şükela:  tümü | bugün
  • sahibi olduğum ve platforma evrilmesini arzuladığım web sitesi.

    öncelikle şunu şuraya koyayım. manifesto*

    hepimizin, kendimize kalan vakitler için, kalitesiz zaman geçirme ihtiyacını karşıladığı bir aktivitesi vardır muhakkak. sahibinden satılık araba ilanlarına bakmak, imdb listelerinde gezinmek, sözlükte yaran ... başlıklarında yarılmayı arzulamak bunlardan birkaçı. ben ise alexa'ya girer, amerikanlar internette nerelerde takılıyor, global sıralamada facebook mu önde google mı, kızlarsoruyor.com ülkenin en çok ziyaret edilen kaçıncı sitesi (25), en çok okunan haber sitesi hangisi (sabah), en çok ziyaret edilen online banka hangisi (garanti), dizimag ın kapanması en çok kime yaradı (dizibox) gibi spontane sahip olduğum meraklarımı gideririm.

    derken bir gün büyük resim(!) öylece karşımda beliriverdi. tüm mesaisini bilgisayar başında geçiren bir bilgisayar mühendisi olarak google, youtube, stackoverflow ve ekşisözlük hariç türkiye'de en çok ziyaret edilen 100 siteden herhangi birinin kapanmasından uzun süre haberim olmayabilirdi. liste o kadar kifayetsiz ki, elini attığın yerden çöp içerik, az yazılı bol resimli haber siteleri, ve hatta rüya yorumları çıkıyor. hayır, yanlış okumadınız, bu ülke'nin (bıçkın tamlama) en çok vakit geçirilen 100 web sitesinden birisi ruyaanlami.com.

    google, youtube, stackoverflow zaruri ihtiyaçlarım ama sözlük öyle değil. yazarlığım çok eski değil ama uzun süredir okurum. bir jun misugi hikayesi okuduktan sonra karar vermiştim yazar olmaya. bana artık çaylak değilsin dendiği zaman, life is drunk'ın aşırma hikayelerinden birini debeden okuyordum. sözlük şöyle güzeldi böyle güzeldi şimdi ne hale geldi gibi girilere katılmıyorum ben. ekşisözlük o zaman kaliteli içerik sunuyordu bugün kalitesiz içerik sunuyor gibi bir durum da söz konusu değil. söz konusu olan (bence): ekşisözlük o zaman tanım formatında genellikle bilgi içeren yazılar sunuyordu, çünkü kullanıcıları ekseri bunu talep ediyordu; şimdi kullanıcıların çoğunun öyle talepleri yok ve ekşisözlük verdiği hizmet çeşidini değiştirdi.

    anlatmayı bir de şöyle deneyeyim. mahallendeki atari salonu sahibi dükkanı yeğenine bıraktı, yeğen ise mahallenin tek atari salonu olmasına rağmen dükkanı kapattı, aynı yere kıraathane açtı, çaydan deli para kazanıyor. kim kime ne diyebilir ki?

    amacım sözlüğe ya da ruyaanlami.com'a yüklenmek değil, varmak istediğim yer daha büyük. ülkeler aydınlarının omuzlarında yükselir. kaliteli içeriğe maruz kalamayan komün kendi aydınını çıkaramaz. var olan aydının ise bu komünde rolü suya yazı yazmaktır. bizim için güzel günler ancak içeriği, ifadeyi, bilgiyi insanlara ulaştırdığımız zaman gelir. insanımızın kitap okuma istatistikleri komik. toplam kitap okuma süresinin, telefon veya bilgisayar başında geçirilen süreye bölümü bir matematik terimi: tanımsız. hal böyle iken basılı yayından medet ummak ahmaklık. makul çözüm: basılı yayının telefona ve bilgisayarlara taşınması. bu tek başına yeterli olsaydı e-kitaplar derdimizi çözerdi ama çözemedi. doğru çözüm: tüm bu kitapların, yazıların, bilginin ve doğru ifadenin okurun eseri olması.

    şimdi bir solukta içimi dökmeme sebep olan bu konuların bütünü (belki biraz daha fazlası), şu an size sunmakta olduğum platformu geliştirmeme vesile oldu. linkini paylaştığım manifesto, sitenin kullanımı ile ilgili bilgi veriyor. aynı şeyleri burada tekrar yazmak yerine, siteyi kurma motivasyonumdan bahsetmeyi tercih ettim. geliştirirken yalnızdım, bir ekip çalışması söz konusu değil. birkaç arkadaşım, eksik olmasınlar, test etmeme yardımcı oldu ama yeterli olmamış olabilir. bu sebeple, kullanıcı deneyimi geliştirme ve hata ayıklama işlemlerini sizlerle birlikte yapacağız. benim içime sindi. umarım sizin de siner. her türlü soruya açığım, her türlü eleştiriye muhtacım. buradan veya ortakitap'tan bana ulaşabilirsiniz. güç sizinle olsun.
  • gelişmeye ve geliştirilmeye açık ve bu anlamda ciddi potansiyele sahip platform.

    ortalığın çöp içerikten geçilmediği ve insanın sözlüklerde okuyacak entry bulmakta epey zorlandığı bu zamanlarda taze, ufuk açıcı bir girişim gibi gözüküyor. sadece kurucunun değil katılımcıların da katkılarıyla alıp başını gidebilir.

