğumuzda, sırf bizimle beraber yürüyüp, 2 salakça laf edip, işin sonunda 7.000 tl almayı hayal eden orospu ve ibne insanlar sürüleri..

    aç gözlü köpekler, sizi gidi muhabbet tellalları, azıcık insan olun kahpeler...

    ben sizden hiçbir yardım istemeden, kontak kurmadan kendi başıma mal sahibi ile olayı bitirmişim, sana ne oluyor piç ?? bizim için ne yaptın da komisyon istiyorsun eblek??

    ulan pezevenkler bile orospuyla müşteriyi bir araya getirirken işi raconuna göre yapıyor, sen ne yapıyorsun kıçımızda yürümekten başka piç ??

    alırsın böyle yarrağımın başını..
  • bazı meslektaşlarım.

    ibretlik bir olay yaşadım dün, okuyun paylaşın. ibret alın derim.

    emlak firmalarının ismi bende saklı isteyene özelden iletirim.

    benim bir müşterilerimden bir tanesi, bir çok emlakçıyla çalışmayı tercih eden müşteri tiplerinden.

    3 ay önce hiç kira ödemeyen kiracısından illallah edip evini satıyor.

    600 bin liraya hangar gibi evi satıp. 300bine kurtuluştan 2 ev alıyor.

    evleri aldıktan 2 ay sonra bizi arayıp anahtarları veriyor kiraya vermemiz için.

    anahtarla beraber binaya gidiyoruz. bina kurtuluşta zengin bir mal sahibine ait ve şaşkınlık yaşıyoruz, çünkü o adam bu binada daire satmaz, arsa bölünmesin diye.

    anahtarla kapıya yönelmeden önce işkillenip, kapıcıyla konuşuyoruz. kapıcı diyor ki abi burda ev falan satıldığı yok. allahtan anahtarı denemedik diye kendimizi şanslı hissediyoruz.

    tapudan ada ve parseli kontrol ediyoruz, müşteriye 3 bina öteden kömürlük katının satıldığı gözüküyor.

    2 adet o. ç. meslektaşım aralarında anlaşmışlar. otoparklı binadaki kiralık dairesi olan emlakçı, kankasına anahtarı veriyor.

    kankası kiralık olan daireyi satılık olarak sunuyor.

    tapuda sattıkları kömürlük katının sahibi de tezgahın içinde, araştırıyoruz kınalıada'nın eşekçisinin escort kızı, bir klinikte hademe olarak çalışıyor.

    kömürlük katını kiralayıp, eve çevirip, kısa bi zaman yaşadıktan sonra su basması sebebiyle boyayıp paklayıp. bu dolandırıcılar ile işbirliği yapıyorlar.

    kadın 300000 lira eve veriyor. 4 bin lira emlakçıya veriyor. 150 bini kömürlüğün sahibi alıyor. 154bini de emlakçı cebe atıyor.

    benim zavallı müşterimin elinde de şuan 300000+4000 komisyon+2250vergi+ 500tl 2aylık aidat ödediği bir kömürlük var.

    orospu çocukları aidatı olmayan daireyi satıp müşteri çakozlamasın diye 500 lirada aidat almışlar düşünün.

    allah verede diğer aldığı daire de benzer çıkmasa diye dua ederek çıktı dün işyerimden.

    artık savcı, polis dolaşacak.

    emlakçı evi 50000 lira gösterttiği için hiç bir şey kazanma şansı da yok.

    eskort hademeyi de aradım. o parayla ev satın aldığını artık geri dönüşün olmadığını söyledi.

    ekonomi okuyup şans eseri bu işe girdim, girdiğimden beri sözlükteki küfürleri gördükçe üzülüyordum be sözlük.

    ama harbiden varmış böyle insanlar.

    bu adamlar var oldukça sektörel genelleme küfürlerine malesef maruz kalacağız, yapacak birşey yok gibi.
  • öncelikle bu başlıktaki küfrü onaylamadığımı bildireyim ama yine de bunun altına yazacağız mecbur, başka uygun bir başlık bulamadım.

    dün maltepe'ye bir ev bakmaya gittim. ilanda görüldüğü gibi ev 4 katlı binanın 3. katında, 4 yıllık binada ve site içerisinde. lokasyonu da yine ilandaki bilgiye göre gayet güzel, metronun bir sokak üstü. yalnız ben bu lokasyon tuzağına daha önce düşmüştüm. satılık daire yerine emlak bürosunun adresini koyuyorlar. o yüzden emlakçıyı arayıp evin gerçek lokasyonu mu yoksa büronuzun mu diye sordum. lokasyon doğru, sadece haritadaki noktanın bir iki sokak yakınında dedi. başka emlakçı araya girmesin diye tam sokağı belirtmiyorlarmış. saçma ama sahibinden.com'da çok yaygın bir uygulama. madem bir iki sokak yanında, yine de idare eder, gelip göreyim dedim.

    emlakçıyla beklememi söylediği yerde buluştum ve dram başladı. bana tam şu vakitte orda ol, randevu aldım biraz gecikirsek evi göremeyiz demişti. tam dediği vakitte beklemeye başladım ama emlakçı kendisi 10 dakika geç kaldı. olur insanlık hali der geçerdim ama bu detay aşağıda yazacaklarımla beraber düşününce mükemmel bir bütün oluşturuyor. neyse buluştuk ve evi görmeye gittik.

    bir kere evin haritada gösterilen lokasyonla alakası yok. değil bir iki sokak, 8-10 sokak mesafede. ve tahmin edebileceğiniz üzere metroya yakın değil, şu yönde yokuş yukarı metrodan uzaklaşmanız gerekiyor.

    bunun haricinde ev sitede değil, müstakil bina. niye site içi yazdın dedim. hemen bitişiği site zaten, o yüzden bu da site sayılır dedi. bak kendi otoparkı bile var dedi. durun kızmayın daha yeni başlıyoruz.

    ev ilana göre 4 katlı binanın 3. katında olacaktı ama asansöre binince adam 2'ye bastı. katı niye yanlış yazdın dedim, bu 2 değil aslında 3. kat dedi, kot farkından dolayı böyle yazılırmış. e hani 4 katlı binanın 3. katıydı, bunun üstünde 2 kat daha var. asansörde de 2 yazıyor. bildiğin 2. kat işte.

    neyse allah'tan evde oturan varmış. bundan sonra muhatabım o oldu, emlakçıya bir şey sormadım. bu bina kaç yıllık dedim, mal sahibi 8 yıllık dedi. emlakçıya döndüm, hani 4 yıllıktı dedim. böyle yazılır, tapuya girişten sonraki birkaç sene hesap edilmez dedi.

    ve tüm bunların üstüne eve bakıp aşağı indikten sonra fikrimi sordu. ben bir şey demeden sağa sola, otoparka filan bakarken iki bin lira kapora verirsen evi senin için bekletirim dedi. o an bana bir hüzün çöktü. kim bilir kaç kişi bu adama kapora verdikten sonra ne sıkıntılar çektiler. döndüm adama baktım. gözleri konuşuyordu adeta. ver o iki bin lirayı, paranı istiyorum, daha çok para! der gibi bakıyordu. allah kimseyi bunların eline düşürmesin.
  • ufak bir anlatım bozukluğu içeren ifade. şöyle ki emlakçı dendiği zaman kelimenin içinde "orospu çocuğu" ifadesi hali hazırda bulunur, default olarak gelir yani. o yüzden, sanki aynı kelime iki kez tekrarlanmış gibi oluyor.

    bir örnekle durumu daha iyi açıklayalım :

    orospu çocuğu polis : gene yanlış bir ifade. nedeni açık.