şükela:  tümü | bugün
  • (bkz: otitis media)
  • orda bir köy var uzakta adlı pıtırcık şarkımızın cenk erdem beyler tarafından yeniden adapte edilmiş hali...
  • yol actigi kulak tikanikligi ve gecici duyma kaybinin, balon sisirme ve sakiz cigneme gibi aktivitelerle asilabildigi iltihap turu.
  • bakış açısı boyut değiştiriyor bu hastalıkta.(bkz: çok metafizik kokuyorsun)
  • hiçbir şeye benzemeyen gaddar hastalık
  • önce yoğun hapşırma, akabinde ateş eşliğinde sağlam bir grip, derken boğaz şişmesi ve tam geçti derken enfeksiyonun kulağa doğru fışkırmasıyla oluyormuş. ömrümde ilk kez yaşadım, öğrendim. bir sabah kalktığımda kulağımın içindeki basıncın ağrısı evde zıplamama sebep olmuştur. doktora gittim, antibiyotik ve kulak damlası verdi. eve geldim, kulağımda "pıtıırrt" diye bir ses duydum ve o aşırı basınç birden hafifledi ama tıkanıklık 1 haftadır devam ediyor. hala geçmiş değil. arada kulak çubuğu sokup tıkanıklığı açma girişimlerimse hep başarısızlıkla sonuçlandı. şu an sakız çiğniyorum. açılmazsa yine doktor, yine doktor...

    zamanın ötesinden gelen edit: hiç öyle kulak çubuğu sokmakla falan geçmiyormuş. sadece zamana bırakmak lazım. üzerinden neredeyse 9 ay geçmiş olmasına rağmen halen daha bazen esnerken ve nefesimi tutmam gereken anlarda garip sesler geliyor kulağımdan. doktor dediydi zaten, "iyileşmesi uzun sürer" diye.
  • lanet bir kulak tıkanıklığıyla yaşamanız sonucu iq yu %50 düşüren hastalık.
  • allah düşmanıma bile hakkaten vermesin dediğim hastalıktır.
  • ağrısından hastane dahil olmak üzere her yerde ağladığım hastalık. bir de kulağınızda garip sesler duyarsınız. 10 günlük antibiyotik tedavisine başlattı, ilerlemeden geçer umarım.
  • geçen kış, biraz kırgın, biraz ateşli uyudum uyumadım arasıydım ki, kulağımdan çeneme doğru başlayan ağrı gibi, uyuşukluk gibi bir hisle uyandım. beynim kafatasımdan, gözlerim yuvalarından çıkacaktı sanki.

    evde çocuk var, eşim ertesi gün işe gidecek. acile gidelim desem, çocuğu ne yapacağız, hastaneye bizle gidecek mahvolacak uykusu, hastalık kapma riski de cabası.. eşim de uykusuz kalacak bir yandan...
    fakat tüm bunların ötesinde acıdan duramıyorum. çene kemiğimi çıkarıp atsam, "oh iyi oldu" diyeceğim.
    anestezisiz normal doğum yapmış biri olarak, kulak ağrısından duvara çıkacağım o derece.

    ağrı kesici aldım. sonra (peşin söyleyeyim, bir sağlık önerisi değildir, kendim denedim, risk alarak. başka birinde aynı etkiyi yapmayabilir) çocuk sağlığı sitelerinde okuduğum bir şey geldi aklıma ve bir kuru soğanı çelik rende ile rendeleyip suyundan biraz damlattım kulağıma. hışırtı sesi gibi bir şeyler oldu derken, cidden ağrı kesildi de biraz uyudum. kaldı ki bu sırada gün aydınlanmaya başlamıştı.
    eşim işe gidince, hemen annemleri aradım. annem evde oğlana baktı, babamla doktora gittik.
    annem, "inan bak çocukluğunda bile yaşamadın sen kulak ağrısı" dedi. evet, cidden hiç kulağımın ağrıdığını hatırlamıyordum.
    babamla gittik doktora. doktor muayene ederken, gözümden şıp şıp yaşlar akıyordu.

    doktor: aa, sakin olun lütfen. ilaç tedavisiyle geçecek bir şey bu, dedi.
    ben, iç çekerek mırıldandım: kendime ağlamıyorum ki, kendi çocuğum ve diğer çocuklar bu ağrıya nasıl dayanıyorlar, bu ağrıyı nasıl çekiyorlar diye ağlıyorum, dedim.

    işte öyle bir ağrısı vardır bunun, davul olsundur, evlerden ırak olsundur.