şükela:  tümü | bugün sorunsallar (1)
296 entry daha
  • "savunmanın söylediği ya da talep ettiği hiçbir şey dikkate alınmıyor. sanki sanıklar hiçbir şey söylememiş, sanki hiç duruşma yapılmamış gibi adım adım ilerliyor. bir psikolojik gerilim filmindeymişiz gibi. savcı mütalaasının tuhaf tarafı da bu. beş kere duruşma yapıldı. onlardan birinde iddia makamının iki tanığı dinlendi. o tanıklar çok net bir biçimde sanıkların çoğunu tanımadıklarını, tanıdıklarının hiçbir biçimde şiddet eylemlerine ön ayak olduğuna şahit olmadıklarını anlattılar.
    bakın iddia makamının tanıkları bu kişiler… bırakın sanıkların ve avukatlarının sayfalarca savunmalarını, kendi tanıklarının ifadelerini dahi dikkate almadan, dediğim gibi duruşmalar hiç yapılmamış gibi mütalaa yazılmış, osman kavala ‘cebir ve şiddet kullanarak türkiye cumhuriyeti hükümetini ortadan kaldırmaya teşebbüs’ etmiştir, ağırlaştırılmış müebbet alsın denmiş. şimdi bu tuhaf değil de nedir?"

    ...1915’in konuşulmasından yahut kürt sorusunun konuşulmasından hoşlanmayan insanlar olabilir. niye böyle konferanslar düzenleniyor diyenler olabilir. ama bu fikirden türk ceza kanunun 312’inci maddesine uygun suç çıkaramazsınız. osman ilk tutuklandığında hükümete yakın gazetelerden biri onun için ‘türkiye’nin en karanlık adamı’ diye manşet attı. suç duyurusunda bulunduk. ifade özgürlüğüne girer diye cevap geldi. ben ne diyeyim artık. ‘hayır benim eşim karanlık bir insan değildir, her yaptığı açık ve kayıtlıdır’ mı diyeyim? ki öyledir. ama niçin bunları anlatmak durumundayım ben?

    ...bu adam suçlu mu, değil mi? kendisine yöneltilen suçların bir temeli var mı, deliller nedir? bunlara bakan yok. neden üstüne bu kadar gidiliyor, ne yapmış acaba diye düşünenler de çok haksız değil. zira iddianamede suçun kendisi tanımlanmış değil, sözde o suçu desteklemesi gereken kanıtlar ortada yok. o zaman, tabii ki, biz ne konuşuyoruz? niye hukuki platformda kalamıyoruz? kalamıyoruz çünkü deminden beri anlattığım gibi hukukla ilgisi olmayan tuhaf bir bulutun içindeyiz. onun için bir kere daha söyleyeyim: osman hiçbir siyasi partiye üye olmayan, hiçbir siyasi hareketin içinde olmayan, demokrasi, insan hakları ve sivil toplum için ömrünü harcamış bir insandır. 30 küsur yılımız da birlikte geçti. iyi bir insandır. çok iyi bir insandır osman."

    söz konusu haber: erguvanlar yine dikilir

    türkiye'de davaları okurken bana da böyle bir duygu çöküyor, saçmalıklardan odaklanamıyorum. yumuşak sular çarpa çarpa sert kayaları aşındırır ya, "sert olan yenilir" diye düşünürken buluyorum kendimi. benim de aklım hep erguvanlarda.
    kadın haklı. herşey çok acayip ve sürreal.

    kocaman adliye sarayları falan ne kadar da tuhaf. önü iliklenmeye çalışılan cüppeler sonra. piyes gibi sürekli tekrarlanan sağır oturumlar. hukuk fakültelerinden ifrazat bunca çocuk büyüyüp ne diye çıkıyorlar kürsülere, kime sesleniyorlar. sakızlı konuşmalar belki çocukluktan kalma. hareketleri ve sesleri de değişiyor çocukların kuklalar gibi. bir düzmece dedim mi insanı şöyle iyice güldürecek türden olmadıkça nasıl kabul görmüş bunca şey, ne tuhaf.

    sonra hayat, kuşlar, vapurlar. dışarısı buz gibi soğuk. özgürlük üşüyor bizim ülkede.
    hiç komik değil ki tüm bunlar. kalksın artık yerinden ilki diyorsun, otursa güzel olur yerlerine diğerleri. girsinler dev gibi işe yaramaz binaların içine, şu soğuk havada, bunca işsiz güçsüz, kendini yakan, dilenenler, burnu akan çocuklar, mülteciler. panayır olmuşsa aç kapısını mübarek içeri girelim demeli insan, hep beraber kahkaha atalım. biraz içimiz ısınırdı. şimdikinden daha çok işe yarardı belki bunların hepsi. kocaman çatıları düşünüyorum, insanların üstünü örter korumuş olurdu düşünsenize. ne güzel çatılar. bir cüppeyi örtersin gayet evsiz birinin üstüne. korurdu. üşümezdi özgürlük, insanlar. sonuçta gerçeğinden bunca kopuk nesnenin, bir düzmecenin bile bir anlamı olmalı diyor insan yahu. tuhaf.

    davasına bakınca bunları hissettiğim birçok insandan biri osman kavala.
159 entry daha