• binlerce kitaba sığmayacak olan, yaşanmadan kendini özletebilen, narin ama parçalayan, karanlığın altındaki pırıltı.

    il nome della rosadan tutun the myth of nations the medieval origins of europea oradan en romantik ya da en vandal hikayelerine gidin, farketmez, akademik olanı bir başkadır orta çağın.
  • geoffrey chaucer eserleri okundugunda hakkında epey fikir edilebilecek donem avrupası.
  • yıllarca bize yok geriydiler, yok karanlık içindeydiler, yok o kadar geriyken nasıl bizi geçtiler diye yutturulan dönem. yok öyle bir şey. kingdom come deliverance oynuyorum, ayrıca avrupa'yı da bizzat gezip gördüm. gayet de ileriymişler amk. ileri ve geri kavramları karşılaştırıldıkları eşteşleri ile anlamlıdır. orta çağ avrupası mesela bir okuma yazma oranı %100 olan bir coğrafya değildi. ama eşteşi kim? orta çağ anadolusu. gidin evlere, üretim araçlarına, sınıfların detayına bakın (sınıfların detayı ortada ne kadar fazla artı değer üretilebildiğini gösterir, eşit paylaşılmamış olsa da). bal gibi de anadoludan daha ileriymiş.
  • orta doğu günümüzden ileridedir.
  • underrated. hatta aynisi kilise icin de soylenebilir. tamam adamlar itiraf falan derken meshur sivamislar da,
    (bkz: o kadar da degil)

    edit: itiraf kulturu -> itiraf. kendi ayagimiza sikmayalim.
  • anlatıldığı kadar kötü ve karanlık bir dönem değildir(tabii ki bu, orta çağın avrupa için ideal bir dönem olduğu anlamına gelmemektedir.). avrupa'da şu an hayran olduğumuz birçok şeyin temeli(üniversiteler gibi) orta çağ avrupası'nda atılmıştır. skolastik düşünceye ve engizisyona dair anlatılan şeylerin bir kısmı çarpıtmadır, tek taraflıdır. bunların kötü yanları olduğu gibi kendi dönemine olumlu etkileri de olmuştur.

    ayrıca bin yıllık çok uzun bir dönemdir ve üzerinde genellemeler yapmak çok zordur. özellikle on birinci yüzyıldan sonra şekil değiştirmeye başlamıştır ve şu an birçoklarının kafasındaki orta çağ avrupası imajı(skolastik düşünce, engizisyon, şövalyeler, katedraller, haçlı seferleri vs.) esasında on birinci yüzyıl ile on dördüncü yüzyıl arasındaki döneme aittir.
  • nedense sevdiğim bir dönem. rönesans dönemine özellikle meraklı olduğum için avrupa'da en çok görmek istediğim yer floransa oldu. medici ailesine hayranım. resmen sanatın gelişmesine neden olmuşlar. yaşadıkları saraylardaki süs ve tabloları aşırı bulsam da minimalizm bu yüzyılın akımı olduğu için değerlendirme dışı bırakıyorum.
    o eserler, o estetik, yaşanmışlık, yüzlerce yıl korunmuşluk falan büyüleyici.
    herhalde seçebilseydim orada, orta çağda leonardo ile aynı dönemde yaşamak isterdim. olmadı günümüzde de floransa'da yaşamak isterdim.
  • karanlığını, korkularını ve savaşlarını deli gibi merak ettiğim. bir makine olsa oraya ışınlanmak istediğim zaman dilimi...
  • artık resmen tarihçi adayı olduğum alan. gerçekten ben ankara'dan kaçtıkça hep buraya yolum düştü. yıllardır kendimi buradan uzaklaştıramadım. şimdi de akademik kariyerim için hayat benden buraya gelmemi istiyor.

    ben tüm eski aşklarımı içime gömmüştüm fakat gömdüğüm yerden çıkan orta çağ avrupa tarihçiliği oldu. elbette hiçbir şey eskisi gibi sağlıksız değil. darısı eski aşklarım chp ve bursaspor'un başına diyeceğim de bunlara olan ümidim yüzde 1 dahi değil..

    küfürsüzlük bazen çok zor.
hesabın var mı? giriş yap