*

şükela:  tümü | bugün
  • özet: peter parker'in isirdigi tavuk* daha sonra bir solucani* isirmis, bu solucan da kemal esoes'i isirmistir. kemal ile örümcek solucan (mustafa) galata köprüsünde balık tutmaya giderler. olta yemi olan mustafa gelen geçen bütün torikleri ısırır... motor...

    örümcek solucan'ın ısırdığı torikler süper güçlere kavuştu. artık torikler için ağa düşüp yarım ekmeğe katık olma devri bitmiş, kaderin ağlarını kendi keyiflerine göre örme vakti gelmişti. kimi torikler solungaçlarından ağ çıkarma yetisine sahip olmuşken bazıları da tavanlarda yüzebilmekteydi. daha zeki olanları ise zaten daha önce tavanda yüzebilme yetisine sahip olduklarının farkında bu yeni özelliği iplememişlerdi. gelişen altıncı hisleri sayesinde balıkçı teknelerini kilometrelerce öteden farkedebilmekte ve teknelerin pervanesine ağ dolayarak tekneleri olduğu yere zincirlemekteydiler. zaman ilerledikçe ağ örme yetileri artti. haroşa mı dersin selanik örgüsü her türlü.

    gemi pervanelerine ağ dolama işini hobi haline getiren torikler artık spor olsun diye transatlantik, yolcu vapuru petrol tankeri dinlemiyor, alayını ağlatıyordu. istanbul boğazı örümcek ağı tutmuş, gemi mezarlığına dönmüştü.
    bunun üzerine fatih sultan mehmet gemileri karadan yürütme emri verdi.

    boğazın tıkanmasıyla karadenizden sıcak para akışı durmuş, ekonomi bel vermişti. torikler her dediklerini kabul ettirebiliyordu. fatih sultan mehmet bu kedere daha fazla dayanamayarak 22 haziran 1463'de hayata veda etti. ardındaki vasiyette şunlar yazıyordu:

    ben ki istanbul fatihi abd-i aciz fatih sultan mehmet, bizzatihi alun terimle kazanmış olduğum akçelerimle satun aldığım istanbul'u aciziyetle örümcek toriklere vatan eyledim.

    kadıköy mevkünde kâin ve malûmu'l-hudut olan 136 bap limanımı ve akvaryum dükkanımı aşağıdaki şartlar muvacehesinde sahih eylerim. şöyle ki:

    bu gayri menkulâtımdan elde olunacak nemalarla istanbul'un sahillerine yüzer kişi eyledim.

    bunlar ki, ellerindeki bir kap içerisindeki hamsi ve balık tozu olduğu halde günün belirli saatlerinde derya hudutlarını gezerler. denize işeyenlerin üzerine bu tozu dökerler ki yevmiye 20'şer akçe alsınlar; ayrıca 10 baytar, 10 kaptan kusto ve 3 de ornitorenk tayin ve nasp eyledim.

    maazallah herhangi bir gıda maddesi buhranı da vâki olabilir. böyle bir hal karşısında bırakmış olduğum 100 silâh, ehli erbaba verile. bunlar ki hayvanat-i vahşiyenin yumurtada veya yavruda olmadığı sıralarda balkanlara çıkıp avlanalar ki zinhar toriklerimizi gıdasız bırakmayalar.

    ayrıca külliyemde bina ve inşe eylediğim dev akvaryumda şehit ve şühedânın harimleri ve fakir lepistesler yemek yiyeler. ancak yemek yemeye veya almaya bizzâtihi kendûleri gelmeyûp yemekleri güneşin loş bir karanlığında ve kimse görmeden kapalı kaplar içerisinde sulara bırakıla.
  • (bkz: orumcek tavuk)