şükela:  tümü | bugün
6 entry daha
  • bu vücûd iklîmine bin cân gelir, bir cân gider.
    gâhî cânân cân olur, gâh cân bî-cânân gider.

    emr-i nefse râm olup, dâim mücâhid olmayan,
    hâib ü hâsir kalır, nâdân gelir nâdân gider.

    her hevâ mahvolmadan etmez tecellî “fakr-ı küll”,
    giymeyen takvâ donun, şâh olsa da hırmân gider.

    bilmeyen asl-ı vücûdu, bulmayan mevlâ’sını,
    sûretâ insân gelir de, sîretâ hayvân gider.

    cümle eşyâyı bi-zâtillâhi kâim görmeyen,
    görmez ol râhat yüzü, nâlân gelir nâlân gider.

    “men ‘aref” sırrın duyup, mevlâ’sına vârın veren,
    hâdim-i insân olan; insân gelir, insân gider.

    varlığındır mâni’-i tevfık olan etme cedel,
    bu misâfir-hânede handân olan giryân gider.

    nûr-ı tevhîdi karartır şehvet ü hırs u gadab,
    hubb-i dünyâya dalan, üryân gelir üryân gider.

    dergah-ı pîr-i cenâb-ı hazret-i belhî’ye kim,
    sıdk ile dil bağlasa; ol kul gelir, sultân gider.

    nefs ile kâim olup, kim secde etmez âdeme,
    ey kemâlî bil onu, şeytân gelir şeytân gider.