şükela:  tümü | bugün
  • rivayete göre oruç baba türbesinde ramazanın ilk günü sirkeyle oruç açılırsa hazret dilekleri gerçekleştiriyormuş.
  • bu sene ilk gunu bulent ersoy da oradaydi. hehe cok komikti yaa sen gel travesti tadinda takil turbede.
  • oruc aruoba bir zamanlar "olmus bir filozofun odasi" isimli bir fotograf calismasi yapmisti; o fotografa verilebilecek en guzel isim.*
  • topkapı'da ufak bir caminin yanında bulunan türbe.ramazanın ilk ve son günü şeker,zeytin,sirke ve ekmek gibi bereketi temsil ettiği düşünülen yiyeceklerle oruc açılır ve herkez birbirine bunları dağıtır. amaç bereket getirmesidir.dilek adanmaz.
  • ramazan'ın ilk günü iftara bir iki saat kala bu türbenin yakınlarında iseniz eğer; bu hayatınızın kaydığını gösterir. en az bir iki saat çıkamazsınız trafikten.
  • birkaç yıl öncesine kadar yılda 3-5 kişinin uğradığı bir yer idi, sonra televizyona mı çıktı ne olduysa millet ramazan başlarında akın etmeye başladı.. kalabalıktan dolayı türbeye ulaşamayan kişiler ellerini yüzlerini türbanlarını dua kitaplarını türbe taşına sürmek gibi bir adet de icat ettiler ki akıllara zarar..
  • habersiz kalmış kanalların yeni haber kaynağı olan türbe. her ramazan bir akşam haberleri garanti oldu böylece. türbede yapılanları ise maalesef bu ülkenin her köşesindeki türbelerde görmekteyiz. burada farklı olarak sirke-ekmek ile oruç açma ritüeli mevcut. ne diyanet ne de bireysel olarak cami hocaları, hala bu ülke insanına, üstün bir zat olsa bile ölmüş bir kişinin kısmet falan açamayacağını, evde kalmış kıza koca bulamayacağını anlatamamıştır. türbelerden vazgeçtim, cuma namazından çıkan ilk erkek tarafından başının üstünde asma kilit açılınca kısmeti açılıp kocaya gideceğine inanan insan var bu ülkede hala (şahsen böyle bir taleple karşılaşmış ve oradan hızla uzaklaşmışımdır. kızı görseniz aklınız durur, sarışın, boylu poslu, gayet de modern görünüşlü bir tip, ha sözlük zirvesine gelmiş ha oraya).
    bütün bunların anlattığı birşey var ki dinle uğraşan insanlarımız, kurumlarımız, halkın belli bir kesimine hala ulaşamıyor. daha doğrusu, insanları etkileyici anlatım tekniklerinden haberdar olmadıkları için, mıy mıy mıy iç bayıcı bir konuşma tarzıyla anlattıkları için anlattıklarını, insanlar da etkilenmiyor, sallamıyor haliyle. sen kürsüye çıkıp kitap cümleleriyle konuşursan, hayatında kitap açmamış adamla tabi ki etkilenmez, babadan kalma alışkanlıklarını sürdürür. zaten çaresizlik içinde, derdine derman arıyor, en ufak umut ışığının peşinden koşuyor, sen sadece "hurafe bunlar" demekle yetiniyorsun..daha çok izlersin oruçbaba türbesi haberlerini, bu kadar pısırık olursan. aç biraz hristiyan televizyonlarını izle, korkma günah değil, bak adamlar nasıl vaaz veriyorlar, nasıl kendilerini yırtıyorlar, dinlerini anlatmak adına.
  • her ramazanda televizyonlardan izlediğim komiklikler silsilesi sonucu kart baba türbesi fikrinin oluşumunu sağlamış mekan. çünkü kimse oruç baba'nın kim olduğuyla ilgilenmiyor görüldüğü üzere, herkes bir medet umuyor rahmetliden. eee dert sizdeyse devası bende...
  • insanların orucu açmadan önce dilek tutarlarken sayısal loto kuponlarını sürdüğü türbedir.
  • dün akşam haberlerde izlediğime göre adeta "bir insanlık ayıbı"nı (çaş) gözler önüne seren mekan. insanlık ayıbı diyerek söylemek istediğim şey ise toplumumuzun medya maymunluğudur. demirlerin önünde duran bir muhabir ve kamera, demirlerin arkasında ise birbirini ezerek en öne geçmeye çalışan ben diyim 50 siz diyin 100 kişi. ilk başta baktığımda anlamadım, ulan bu insanların neden gözleri pörtlemiş ve ter içerisinde demirlere yaslanmışlar ve gerizekalı bir ifadeyle kameraya bakıyorlar, "acaba bu da dilek dileme ritüelinin bir parçası mı" diey düşündüm. yok be abicim. televizyona çıkmaya çalışıyordu hepsi. bir sürü başı örtülü insan, hepsi de birbirlerini eziyorlar 10 saniyeliğine ünlü olmak, muş'taki dayılarına selam çakmak için. bu nemeneyim bir işmiş ben anlamadım. maç öncesi "5 atçaz abey beeeş beş" diyen güruhtan bir farkları yoktu tabii.