    özellikle kaliteli yazılar okumak isteyen ve yazdıklarının çöp içerik arasında kaybolup gitmesini istemeyenler için biçilmiş kaftan olmaya aday.
  • potpori fikrine bayıldığım uygulama. biraz inceleyeyim bakayım. sonra düzenleme gelir buralara bir yerlere.
  • potansiyel vaadeden platform.
  • 8'inci maddedeki "dağdaki çobanla sizin oyunuz bir olmaz" benzetmesi ve aristokratik bir anlayışın ucundan da olsa varlığını hissettirmesi dışında, ilgimi çeken platform. gelecek vaadi olduğuna inanıyorum.

    bu bahsettiğim tam aydın kişi tanımını bir türlü yapamamaya benziyor. bunu elitize etmek benim kabul etmediğim bir şey.

    ekleme: şu kısma açıklık getireyim. ben yöntemin site için manasız olmasından bahsetmedim. bence yöntem yerinde ve mantıklı. söylemin retoriğiyle ilgili bir pürüzden bahsettim.

    bahsedilen felsefenin geneli için de böyle düşünmüyorum. buna dayandırdığım şeyler de var. bir iki örnekle açıklanacak gibi de değiller. bunların hepsine ek olarak zaten bunu yazacağım yer de, ortakkitap.com başlığı değil.

    not: bu entry'ye herhangi bir şeye cevap olarak ekleme yapılmamıştır. fark edilen, olası bir yanlış anlaşılmayı engellemek için ekleme yapılmıştır.
  • 8'inci maddedeki "dağdaki çobanla sizin oyunuz bir olmaz" benzetmesiyle kalitenin doruk noktalarını işaret eden platform zannımca.

    herkesin tamamen eşit seviyede olmadığını bile bile herkese eşit "oy" hakkı neden verilmeli ki zaten? veyahut şöyle bi benzetmeyle söyleyeyim : en başta filozof kralların olduğu ve herkesin kendi seviyesine göre söz hakkına sahip olduğu bir yönetim şekli, başıboş insanların kendileri gibi olan insanlara "eşit oy hakkı" tanımlamasıyla oy verip onları "baş" yapmasından daha iyi değil mi?

    nikomakos'a etikte aristo da bir yerde şöyle soruyor : insanların seni övmesi hoş güzel bir şey ama seni kimin övdüğünün hiç mi önemi yok ? saçma, boş beleş insanların övgülerini almak bir insan için gerçekten kıstas olmalı mı ?

    neyse fazla dağıtmadan, bu sitedeki yazarların beğeni durumlarına göre söz hakkına sahip olması bence gayet yerinde bir karar. her metod gibi bu da suistimale tabi ki açık. fakat sırf bu yüzden bundan vazgeçilmemeli diye düşünüyorum. yaşamımızın her noktasında ihtiyacımız olan meritokrasi , liyakat sistemi umarım mevzu bahis sitede gerektiği gibi işler.

    go 8'inci madde go.
  • amacını ve ne işe yaradığını özet geçmesi gereken girişim.
  • manifestosunu beğendiğim, burada takılırım ben dediğim platform.
    umarım jedi mind trick çıkmaz.
  • manifesto'nun 8. maddesi hakkında biraz daha açıklama yapma gereği hissettiğim platform.

    madde 8: uygulama, yazar sayısı yeterli hale geldikten sonra, formata uygun olmayan içerikleri yazarların uyarılarına göre tespit ederek yok edecek şekilde geliştirilmiştir. her yazar kayıt işleminden sonra standart bir etki değerine sahiptir. sistem, platforma kazandırdıkları eserlerin beğeni durumları, tepki ve şikayetlerindeki basiret gibi değerleri baz alarak, yazarların etki değerlerini artı ya da eksi yönde değiştirir. bu şekilde; hem dağdaki çobanla sizin oyunuz bir olmaz hem de platform aristokrasiye yakın bir nispi demokrasi ile yönetilmiş olur.

    burada amaçladığım; yönetimi moderatör insiyatifine devretmemek. daha doğrusu yönetimi bireylerin insiyatifine bırakmamak. hepimizin aklına gelecek ilk çözüm, şikayet sayısına göre aksiyon almak. e ama şikayetlerin niceliğine göre hareket etmek sizce de silinen yazıya ya da uçurulan yazara haksızlık değil mi? formata uygun olmasına rağmen, sizinle aynı şekilde düşünmüyor diye şikayet ettiğiniz yazıları silmek doğru mu? bu sorunu şu şekilde çözmeye karar verdim. yazarların bir etki değeri olsun. formata uygun yazıyı şikayet eden yazarın etki değeri düşürülsün. haklı şikayetleri bulunan yazarların değeri yükseltilsin. insanların takdir ettiği eserler ortaya koyan yazarların değeri yine yükseltilsin. ve bu yükseltme ve düşürme işlemlerinin bazı parametreleri olsun. sonuç olarak şikayet değeri bana nicelikten çok niteliği sunsun.

    başka algoritması olan benimle paylaşırsa elbette üzerine düşünürüm. ancak doğru olanın bu olduğunu düşündüğüm için bu yöntemi seçtim.
  • ileride daha da büyüyüp evrilecegi sinyalleri veren platform.