şükela:  tümü | bugün soru sor
  • devletin kasasından 5 kuruş çıkmadan yapılmıştır. gerisi laf-ı güzaftır.
  • adama devleti soyuyorlar diyorsun, istemezsen geçme diyor.

    daha ucuza daha iyi şartlarda yapılabilirdi diyorsun, çivi çakılsın diyor.

    çiviyi çaktılar zaten, farkında değilsin.
  • yazıyı okumadım ama herkesin zaten bildiği gerçekler şunlar:

    gerçek 1: parası tamamen devletin, daha doğrusu vatandaşın cebinden çıkacak.

    gerçek 2: bedavaya yapılmış gibi, bir lütufmuş gibi siyasi propagandası yapılacak ve millet de bunu yiyecek.

    gerçek 3: birileri (malum) iyi paralar götürecek.
  • mesai saatlerinde twitter'a giremeyen yazarların okuyamadığı gerçekler.
  • bu ülkeye hizmet yapılsın, yollarımız güzelleşsin, yani köprü yapılsın eyvallah. yapılsın da güzel arkadaşım, yapılanlar bir kere de milletimin yararına yapılsın be, cep doldurmak için değil. vurgun yapmak için değil. haa devlet başımız belediye başkanlığından gelme olduğundan, ülke yönetmeyi inşaa etmekten ibaret sanıyor, ona zaten alıştık. ama biraz da sosyal konulara eğilse diyorum. milletimin karnını nasıl doyururum, fakiri gurebayı nasıl ülke hizmetine kazandırırım, onlara da bir gelecek vaad ederim gibi şeyler ilgisini çekmiyor tabi, bunlar para kazanacağı değil para harcayacağı, insanlığa faydalı olacak şeyler. kımıl zararlıları! bak yine sinirlendim.
  • hayatı boyunca göremeyeceği köprü için vergi ödeyecek vatandaşı ben mi düşüneyim arkadaş.
  • başka türlü yapılamazdı diyorlar ya. bak ben hekimim. inşaatın "i"sinden anlamam. ama o maddi kaynağı bana verseydin ben yapardım kardeşim. hem de devletin işçisi ile devletin mühendisi ile devletin kamyonuyla.

    gerçekten bu yükleniciye ne gerek vardı? bankalar parayı vermiş. maliyet bir milyar dolarmış. yılda yarım milyar dolar gelir garantisi verilmiş hem de 2035'e kadar. yani iki yıl sonra maliyet karşılanacak. sonra yıllarca bu yüklenici kimse para basacak. ha dur maliyet yok ki zaten maliyeti bankalar karşıladı. bi bok yapmadan 17 sene boyunca yıllık yarım milyar dolar. oh ne güzel!!

    bu köprüyü o yüklenici değil de karayolları yapsaydı. sadece o yüklenici kimse ona deli gibi para kazandırmamış olacaktık. zaten yüklenici de kendisi yapmadı. japon firmalara ihale etti. valla onu ben de yapardım.

    ekleme: devlet kasasından tek kuruş çıkmamış mı? tüm devlet bankalarından verilmiş paraların maliyetini önce bir araştırın. sonra bizzat devlet tarafından verilecek yıllık yarım milyar doları da götünüze sokun. adamı delirtmeyin ulen. hala tek kuruş çıkmadı diyorlar. ha evladım kuruş değil dolar çıkıyor he...
  • bazı mal beyinliler de çıkmış diyorki devletin kasasında para çıkmamış bee amına kodugum devletin kasasından degil zaten senin benim cebimden çıkıyor o paralar kodumun asalağı sonra neymiş istemeyen gecmesinmiş ulan parasi benim cebimden çıkıyor zaten bir de geçmek için ebesinin ami gibi ücret alınıyor sadece köprü degil otobanlar da ayni şekilde nerde sosyal devlet bana anlatsana aktroll kardeş ?
  • yazar abimiz bir tarafta ciroyu diğer tarafta karı karşılaştırarak bizleri bilal yerine koymuştur.
    yazdıklarında muhtemel haklılık payı vardır. 35 dolar bugünkü kur ile köprüyü bir seçenek olmanın dışına çıkarmaktadır vs. ama saygı duyabilmem için daha az manipülatif bakış açısı ve daha ayakları yere basan bir analiz isterim.
  • ben de şevket atalay'a, şevket atalaya'a sorar gibi sorayım:
    1. günde kaç araç farklı deniz yollarını(eskihisar, pendik, yenikapı ..) kullanarak istanbul'dan bursa, yalova ve çevresine hatta daha da ileriye izmir, bodrum'a gitmektedir. bu seyahatin bedeli nedir?
    2. günde kaç araç izmit körfezine kadar tem'i kullanmakta, körfezi dolaşmakta ve yine istanbul'dan bursa yalova civarına gitmektedir.
    3. bir bayramda, bir hafta sonunda, özel bir günde ya da herhangi sıradan bir günde alternatifi olmayan bu yollarda kaç kişi, kaç saatini fazladan yollarda geçirmekte, ne kadar fazladan benzin tüketmektedir.
    not: bildiğiniz gibi şevket bey, vakit satın alınamayan bir şeydir. petrol ise ülkemizin tamamı ile dışa bağımlı olduğu en önemli gider kalemlerindendir.
    4. yukarıdaki üç maddede de sorduğum, vurgu yaptığım rakamların 2035'e kadar nasıl seyredeceğini nereden bilmektesiniz?
    yoksa birinci köprü(bkz: boğaziçi köprüsü) ya da`ikinci köprü(bkz: `fatih sultan mehmet köprüsü) yapılırken "bu köprüye ne gerek vardı" diye konuşan kesim gibi siz de ileriyi çok net bir şekilde görmekte misiniz?
    5. rakamlar kullandığınız için ilgili konudaki tezlerinizin doğru olduğuna mı inanmalıyız?
    6. bu soruları sorarak ben akp li mi oluyorum, yoksa sadece muhalefet için muhalefet yapandan/yapmaktan rahatsız, akpyi ve icraatlerini kötüleyen her şeye körü körüne inanmayı seçmeyen sıradan bir vatandaş mıyım?

    umarım sorularım anlaşılmıştır. değerli cevaplarınızı beklerim.
    saygılarımla.