şükela:  tümü | bugün
  • olmayan insan türüdür. yok, burada oryantalizm tartışmasına girmeyeceğim ama hakkaten var mıdır? türklerle araplar ancak fransızlarla almanlar kadar birbirlerine benzerler. fars kökenlilerin diğer ikisiyle alakası yoktur. yahudiler onca tarihin sonunda elbet farklıdırlar. evet, selam dediginizde bölgede herkes anlar. evet, çay içer bölge insanı. ve evet pratiktir bazen böyle kategoriler, kullanmaktan kaçamayız benim deminki cümlede yaptığım gibi. ama işte hep biraz korkarak kullanılması gerektiğini düşünüyorum ortadoğu insanı gibi ifadelerin. çünkü sonunda yoktur ve cok tartısıldığı gibi dil'in dünyayı birebir karşılayabilmesi gerekmez. bazen olmayan şeylerden konuşuruz, bazen olan şeyler hakkında susarız. biraz dikkat.
  • kutsal kitapların ortaya attigi alevlerden yakayi siyiramamis, hayalin gercegi yendigi cografyanin insanidir...bundan sonra iflah olmaz bir turdur..
  • huzursuz bir insandir.
  • korkarım hiç bir zaman düzelmeyecek sosyal bozukluğa sahip güruhtur.
  • önce yaşadığı ülkeyi cehenneme çevirir, sonra dünyanın başına bela olur.
  • tespit kasmaya geldim. bir sözlük yazarı olarak bu görevimi yerine getirmeyeli çok uzun süre olmuştu, sözlük-ü borcumu ödemeye geldim.

    türkiyedeyken zaten fazlasıyla bu kültüre ve kültürün insanına maruz kalıyorsunuz. pek seçme şansınız yok oradayken; fakat şu an bulunduğum yerde bunu seçmeli yapabiliyor olmalıyız bence. ne yazık ki burada da bir şekilde bu insanlarla aynı ortamda bulunuyorsunuz, neyse ki burada etkileşimi seviyenizi kendi istediğiniz şekilde sınırlayabiliyorsunuz.

    şu an bulunduğum ortam itibariyle birçok farklı ülkeden ve kültürden insanla birlikte çalışıyoruz. bunların arasında ortadoğu'da doğup büyüyen ve buraya sonradan gelenlerin olduğu gibi 3. kuşak olup burda doğup büyümüş olan ortadoğulular da var. aynı bizim alamancılarda da olduğu gibi ortadoğudan göçüp gittiği ve başka bir yere yerleştiği halde buranın kültüründen ve dünya görüşünden işine geleni alıp işine gelmeyeni de saçma ilan etmişler gözlemlediğim kadarıyla. bu ise benim canımı sıkıyor bir noktada; çünkü birincisi bu adamlarla aynı kefeye konuluyorsunuz buranın insanları tarafından, diğerisi bu hödükler de sizi kendisi gibi sanıyor ve öyle davranmanızı bekliyor sizden.

    dediğim gibi bu insanlarla aynı ortamdayım, aynı seminerlere girip, aynı laboratuvarda ve projelerde çalışıyoruz. yeri geliyor birlikte bölüm etkinliklerine gidiyoruz. düşmanı değilim ve özünde iyi insanlar olduklarını da biliyorum. fakat içten içe bazı tutumları ve davranışları beni çileden çıkarıyor. ilki dediğim gibi türkiye'den geldiğim için onlarla aynı inançlara ve tutumlara sahip olmam gerektiği beklentisi. adam türkiye'de bunu giyseydin, içseydin, yeseydin, söyleseydin bunlar haram/müslümanlığa aykırı vb. şeyler deyip espri yapıp-yaptığını düşünerek-, gülüyor. anlamadığı şey ise benim buraya geldiğim için bunları yapabildiğim değil, ben zaten orada da bunları yapıyordum ve benim normalim bunları yaparak yaşamaktı. buraya gelince yapmaya da devam ediyorum aradaki tek fark burada beni engellemeye çalışan yok, baskılayan biri yok.

