şükela:  tümü | bugün soru sor
  • "örücü" seklinde yazilir. kiyafetinizi bir yerlere takmissinizdir, kumas yirtilivermistir. pantolonmus, gomlekmis, pardesuymus hic farketmez. alirsiniz kiyafetinizi bu orucu amcalara goturursunuz, onlar da bu kumasi yeniden ormek suretiyle kiyafetinizi tamir ederler. iz falan kesinlikle yoktur. sadece bahsi gecen kumas kot ise renk farki olabilir.
  • beşiktaşta örücü burhan vardır hemen kabalcı kitabevi'nin yanındaki apartmanlardan birinin girişinde. söylediğine göre en çok desenli kıyafetleri örmesi zor oluyormuş. temiz suratlı zanaatkar abimizdir örücü burhan. bir de tabelası vardı, metal teneke üzerine yağlı boyalı. o kadar küçüktür ki atölyesi içeri girmeye çalıştığınızda en azından yarınız dışarıda kalır.
  • şahsımca en faydalı, ancak sayıları tükenmekte olan meslek gruplarından birisidir. ama kesinlikle aramaya değerdirler.
    benimki kapalıçarşı'da.

    kapalıçarşı 'da, şark kahvesi 'ni geçip, sola döndüğünüzde dar bir sokak görürsünüz. işte o dar sokaktaki bilumum derici ve hediyelik eşya dükkanları arasında sıkışıp kalmış minicik bir dükkan, içinde de ak saçlı bir amca oturur. sayıları tüketmekte olan ender beyefendi insanlardan biridir bu amca. ve sihirli elleri vardır. çöpe atmak üzere olduğum 2 kazağımı öyle bir onarmıştır ki 1 saattir arıyorum delikler nerdeydi diye, izini bile bulamıyorum.
  • bazılarının sandığının aksine kazak ören insanlar değildirler. yani orerler ama sanılanın tersine 0 dan yepyeni bi kazak ormezler. onarılması gereken yerleri onarırlar. yaptıkları işin niteliğinden midir inceliginden midir nedir hepsi şişe camı gibi gozluk takarlar. eger şişe camı gozlugu yoksa sorup soruşturmakta fayda var derim ben...

    bi de mecidiyekoy civarında orucu oldugunu soyleyen tabelalar gorurseniz olaki inanmayın. bu insanalara yırtıgınızı goturursunuz onlar ise ormeye degmez bunu dikelim yada yamayalım gibi tekliflerle size geri bildirim yaparlar. eee orucu efendi ben .....bilmemnemi yemeye getirdim o zaman sana bu kadar yol yuruyup. evin altındaki terziye verirdim olur biterdi dersiniz ama o kadarda yurumuş oldugunuz icin peki veriyim o zaman diye bırakırsız... ((( e kafasız herif bide bunu geri almaya gidecen o hiç aklına gelmiyo)))(insan orda bi hevesinizi baltalayan baltaya ihtiyac duyuyo.) kendisini orucu addeden kişi bisur şey soler bole cok guzel olacak .. orulmuş gibi olacak. falan diye. sizde daha onceden gerçek bir orucuye ordurmuş oldugunuz pantolonunuz gibi orulen yeri bile bulamayacagınızı zannederek sevinirsiniz. sevin sen dahaaaaa....

    neyse "la ta oraya şimdi kim gidecek" diye terzinin soledigi gunu 2 -3 gun geçirip en sonunda gidersiniz kendini orucu addeden kişinin dukkanına ... adam sizden once 30 kagıdı alır sonra yaptıgı ..rrak gibi işciliği gosterir. aman tanrıııımmmmm pantolonun tipi kaymış pantolunun ebesi opulmustur. neyse dersiniz. lan oda ne... pantolon bok gibi sigara kokmaktadır. bu amca dukkanda bacasız sigara sobasımı yakmış ... na koyyim dersiniz.

    işte boyle sevgili seyirciler .. pantolona mı yanarsınız. paraya mı... evde bile giyilmeyecek kadar koktuğuna mııı???..

    bir orucu maceranızın da sonuna boyle gelirsiniz ve bundan sonra nerde olursa olsun gerçek bir orucuye gideceginize kendinize ant icerek kos kos evin yolunu tutarsınız....
  • yukarıda bahsedilen, beşiktaş'ta, kabalcı kitabevi'nin yanındaki örücü, diğer kimsenin tamir edemediği, sırtında 10 santim yarık olan paltoyu bir saat içinde onararak ağzımı açık bırakmıştır. örücü değil büyücü mübarek.
  • örücü, fethiye'de yaygın olmasa da bilinip kullanılan bulaşıcı anlamında öztürkçe yerel sözcüktür. fiil formu, örmek değil, öreşmek. öreşmek bulaşarak yayılmak, artmak demeye geliyor. artmak yani üremek seçenek etimolojik köken olarak duruyor. örüm de gene yöremizin sözcüklerinden bir akrabası, örümün kökünün örmek olduğu hemen anlaşılıyor.

    fethiye'mizde bulaşıcı hastalık karşılığı olarak örücü hastalık dediğimiz olur. örneğin, "benim örücü hastalığım mı var! niye tiksiniyormuş benden?"