şükela:  tümü | bugün
  • uzla$mak, anla$mak, kar$ilikli fedakarlik gostermek.
  • (bkz: taviz vermek)
  • aşırıya kaçınca pek fenadır.

    iki arkadaşınızla sohbet ederken konu dönüp dolaşıp nasıl olduysa şuraya geliyor:

    'bir geceliğine bir ahlaksızlık yapacaksın (hırsızlık ya da yok yere adam öldürmek) kimse bilmeyecek. sonunda da ömrün boyunca refah içinde yaşayacaksın.'

    birinci arkadaşın hemen kabul etmesi, ikinci arkadaşın da şiddetle reddetmesi ve birinci arkadaşı kınaması durumunda ikilik çıkacaktır. orta yol bulmak, o mecliste, birincisine ahlâksız ikincisine de salak dedirtmemektedir.

    bir adım ileri giderek; birincisini zeki ikincisini de namuslu olmakla ödüllendirmek, orta yolu bulmayı iki yüzlülüğe cevirir. çünkü birincisi zeki değil ahlaksızdır düpedüz. ikincisi de yapması gerekeni yapıyor, olması gereken bu.

    işte yıllardır orta yolu bulmak, var olanı söylememekten geçer.

    (bkz: aman da ne güzel)
  • pazarlıklar üzerine olan ilişkileri ayrı tutarsak; orta yol bulmak, aslında kalıcı bir çözüm değildir. zira normal koşullar altında orta yol, karşılıklı tavize dayalı olduğu ve iki tarafın da asıl istediği yol olmadığı için başarısızlığa gebe bir denemeden ibarettir.

    herhangi bir çatışma durumunda çözümün kalıcı olması tarafların gerçek anlamda ikna olmalarına bağlıdır. "gerçek anlamda ikna olmak"la kastedilen şey ise tarafların çözüme "tamam demesi" değil, bu çözümü istemesidir.

    bu durumda, "başarılı olması muhtemel bir orta yol bulmak" , iki kişinin de ikna edilmesini gerektireceğinden alternatif çözümden iki kat daha zordur.

    bir arkadaşınızla yemeğe çıktığınızı düşünün; sizin gitmek istediğiniz yer iyi bir steakhouse; onunki ise iyi bir balıkçı olsun. "hadi ikimiz de istediğimizden vazgeçip bugün de tavuk yiyelim" derseniz alternatif durumda "en az bir kişi" mutlu olacakken bu kez "iki kişi de" mutsuz olacaktır. (sadece yemek açısından yapılan değerlendirmedir.)

    kardeşimle birlikte yapacağımız kahvaltıda ben bol patatesli, kaşarlı ve acılı omlet isterken o sade omlet isterse orta yol bularak yapacağımız az patatesli, kaşarsız ve acısız omlet onu da beni de mutlu etmeyip aslında ikimizin de mevcut durumu "tolere etmesine" neden olur. fakat bir şekilde kardeşim beni ya da ben kardeşimi istediğimiz seçeneğin güzel olduğuna ikna edersek masadan ikimiz de mutlu olarak kalkabiliriz.

    bu basit durumlar için tolerans çok sıkıntı olmayacak gibi görünse de uzun süreli ve tekrarlı her tolerans, ortaklığı bozacak patlama için gerekli patlayıcı demektir.
    yeterli patlayıcınız varsa en ufak kıvılcımlar bile sizin için çok tehlikelidir.

    kıssadan hisse;
    insan ilişkilerinde orta yolu yerine iknayı; tolere etmek yerine konuşarak anlaşmayı seçmek her daim daha faydalı olacaktır.
  • (bkz: orta yol)
    (bkz: sevmiyorsan)