şükela:  tümü | bugün
  • (bkz: george orwell)
  • oyun olanından bahsetmek gerekirse..
    orwell on steam

    oyunun esin kaynağı, george orwell amcamızın klasiği 1984 kitabı denilebilir.. aslında big brotherdan ziyade günümüz dijital teknolojilerini kullanarak suçluları takip altına alma ve bu sayede terörist eylemleri kimin gerçekleştirdiğini bulmaya çalışıyoruz..

    işte bu amaçla yaratılan orwell yazılımının müfettişiyiz.. ilk gerçekleşen bombalı saldırıda 1 adet şüpheli çıkıyor ortaya.. kendisini sosyal medya ve internet üzerinden stalklayarak bağlantılarına ulaşıyoruz, dijital takibe alıyoruz..

    orwell sistemi, olaylarla ve şüphelilerle ilgili datayı toparlayabildiğimiz gelişmiş bir browser denilebilir.. oyun da zaten tamamen bu browser üzerinde geçiyor.. bu sebeple benim gibi steamdeki fotolara kanıp, yüz eşleştirmesi vs yapıcağınızı umut etmeyin, önce demosunu alın, oyun görün.. yaklaşık 3-4 saat süren eğlenceli ve heyecanlı bir oyun örgüsü var.. tekrardan oynamaya da pek müsait olduğunu düşünmüyorum.. (farklı tercihlerle farklı sonlara ulaşılabilir ama aynı kişiler, aynı olay örgüsü olduktan sonra bidaha başlar mıyım bilemedim)

    artıları
    - farklı bir fikri var oyunun/yapımcının
    - stalklamak başlı başına bir eğlence zaten
    - olaylar heyecanlı, oyunun içinde buluveriyorsunuz kendinizi
    - tamamen yazı üzerinden veri topluyorsunuz ancak arkada süren müzik sıkılmamanızı sağlıyor

    eksileri
    - benzer hikayeler ve hayvan gibi grafik kullanılarak saatlerce sürecek hayvani point and clickler hatta fpsler yaratılabilecekken 3 saatlik bir oyun yapmış adamlar
    - hazır orwell sistemim var, yeni olaylar olsa da yeni olaylar çözsem diye bir his kaplıyo içinizi oyunu bitirince.. bukadarla kalmasına anlam veremiyosunuz..

    özetle.. güzel bir deneyimdi, tavsiye ederim..
  • insanın aklına ister istemez edward snowden ve julian assange olaylarını getiren orijinl, sürükleyici ve kısa bir oyun. beş günlük sürek avı yaklaşık 5-6 saatte bitiyor. arkadaki müzikler biraz deus ex oyunlarındaki distopik atmosferi hatırlatıyor.

    --- büyük spoiler ---

    oyunun sonunda kendi kendimizi de ele veriyoruz
    --- büyük spoiler ---
  • özel bir yazılım üzerinden insanların bilgilerini toplayarak fişlediğiniz, olay örgüsünü çözmeye çalıştığınız oyun.

    oyun isminden de belli olduğu üzere 1984 temasını modern sistemler üzerinden işliyor. kitapla aynı mesajı vermeye çalışsa da, ne yazık ki tam tersini veriyor.

    oynaması zevkli olmasına zevkli. sorun şu ki, aslında son derece lineer giden bir hikayeyi adım adım açıyorsunuz. mailleri okuyup, telefonları karıştırıp, bilgisayarlara girip bilgi toplayarak sisteme yüklüyorsunuz fakat bu sayede oyun dallanarak başka yerlere gitmiyor. yapılması gereken işleri sırayla gerçekleştirerek hikayeyi ilerletmekten başka bir rolünüz yok. bu anlamda sıkıcı ve tekdüze.

