şükela:  tümü | bugün
  • orda bir köy var uzakta adlı pıtırcık şarkımızın cenk erdem beyler tarafından yeniden adapte edilmiş hali...
  • yol actigi kulak tikanikligi ve gecici duyma kaybinin, balon sisirme ve sakiz cigneme gibi aktivitelerle asilabildigi iltihap turu.
  • bakış açısı boyut değiştiriyor bu hastalıkta.(bkz: çok metafizik kokuyorsun)
  • hiçbir şeye benzemeyen gaddar hastalık
  • lanet bir kulak tıkanıklığıyla yaşamanız sonucu iq yu %50 düşüren hastalık.
  • allah düşmanıma bile hakkaten vermesin dediğim hastalıktır.
  • ağrısından hastane dahil olmak üzere her yerde ağladığım hastalık. bir de kulağınızda garip sesler duyarsınız. 10 günlük antibiyotik tedavisine başlattı, ilerlemeden geçer umarım.
  • geçen kış, biraz kırgın, biraz ateşli uyudum uyumadım arasıydım ki, kulağımdan çeneme doğru başlayan ağrı gibi, uyuşukluk gibi bir hisle uyandım. beynim kafatasımdan, gözlerim yuvalarından çıkacaktı sanki.

    evde çocuk var, eşim ertesi gün işe gidecek. acile gidelim desem, çocuğu ne yapacağız, hastaneye bizle gidecek mahvolacak uykusu, hastalık kapma riski de cabası.. eşim de uykusuz kalacak bir yandan...
    fakat tüm bunların ötesinde acıdan duramıyorum. çene kemiğimi çıkarıp atsam, "oh iyi oldu" diyeceğim.
    anestezisiz normal doğum yapmış biri olarak, kulak ağrısından duvara çıkacağım o derece.

    ağrı kesici aldım. sonra (peşin söyleyeyim, bir sağlık önerisi değildir, kendim denedim, risk alarak. başka birinde aynı etkiyi yapmayabilir) çocuk sağlığı sitelerinde okuduğum bir şey geldi aklıma ve bir kuru soğanı çelik rende ile rendeleyip suyundan biraz damlattım kulağıma. hışırtı sesi gibi bir şeyler oldu derken, cidden ağrı kesildi de biraz uyudum. kaldı ki bu sırada gün aydınlanmaya başlamıştı.
    eşim işe gidince, hemen annemleri aradım. annem evde oğlana baktı, babamla doktora gittik.
    annem, "inan bak çocukluğunda bile yaşamadın sen kulak ağrısı" dedi. evet, cidden hiç kulağımın ağrıdığını hatırlamıyordum.
    babamla gittik doktora. doktor muayene ederken, gözümden şıp şıp yaşlar akıyordu.

    doktor: aa, sakin olun lütfen. ilaç tedavisiyle geçecek bir şey bu, dedi.
    ben, iç çekerek mırıldandım: kendime ağlamıyorum ki, kendi çocuğum ve diğer çocuklar bu ağrıya nasıl dayanıyorlar, bu ağrıyı nasıl çekiyorlar diye ağlıyorum, dedim.

    işte öyle bir ağrısı vardır bunun, davul olsundur, evlerden ırak olsundur.
  • 2 kutu cirrus
    kesmedi 1,5 kutu augmentin + ağrıları kessin diye arveles

    hem de bu aynı anda faranjitle birlikte başlayınca, mükemmel bir kombinasyon oldu.

    çocukluğumdan beri yaşarım (7 yaşında geçirilen kabakulağın, orta kulak iltihabına dönmesi) ama bu yıl ızdırap çektirdi. halen de geçmiş değil.

    kulağa soğan falan fayda etmedi.

    ne yapmam gerektiğine dair tek zerre fikrim kalmadı.
  • öncelikle,
    allah düşmanımın başına vermesin hastalıkları veri tabanı.

    havuzda ya da denizde ama özellikle havuzda insan gibi değil de hayvan gibi hareketlerinizin sonucu olan kulağa su kaçma hadisesinin çıkarılamaması ile oluşur. bak arkadaşım eğer kulağına su kaçtı ve sen bu suyu çeşitli yöntemler ile çıkaramadıysan hemen ama çok acil bir kbb’ciye git. ondan vakum ile suyu çıkarmasını iste. ben bunu yapamadım ve kulağımda su yaklaşık 20 saat boyunca kaldı.

    bu yirmi saat boyunca suyu çıkarma adına yaptıklarım:

    *elimi vakum işlevi haline getirip pompalamak.
    *tek ayak üzerinde saatlerce zıplama.
    *bilhassa tekrar su kaçırıp tamamen çıkmasını ummak.
    *kulağıma taş koyup başka bir taşla o taşa vurmak.
    *gliserin damlatmak.
    *çaresizlikten sabahın 4’ünde nasıl olsa burnumu açıyor, belki kulağımı da açar deyip kulağa otrivine püskürtmek. (sakın ola yapmayın)

    akabinde bir telefon doktoru sayesinde alkol borik denilen alkol, asit ve oksijenli suyun karışımı olan bir sıvıyı kulağımdan taşana kadar 2 saatte bir uyguladım. bir sonuç alamadım. tam tersine daha kötü oldum. bu arada dayanılmaz ağrıyı 3 saatte bir aldığım cataflam ile sonlandırabiliyordum. 5 gün üst üste deliksiz uyuyamadım. sabah 3 ile 5 arasında sürekli uyandım, ağrı kesici aldım, bir süre sonra uyuyabildim. yani ya kafanızı duvarlara vuracaksınız ya da o ağrı kesicilerden 3 saatte bir alacaksınız.

    nihayet bir kbb hastanesine erişebilmiştim. doktor, bu kulağı şuan çöpe atabiliriz demişti. neyse kulakta ne var ne yok çekti vakumla. 2 adet damla, bir antibiyotik ve efsanevi bir ağrı kesici verdi. kulağımda ödem oluştuğundan, damlalar ve alkol borik içeri akmıyordu. yaklaşık beş santimetre uzunluğunda bir bezi ilaçlayıp kulağıma soktu. damlaları beze damlatıyorduk bezden de kulağıma gidiyordu falan. veli hasıl 8 gün çektim bu işkenceyi. elim kolum kırıldı. bir ton ağır grip geçirdim falan ama hepsi hikaye imiş. bunun acısı ve süreci çok başka.

    tavsiye,
    insan gibi yüzün. kulağınıza bir sıvı kaçarsa ve 2-3 saat içinde kendi imkanınız ile çıkmaz ise, hemen doktora gidin.

    şu entry’i yazarken bile soğuk soğuk terledim.