    bunu bir yerde anlayabiliyorum; çünkü birincisi kendi ailesinde burada doğup yaşadıkları halde ortadoğudan getirdikleri kültürle yetiştirilmiş ve yasaklara uymasalar da biliyorlar. ikincisi ise türkiye'den eğitim için kısa süreliğine gelenlerin birçoğu türkiye'de bunu mahalle baskısı olduğu veya tamamen alışkanlığı olmadığı için yapmayacakken buraya geldim ve yasak değilse bir deneyeyim mantığıyla yapıyor.

    adam bir de bana diyor ki; sen de yapamazsın burada büyük ihtimalle, son gelen 3-4 kişi de senin gibi türkiye'nin gidişatından memnun değildi; ama buraya da alışamadılar, ülkemizi özledik diyip geri döndüler. ortalama türk insanı aslında çok bağnaz veya dinci değildir. kendilerince türk müslümanlığını uygularlar ve bu çok sıkı veya katı değildir. o yüzden son yıllarda ülkenin aldığı halden önceleri memnunken şimdi işin zıvanadan çıkmasıyla mutlu değiller; çünkü yasaklar ve baskı istediklerinden de çok arttı. neyse fakat buraya da uyum sağlayamıyorlar; çünkü buradaki diğer burda yetişmiş ortadoğuluların kültürleri onlara çok katı geliyor, bir yandan ise buranın kendi kültürüne uygun insanları da çok farklı ve kendi kültürlerine ters geliyor. sonunda en iyisi kendi vatanım diyip dönüyorlar.

    burada buranın yaşantısına, kültürüne kendini çok iyi adapte etmiş insanlar da var. bazıları buraya sonradan gelmiş, bazıları burda göçmen çocuğu olarak doğmuş ve kendini buralı olarak tanımlıyorlar. gerçekten de yaşantıları, duruşları ve hayata bakışlarıyla buralılar. ben de eğer burada tutunabilirsem büyük ihtimalle bu gruba dahil olacağım; çünkü beni yetiştirirken ailem belirli bir dini veya kültürü empoze etmemeye çalıştılar. hala bir dine inanmıyorum ve hala kendimi bir kültüre/ülkeye ben oralıyım diye sürekli ve bastıra bastıra söyleyecek kadar ait hissetmiyorum.

    bu ortadoğulu zihniyet ile son çatışmam dün akşam oldu. bölüm yemeğine gittik hep birlikte. birçok kişiyle birlikte ben de alkollü bir içecek söyledim. yanımda da bu ortadoğu kökenli bireylerden burda doğup büyümüşü oturuyor, onun yanında ise sonradan buraya gelen ve çok daha açık görüşlü ve net sınırları olmayan diğer arkadaş. ben alkollü içecek söyleyince bu hemen başladı, haram hemen türkiye'deki polislere haber vereyim de seni mimlesinler diye dalga geçmeye, güldüm geçtim. kendisine alkol alıp almadığını sordular, o da arada sırada içiyorum dedi. sonra konu dağıldı, yemek siparişi verilecek; fakat ingilizce menü yok o yüzden bu ben sana çeviririm dedi, kabul ettim. yemekleri çevirirken bir tanesinde durdu ve bunun içinde domuz var, sen yemiyorsundur herhalde çevirmeyeyim hepsini dedi. ben de domuz yiyorum; ama canım şu an ana yemekleri istemiyor, çevirmene gerek yok dedim. tam orda domuz yiyor musun diyip yine haram geyiğine dönecekti ki; birisi başka bi yemek tavsiye etti bana ve arada kaynadı.

    bu arada şunu eklemeliyim, bu adam gerçekten haram olduğunu düşündüğü veya benim bunları yapmamam gerektiğini düşünüdüğünden bu salak esprileri yaptığını sanmıyorum. o kadar tutucu bir müslüman değil görebiliyorum, fakat kültürel olarak ailesinden bunları da almış biri. en kötüsü ise biz ortadoğudan gelenlerle bu yoldan iletişim ve bağ kurabileceğine inandığı için bu tip espriler yapıyor. kötü niyetli değil; ama bir nokta da beni kaybediyor. ben zaten bunların gerçeklerini öyle ya da böyle düşünenlerden bıkmışım ve sürekli tekrarlayan espriler beni bayıyor.