    2-3 saatlik bir oyun olduğundan, çok da düşünmeye gerek yok. indirimdeyken alınabilir veya demosu indirilip denenebilir.
  • puan 6/10

    evet gelelim yeni bir oyuna. oyunun ismi doğrudan size kendine çekiyor ve merak uyandırıyor oyunun içeriği ile ilgili. öncelikle kısa bir giriş yapmak istiyorum oyunla ilgili, sonra beğendiğim ve beğenmediğim yönleriyle değerlendireceğim, siz de alıp almamaya karar verebilirsiniz. oyunda orwell adında bir sistem aracılığıyla terör olaylarını çözmeye, engellemeye ve arkasındaki isimleri bulmaya çalışıyoruz. bu sistem insanların tüm bilgilerini içeriyor. twitter tarzı siteler, doktor ve polis raporları, bilgisayarınıza telefonunuza mailinize ulaşım tarzı türlü türlü yollarla bilgiler topluyoruz. oyunda konuşma yok, orwell sisteminde sağa sola tıklayarak belgelere erişiyoruz ve önemli gördüğümüz bilgileri orwell sistemine yüklüyoruz. aksiyon filan yok yani tıklamalı oyun. yani oyunun isminin orwell olmasının nedeni bu. 1984 romanındaki gibi tam bir gözetleme sistemi. oyunu değerlendirirsek ise genel olarak ortalama diyebilirim. güzel bir deneyimdi ama birazdan bahsedeceğim konular benim canımı çok sıktı. merak etmeyin spoiler yoktur. ayrıca belirmek istiyorum oyunu anlamak için ortalama üstü ingilizce gerekiyor.

    oyunda en çok sevdiğim şey başkalarını gözlemleme, bilgilerine erişme hissini çok güzel vermiş olması. tam bir cia çalışanı gibi her türlü teknolojik aletlerine erişim sağlayıp içlerini karıştırabiliyoruz, konuşmalarını dinleyebiliyoruz (yazılı şekilde görüyoruz ama, ses yok). bu açıdan tam bir 1984 havası var. ayrıca bazı kötü olayları engellemeye çalışmak da person of interest havasını vermedi değil.
    konusu güzel gibi. daha doğrusu sürükleyici. sonralarında neler olacağını merak ediyorsunuz ve bu size oyuna bağlıyor. hikaye çok efsane değil, şok edici şeyleri çok fazla yok (yapmaya çalışmışlar ama) ama dediğim gibi o merak hali oyun boyunca devam ediyor ki bu çok önemli bir özellik bu tarz oyunlarda

    kötü şeylere geçmek istiyorum çünkü bunları bilmeniz gerekiyor almayı düşünmeden önce. oyunda hangi bilgileri sisteme atabileceğiniz belli, işaretlenmiş halde duruyor. bazıları gereksiz bazları önemli ama gereksiz bilgi sayısı hem az hem de bir zararı yok. oyun boyunca ne varsa okumadan bile sisteme atabilirsiniz, hiç önemi yok. sadece bazı yerlerde çelişkili ifadeler yer alıyor, bir iki okumayla bunları da hallediyorsunuz. yani oyun amele işine dönüyor biraz. “biz sana işaretledik, sen al burdan sürükle şuraya at ve çok konuşma.” diyor oyun adeta. attığımız bilgileri yorumlayan biri var, onunla birlikte çalışıyoruz. ama o kadar çok araya girip kendi yorumlarını söylüyor ki sizin düşünmenize gerek bile kalmıyor. mesela şu şuradaymış diye bir bilgi var işaretlenmiş duruyor, onu sisteme yükleyince adam çıkıyor ve “eğer oradaysa şunu yapmış olabilir.” diyor mesela. yani en ufak düşünmemiz gereken şeyleri bile bize söylüyor, biz ise beyinsiz bir şekilde oynuyoruz. bu çıkarımları bizim yapmamız gerekiyor, ona göre belgeleri taramamız gerekiyor. belgeler de belli maalesef. oyun lineer bir yapıda gidiyor, tüm oynayanlar bire bir aynı şekilde oynadı bu oyunu. oyun da lineer olunca, bilgiyi de biz bulmayınca, yorumlamayı da adam yapınca bize sürüklemek kalıyor sadece.

    oyunda ayrıca en saçma bilgileri bile saçma sapan yerlerden buluyoruz ve bu gerçekçi değil bence. bir kız var mesela, adı soyadı belli adresi belli ama doğum tarihini randevulaşma sitelerinin birinde buluyoruz sisteme sürüklüyoruz. koskoca devlet sistem ama şu bilgiler bile belli değil. hoşuma gitmedi bu. karakterler ilgi çekici denilebilir, ama yine de eksik bana kalırsa, karakter sayısı az.

