*

şükela:  tümü | bugün
  • (bkz: kalmadı abi)
  • (bkz: ortadirek)
  • yazında daima çoğul olarak kullanılmaya çalışılır, sözlük'te açılan başlığın aksine.

    marksistler tarafından, marx'ın -kapitalizmin gelişmesiyle birlikte yok olacağını öngördüğü- küçük burjuvazi olarak andığı kesimi tanımlamak için kullanılmıştır. sosyoloji disiplininde ve dahi modern iktisat biliminde, daha çok, gelir bölüşümüne bağlı olarak yapılan sınıf analizlerinde en alt ile en üst dilimler arasında yer alan kesimi tanımlamak için kullanılır.

    bu kesim, özellikle marksistlerin yaptığı öngörülerin aksine, zaman içinde, teknokrat, bürokrat, serbest çalışan uzmanlar (avukat, doktor, diş hekimi) ve akademisyen kılığında sürekli olarak büyümektedir.
  • carrefour'da markete en yakın park yerini bulduğu zaman bir çekirdek aile sevinci yaşayan, migros torbalarıyla gezen, taksitle alışveriş yapan, kredi kartı borcunu tüketici kredisi alarak kapatan, her an üst sınıfa bok atmaya hazır, vicdanı hür, siyasi bir kütle olarak neredeyse hareketsiz kalan, ataletini şikayetlerine bağlamış, her şikayette hor yasadim hor yasarim minvalinde aciklamalar yapan, türkiye'de nüfuzun azını nüfusun çoğunu kaplayan sınıf.
  • kapitalist dünya-ekonominin evrimi içinde, 1870'lerden başlayarak, bir yandan refah devleti uygulamalarının gündeme gelmesi, diğer yandan kıta ve dünya ölçeğinde faaliyet gösteren tekellerin ortaya çıkmasıyla birlikte hızla büyümeye başlayan toplumsal tabaka.

    bu açıdan bakılınca, kapitalizmin gerçek ürünü olarak görülebilir, çünkü diğer toplumsal tabakalar başka tarihsel sistemlerde de olmasına rağmen, bu kesim ilk kez kapitalizm ile ortaya çıkmıştır.

    kautsky'nin saptamasıyla, proleter gibi kazanır, burjuva gibi harcarlar. en iyi kriz dönemelerinde ayırdedilebilirler, çünkü çok bağırırlar. kautsky'e göre kriz çıkınca proleterler önce yaşam tarzlarından, sonra giyimlerinden en son da gıdalarından vazgeçer, bunlar ise önce gıdalarından, sonra giyimlerinden kısar, en son yaşam tarzını değiştirir.

    max weber'den wright mills'e, yani 1880'lerden 1970'lere kadar çokça zikredilmelerinin nedeni, bu dönemde geçerli olan sermaye birikim tarzının sayılarını özellikle şişirmiş olmasıdır.
  • şahsi kanaatim kapitalizm öncesi toplumlarda varolmadığı yönündedir. ve gene şahsi kanaatimce ulus-devletlerin kurucu unsuru olduğu gibi bakım ve muhafazasından da sorumlu sınıftır. bir diğer deyişle, kapitalizmin en güçlü güvenlik sübabıdır. bu, tüketim kalıplarından siyasi tavırlarına varana değin, orta sınıfın pek çok düşünme alışkanlığında gözlemlenebilir.

    fakat tümüyle olumsuz anlamlar atfetmek de yanlıştır. her şeyden evvel toplumun "aydın" denebilecek kesimi de gene orta sınıf, bilemediniz üst-orta ya da alt-orta sınıf mensuplarından çıkar. bir ikincisi ise şudur ki, orta sınıfın daralması toplumdaki gelir eşitsizliklerinin de yeğinleşmesi anlamına gelmektedir ki bence bu, toplumsal refahın önündeki en önemli tehdit ve tehlikedir.
  • aklı fikri gemiye atlayıp dunyayı gezmek olan robinson crusoe'ya babasının verdiği nasihatten:

    "felaketler aslında herkese eşit dağıtılmıştır oğlum. tek fark maddi-manevi felaketlerden en az orta sınıfın etkilenmesidir. orta sınıf olup mutlu yaşamak varken kendini kaderinin sana ayırdığı felaketin çok hasarlı kıyısına atman nasıl bir gaflet!"

    dinleyen kim tabii... ayrıca adamın içinde deniz aşkı var diye gösterip orta sınıf olmayı reddeden bir roman kahramanını köle sahibi bir efendi yapan daniel defoe'ya da selam ederim.
  • proletarya ile burjuvazi arasında yer alan ve sürekli bir geçişkenlik halinde olan toplumsal katmana verilen isim.
    marksist sınıf analizinde böyle bir sınıftan katagorik olarak söz etmek mümkünmüdür? tartışılır.
    devrimci durumda toplum proletarya ve burjuvazi olarak kutuplaşırken tarihin rutin akışı esnasında küçük burjuvazi yada orta sınıf dediğimiz katman kendini daha fazla hissettirmektedir. sistemin ideolojik ve kültürel olarak varlığını ve sürekliliğini tesis ettiği toplumsal katman esas olarak orta sınıflardır. doktor, avukat küçük esnaf vb. bu kategoriye alınabilir.
    çeşitli yaklaşımlara göre yayıldığı alan olduğundan daha geniş yada daha dar olarak tarif edilmektedir.
    işçi sınıfı kavramını üretken emek üretken olmayan emek üzerinden açıklayan bir yaklaşıma göre üretken emek yani artı değer üreten emek dışında kalan tüm ücretli çalışanlar orta sınıf olarak adlandırılabilir.bu yaklaşıma göre beyaz yakalıların tamamı orta sınıfa dahildir.
    başka bir yaklaşımsa emeği kolektif emek olarak açıklar ve artı değerin üretimi ve dolaşımı sürecinde görev alan tüm çalışanların işçi sınıfı içinde yer aldığını idda eder.
    orta sınıflar; alt orta sınıf ve üst orta sınıf olarak iki ama katagoride incelenebilir. alt orta sınıf gelir dağılımı ve kültürel olarak işçi sınıfına yakınken üst orta sınıf burjuvaziya daha yakın durmaktadır.