    neyse yemeğin ilerleyen zamanlarında bu iki ortadoğulu ve bi tane buralı 3 tane erkek animelerden konuşuyor ve ben diğer bir grupla ortadoğudaki yemeklerin sahiplenilmesi ve kültürel üstünlüğün yemeğin kökenini kendisine atfedilmesi üzerinden yapıldığını tartışıyorum. böyle yazınca çok afili durdu; ama kısacası yunanlıların, iranlıların, arapların ve türklerin 100 yıllık türk kahvesi, baklava, rakı, cacık kavgasını konuşuyoruz. ben animelerle ilgili konuşmayı takip ediyorum bir yandan ve yorum yapıyorum, bildiğim animelerden bahsedilince vs. bir noktada buralı olan erkek hentailerden bahsediyor, ben de bunu duyunca gülüp "ben de konu ne zaman buraya gelecek diye bekliyordum. aslında ben söyleyecektim; ama konuyu buraya getiren ben olmayayım diye bişi söylemedim." diyorum ve daha ağzımı kapattığım anda burda doğan arkadaş "pervert!" diye bağırıyor. adam bana hentai yani anime'nin porno olan versiyonunu biliyorum diye sapık diyor? ben de şaşırıp niye böyle diyorsun dediğim ise; çünkü hentai ne biliyorsun diye cevabını veriyor. kadınım diye porno izleyemez miyim diye sorduğumda bi de hentai izliyor musun diyip şaşırıyor. konu bunun üzerinden sapkınlığa ve fetişlere kayıyor ve tabii cinsellik üzerinden gidiyor. bu adam benim cinselliğe ilgim olmasına, farklı fetişleri ve porno türlerini bilmeme bir türlü anlam veremiyor, bunları bildiğim ve ilgilendiğim için normal olmadığımı ve bir tür sapık olduğumu düşünüyor. kendisi erkek olduğu için sekse doğal bir ilgisi olduğunu ve sürekli seksle ilgili düşünmesinin, bu konuya ilgili olmasının ve daha çok bilgisinin olmasının normal olduğunu söylüyor. benim ondan daha çok şey bilmeme ve bu konuda yapılan araştırmaları takip etmeme veya tamamen keyfi porno ve fetiş türlerini bilmeme ihtimal vermiyor, böyle olduğunu öğrendiğinde ancak sapık veya garip olduğum için böyle olması gerektiğine inanıyor. ve hayır bu adam, kırşehir'in köyünden/ gazze'nin köyünden gelen biri değil, almanya'da doğmuş büyümüş, buradaki eğitim sisteminde yetiştirilmiş, biyoloji okumuş ve nöroloji ile ilgili yüksek eğitim alan biri. her konuda olmasa da birçok konuda birçok kişiden daha bilgili, entelektüel açıdan kendini daha geliştirmiş olmasını, daha açık görüşlü olmasını beklediğimiz biri. fakat adam, bir kadının cinsel olarak kendini tanımasını ve cinselliğinden keyif almasını garipsiyor.

    bunun gibi bir sürü ortadoğulu bir sürü insan var ve sadece cinsellik değil, hak hukuk, bilişim, iletişim, din ve birçok konuda bambaşka bir coğrafyada doğup yetiştirildiği halde ailesinden aldığı kültüre sıkı sıkıya bağlı kalmayı tercih ediyor. kültürel bazı özelliklerin korunması önemli tabii; ama bağnazlığı ve diğer insanları ikinci sınıf gören zihniyeti devam ettirmekteki azimlerine anlam veremiyorum.

    bazen suratına rahatsız oldukları bişeyi bağırarak söyleyip provoke edesim geliyor; çünkü aslında laf etseler de eyleme geçemeyeceklerini çok iyi biliyorlar. fakat sonra içimdeki o anlamsız nefret sönüyor ve düzgün bir şekilde kendimi ifade edip, bunların beni bağlamadığını, öyle düşünmediğimi ve yaşamadığımı söyleyip geçiştiriyorum. sonuçta olduğunca özgür bir ülke burası. yine de bir yanım bu insanların ve bu kültürün, neden hayatı bu kadar kısıtlayıcı yaşamak için bu kadar anlamsız inanışlara indirgediğini anlamıyor.
  • huzursuz insandır. ekonomik ve siyasi istikrarın olmadığı üçüncü dünya ülkelerinde yaşar çünkü.

    genellikle müslümandır. bundan kaynaklı bir dar görüşlülüğü vardır.

    kadın sevmez.
    yabancı sevmez.
    hayvan sevmez.
    kendini sevmez.
    sevmez.