    genel olarak oyun ortalama. alınmaya değer mi bilmiyorum indirimdeyken alabilirsiniz ama dediğim gibi oyunda beyinsiz bir şekilde bilgi sürüklüyoruz ve çok lineer ilerliyor. bu açıdan olmasa da olur deyip bu oyunu uğurluyorum.
  • orwell, alman indie oyun yapımcısı osmotic studios‘un 2016 yılında piyasaya sürdüğü istihbarat ve bilgi toplama üzerine kurulu çıtır çerez bilgisayar oyunudur. ama oyunun ana fikrini ve arka planını oluşturan düşüncenin daha derin temelleri olduğunu ve geleceğe ışık tuttuğunu söylemek yanlış olmayacaktır. isminin orwell oluşu ipucunu zaten vermiyor mu?

    aslında oyun, orwell isimli bir bilgisayar programının basit ara yüzünden ibaret. oyunda yönettiğimiz karakterimiz, insanlar hakkında istihbarat toplayan ve toplanan bu bilgiler ışığında suçluları ortaya çıkarmaya yarayan bir bilgisayar programının operatörü olarak atanan sıradan bir vatandaş. yani, orwell aslında bir big brother simülatörü. biz de onun başında oturan gariban vatandaşız.

    şehri çevreleyen kameralar emrimize amade

    orwell’in bize verdiği özgürlükle, internet siteleri içerisinde anahtar kelimeler araştırıyor, sosyal medyada şüpheli kişilerin paylaşımlarını izliyor, yakalayacağımız ipuçlarını kullanıp bilgileri birbirleri ile karşılaştırıyor ve gerekli durumlarda şüphelilerin bilgisayarlarına, cep telefonlarına sızıp özel hayatlarını karıştırıyoruz. bayağı bayağı, devlet adına hafiyelik, ajanlık yapıyoruz anlayacağınız. normal bir insanın asla tanık olamayacağı karmaşada bilgi bombardımanına uğruyoruz. bizden, orwell’in tüm olanakları kullanarak, bir dizi şiddet olayını ve eylemi incelememiz ve ilişkili parçaları birleştirmemiz, ardından belirlediğimiz şüpheli ağından en doğru teşhisleri koyarak suçluları bulmamız isteniyor. “dün bir, bugün iki, bir durun allah aşkına!…” diyemiyoruz ve hemen her detayı kurcalamaya, bilgi kırıntılarına ulaşmaya çabalıyoruz.

    oldukça sade tasarlanan ara yüz ve ilgi çekici hikayesi bizi oyunun başlarında süratle içine çekiyor. sonuçta fbı ajanı gibi bir iş yapıyoruz, değil mi? aksiyon, eğlence, hafiyecilik gırla… kaptırıp gidiyoruz kendimizi.

    gönderme var! selam çakmışlar!

    orwell ismine bir daha geri dönelim. orwell, hem oyunun hem de oyundaki izleme sistemin adı. kasıtlı yapılan bu tercihin içerisindeki george orwell göndermesini fark etmemek mümkün değil. george orwell’in ünlü distopik eseri 1984‘ün fikir ışığından doğan bir oyun tasarlamış osmotic studios ekibi. insanların devlet tarafından sorgusuz sualsiz fişlendiği, izlendiği, takip edildiği bir gelecek öngörmüşler, aynı george orwell’in kült romanı 1984’te olduğu gibi.

    aslına bakarsanız oyunun dallanıp budaklanan bir senaryosu yok. her şey birkaç saatlik oyun süresi içerisinde derlenip toparlanıyor ve siz de konunun nereye varmakta olduğu noktasında kafanızı netleştirebiliyorsunuz. oyunun belki de en sıkıntılı noktası, her ne kadar neyi araştırmak istediğinize siz karar veriyormuşsunuz gibi görünse de, gerçekte sıkıcılık derecesinde lineer bir oynanışa sahip olması. yani yaşanması gereken şeyler var ve siz bunları yaşıyorsunuz. bizim sade vatandaşın olaylara en ufak bir etkisi yok. her şey aynen yaşanması gerektiği gibi yaşanıyor. bu da, oyunun yarattığı atmosferi oldukça bozan bir durum yaratıyor. belki ben gözlüklü şişkoyu katil diye yaftalayıp hapse atacaktım, niye bana bu hakkı vermiyorsunuz?

