şükela:  tümü | bugün
  • bir de müşteri seçen esnaflar vardır ki onlara söyleyecek sözler bitmez. doğrudan bir tepki gösteremezsiniz, çünkü her şey belli belirsiz yapılır. yürürken bir yerden çamur sıçramış bir pantolonla, bir de iki üç günlük sakalla yorgun argın beymene, sisleye veya benzeri bir mağazaya girdiğinizde bırakın mağazanın işletmecisini, tezgahtarlar size öyle bir bakarlar ki o kapıdan girdiğinize gireceğinize ilk saniyeden pişman olmuşsunuzdur bile. 'sen kim oluyorsun da buradan alışveriş yapabileceğini zannediyorsun' gibi. siz mağazada yokmuşsunuz gibi davranırlar, bir pantolonun fiyatını sorduğunuzda sanki 'sen onu alamazsın aslanım' dermiş gibi belli belirsiz bir yanıt verirler. sizden daha yüksek bir alım gücüne sahip olmamalarına rağmen, varsaydıkları alım gücünüzden ötürü sizi küçümsemeleri sizi delirtir, lakin hiçbir şey yapamazsınız. bu acı durumdan kurtulmak için yapılabilecek en aptalca şey, mağazadaki en pahalı şeylerden bir çeşni yapıp kredi kartınızın limitinin eline verip 'aha bakın dallamalar, ben sizin topunuzu satın alabilirim istersem, ulaynnnn!' demektir. çünkü mağaza dışında bir kazanan bulunmayacaktır bu durumda. en güzeli klişe bir şekilde muhatabım degilsin deyip mağazayı terk etmektir.
    (bkz: #2666056)
  • kendisine dukkanin disinda duran herhangi bir urunun fiyati kibarca soruldugunda, ayni kibarlikta fiyati soylemek yerine sizi dukkanin icine goturup reyonun altindaki fiyatlari gostermek suretiyle 'aha fiyatlar yaziyo orda iste, kendin bak ogren' diyebilir
  • çizgili,renk renk, yakalı ve cepli esnaf t-shirleri olan esnaf modeli
  • tüm antalyalılardan çok özür diyerek söylüyorum ki antalya'da gördüğüm bütün esnaflar bu modele giriyor. şöyle ki o kişier antalyalı mı bunu bilmiyorum; gerçi mevsimlik göçün bir sonucudur belki ama turist kazıklamak hayvanlığına zaten aşinayız da bu adamlar tuttuğunu si.iyorlar. bir enstantene ile duruma açıklık getireyim:
    kaleiçi denen yere inmeden önce yukarda ışıklar vardır ve orada büfeler doludur. canımız midye dolma çekti. ararız ararız midyeci dolmacı kokoreççi yok. derken birun efem şöle birun efem diyen tiplerden birine:
    - ya usta bizim canımız midye dolma istedi. nerede yiyebiliriz
    - midye dolma yok burada ya
    - cidden mi?
    - yok bak çok güzel dönerim var oyum var şuyum var bızır alşantesi var
    sinirlenen ve de bu tip esnafa uyuz olan bandini atlar
    - sana menüyü say diyen oldu mu midye dolma nerde yenir burda onu söyle bilmiyosan bilmiyorum de
    10 saniye sürecek esnaf bandini bakışması başlar. kural gözleri önce kim çevirirse o kaybedecek.
    esnaf çevirirse midyecinin yerini söyleyecek; bandini çevirirsen bızır soslu alşanteyi yanında sopayı da yiyecek.
    yenilen esnaf oluyor ve yüzümüze bakmadan tüm ezikliğiyle işaret parmağını kullanarak bir yeri işaret ediyor; evet bulunduğumuz yerden de rahatça gözükebiliyormuş:
    şampiyon kokoreç
  • esnaftan sayabilirsek eğer kendilerini, hayatını direksiyon sallayarak kazanan insanların %90'ı bu kategoriye girmektedir.
  • tamirci de olsa tanım içine dahil etmek istediğim bu modelin mk001* modeli bizim mahallede dükkan açmıştır ve bir kaç kez muhattap olmak zorunda kalınmıştır.

    sık sık bozulan wenchester marka eski, osuruktan ve artık servisi olmayan kombimiz daha önce bizi defalarca ayazda bıraktığı için kısa boylu hafif keltoş olan bu esnaf, 15 metre uzaklıktaki dükkanından alınıp eve getirilmiş her defasında sadece içindeki silindir şeklindeki nane ye üflemek suretiyle kombiyi tamir ettikten sonra ocağımıza incir ağacı dikmiştir. bilgi sahibi olunmasa da adamın bi masraf yapmadığı açıktır ancak itiraz edilememiştir.

    gün gelip musluk bozulunca mahallede başka tamirci olmadığı için yine bu adama gidilmiştir ancak bu sefer kullanacağı malzemeler bilindiği için başka bir şehirde bunlardan satan babaya* telefon açılarak ödenmesi gereken ortalama tutar sorulmuştur. oç em (orospu çocuğu esnaf modeli) in iki musluk kafası takmasının sonrasında;

    rpr - oldu mu ?
    oç em - aç vanayı
    hehh bak oldu, bunlar çok iyi marka ( en adisinden olduğu telefonda tasdik edileninden )
    fazla sıkmassanız 10 yıl gider bu ( reklam yapılıyor, bok gider ya neyse seneye çıkıcaz evden)
    rpr - teşekkürler borcumuz nedir?
    oç em - siz öğrencisiniz x lira yeter ( tahmini fiyatın üç buçuk katı )
    rpr - nasıl olur, şunlar y er lira z de işçilik olsa en fazla 2x/7 olması lazım!
    oç em - ben dükkanı kapatıp geldim taa nerden ne biçim konuşuyon sen
    rpr - nerden?
    oç em - tamam kapat vanayı söküyorum.(rol yapmaktadır) öğrenciler hep böyle.
    rpr - eyvallah acele et.

    içerde söylenmeye devam ederek alet edevatını toplayıp gitmiştir. daha sonra bu işin çok basit olduğu anlaşılmış, burjuvalıktan vazgeçerek x miktarının 3 te birine iki kaliteli musluk kafası, yıldız tornavida ve anahtar alınmış, musluk güzelce tamir edilmiş ve hayattan bi ders daha alınmıştır.
  • deprem zamanında 3 kuruşluk malı 100 kuruşa satabilirler vicdanları rahatsız olmadan, birde üst model yüzsüzleri vardır bunların depremde konan özel vergileri inatla hala geri çekmezler küçük işlerin adamıdır konumları ne olursa olsun...
  • sifatlarinin hakkini vererek cali$tiklarindan "annesinin sucu yok ama orospu cocugu" sinifindan esnaflarin olu$turdugu modeldir.