şükela:  tümü | bugün
  • gerginlik dolu bir hikayedir. her yaştan insan ve her türden akbil için sıkıntılıdır.

    sıkış tepiş otobüse binen kahramanlarımız, eğer öğrenciyse üç kuruş harçlığıyla doldurduğu, ya da ayırdığı yegane bütçesiyle aylık yaptırdığı akbilini elleri titreyerek uzatır. çalışan bir kişi öğrenci akbili bulduysa bu cevheri kaybetmenin korkusuyla, bulamadıysa da mavi kartına doldurmuş olduğu 205 lirayı emanet edercesine uzatır.

    ücretsiz kartı olana hiç değinmiyorum, zaten çoğu yaşlı olduğundan akbilin gitmesi ve dönmesi arasındaki zaman farkını idrak edecek de nerede benim akbilim diyecek. zor.

    bunun bi de arka kapı versiyonu var ki, ben öyle olduğunda akbil gelene kadar nefesimi tutuyorum. dülülü sesini bile duyamazsınız o mesafeden.

    kaybedilen akbilleri geri kazanmak için ödeyeceğiniz kayıp-çalıntı başvuru ücreti de cabası.

    o zaman ne diyoruz; akbilleri orta kapıda toplayıp öne uzatalım, uzatmayanları uzattıralım.

    (bkz: fakirlik belirten ufak detaylar)
    (bkz: fakirliğin anlaşıldığı anlar)
    (bkz: 500t)
    (bkz: 21u)
    (bkz: 559c)
    (bkz: 15f)