    oyun mekaniği anlamında oldukça ilgi çekici bir oyun olduğu kesin. tanımadığınız birilerinin hayatını incelemek, onlar hakkında bilgi toplamaya çalışmak, kendimizi sherlock holmes gibi hissetmemize neden oluyor. bilinçaltlarımızdaki garip ihtiyaçlarımızı karşılıyor (anladınız siz onu). zaten bu his, oyunun temel dayanaklarından birisi. daha çok araştırmak, daha çok özel hayata girmek, daha çok karıştırmak… ah bu insanlık…

    orwell’in devam oyunu olan orwell: ıgnorance is strength 2017 yazında duyurulmuştu. açıkçası orwell deneyimimden memnun kaldığımı söyleyebilirim. büyük ihtimalle yeni çıkacak oyunu da indirimden alırım. aslında, steam’da istek listemde olmasına rağmen cesaret edip alamadığım bir oyundu orwell. humble bundle (henüz humble bundle ile tanışmadıysanız çok şey kaçırıyorsunuz demektir) sağ olsun, oyunu aylık paketlerine dahil ettiler, beni de alıp almama kararsızlığından kurtarmış oldular.

    sadede gel

    eğer puzzle, bulmaca, simülasyon tipi, gizem ve macera içeren oyunları seviyorsanız orwell’den keyif alabilirsiniz. 3-4 saat gibi bir sürede bitirebileceğiniz, yormayan bir fon müziği eşliğinde okumalar yapacağınız, resimlere bakacağınız, olayları ve kişileri birbirine bağlamaya çalışacağınız, dedektiflik yapabileceğiniz bir oyun olmuş orwell. oyunun lineer hikâye akışı belki de tüm bu artıları baltalayabilecek kadar sıkıntılı. bununla birlikte oyunun sonu bir anda bağlanıveriyor ve siz de oyunu bir daha oynamamak üzere bilgisayarınızdan siliyorsunuz. bu durumda yeniden oynanabilirlikten bahsedemiyoruz doğal olarak. bir diğer sıkıntı da türkçe dil desteğinin olmaması ve uzun okumaların ingilizcesi sıkıntılı oyuncuları bezdirme ihtimali.

    1984 gibi kült bir romandan ilham alan orwell, günümüzde gittikçe artan, devletlerin vatandaşlarını gözetlemesi ve adım adım takibe alması konusunu sorgulayan, “dünya nereye gidiyor arkadaşlar?” diye soran, keyifli bir indie oyun deneyimi. bu vesileyle (hangi vesile?) yapımcıları, bizleri ikinci oyunda daha özgür bırakmaya çağırıyorum. lütfen, bu konu önemli. atlanmasın.

    kaynak: http://duslerdengercege.com/2018/01/26/orwell/
  • an itibari ile humble bundle üzerinde ücretsiz olan oyun.
  • humblebundle'da kısa süreliğine ücretsiz.
  • orwell ignorance is strenght diye devam niteliğinde bir oyun daha çıkarmıştır. birebir aynı arayüzü kullanarak başka bir hikayenin içinde buluyorsunuz kendinizi. hatta senaryo bazı noktalarda eski oyunla paralel geliyor vs.

    ancak problem şu ki; adam akıllı bir şekilde başına oturunca bildiğin 2.5 saatte bitiyor oyun. hiçbir yenilik yok. sanki kısa bir chapter daha eklenmiş gibi bir şey. ilk oyun ile aynı paraya satılması çok absürd.

    ayrıca ilk oyunda bir şeylere etki ettiğiniz ve yön verdiğiniz hissi gayet güzel işlenirken, burada dataları sisteme aktaran devlet memurundan farkınız yok.

    çok alınası değil.
  • an itibariyle steam'de ucretsizdir. yumulun.