şükela:  tümü | bugün
  • ihlas grubunun gözlüklü, iri kafalı şeyhülislamı. 1950'de konya'da dünyaya gelmiş. dinî tahsiline burada başlamış. lise ve üniversite öğrenimi süresincede dinî eğitim almaya devam etmiş. öğretmen olmuş ve ardından bunu bırakıp kendini tamamen dine vermiş ve yakın ilişkiler içinde bulunduğu ihlas grubuna girmiş.

    hem radyolarında hem de televizyonlarında sıkça karşımıza çıkmaya başlamıştır bu zat, ilk zamanlar kamera arkasında görev alsa da artık gözümüzün önünden pek ayrılmamaktadır.

    tarafsız bir bakış açısıyla, bu kişi ile yapılacak bir saatlik sohbet islamla ilişiğin kesilmesine sebep olabilecektir.

    körü körüne, dogmatik, sorgusuz sualsiz ve elini kolunu bağlayan bir inanç sahibi olmak istenirse bu zat yakın takibe alınmalıdır.

    bir örnek verelim, madem bu kadar ilgi çekti bu entry;

    radyoda bir hanım ile beraber dini bir program yapılmaktadır, diğer zat kendisidir.
    mevzu: sevaplarımız, namaz, sevapla övünmek gibi şeylerdir.
    kendisi uzun uzun anlatırken hanım kızımız araya girer ve sorar,
    - hocam biz küçükken kardeşimle namaz kılıp kılıp hep söylerdik ben şu kadar rekat kıldım vs.. diye, bu sevaplar gitti mi?
    kendisi emin bir tonlama ile cevaplar;
    - hepsi gitti.

    ama bi saniye, bu nasıl olmaktadır ki? sevap ve günahı kendisi yazan ve bunu melekleri ile kendi arasında gören bir tanrı, her şeyi bilen tanrı ve onun tanrı ile kul arasına hiç kimse giremez diyen ve bunu temel bir prensip edinen dininden bahsediyoruz sanırım. nasıl olur da bir din bilgini çıkıp sevaplarınızın hepsi gitti diyebilir? bunu etmeyin, bunu yapın, bunu şöyle yapın bilgilerini analiz eden ve onları aktarmaya çalışan bir din bilgini için bu yorum biraz fazla değil mi? hele ki bahsettiğim temel prensip de göz önüne alınırsa.

    "allah, size kitab'ı açıklanmış olarak indirmiş olduğu halde, ondan başka bir hakem mi arayayım?"

    enam suresi, 114. ayet.

    "islamiyet’te ise ruhban sınıfı diye bir din adamları sınıfı yoktur. tanrı ile kul arasına kimse giremez. kişi günahının tövbesini allah’a yapar. islam’a kabul ve dinden çıkma işi kişilerin yetkisinde değil allah’ın elindedir. islamiyet’te islam âlimleri olup bunlar allah’ın dinini yorumlar ama allah’ın esas sözüymüş gibi bakılmaz, sadece, bir yorumdur, kişi ister kabul eder veya kabul etmez. islam âliminin dine girdirme veya dinden çıkarma yetkisi yoktur." *

    *prof.dr. osman ekşicioğlu
  • alkollü içecekler ithalatçıları ve dağıtıcıları derneği başkanı.
  • izmirli bir müteahhit... yaptığı binaların balkon demirlerinde ismi yazar
  • geçmiş zamanlarda televizyonda sabahları dini bilgilerde verirdi kendisi.
    devamlı seri bir şekilde kendi sorar kendi cevaplar şeklinde konuşurdu.
    -şimdi diyeceksiniz ki bu günah mı? günah!
    - peki bu kabul olur mu? olmaz!
  • islamiyeti gercek anlamda ögrenmeye calısmak için, dinlenilmesi gereken insandır. islamiyetin sadece dini vecibeleri yerine getirmekle degil, insanın bütün sosyal yaşamını da en güzel şekilde düzenleyen geniş ilimlerin bulundugu bir din olduğu, onun programları dinlenerek öğrenebilir.
    anlatırken, kesinlikle kendi yorumunu katmaz. islam büyüklerinin ve peygamberimizin söylediklerini nakleder ama, çok basit ve açık sekilde, herkesin anlayabileceği seviyeye indirerek.
    bütün programlarının kopyaları da, sitesinde insanların yararlanması için mevcuttur.
  • müzik hakkında görüşlerine ithafen kuzenim emre sayarı tarafından yazılan yazıyı paylaşmak istiyorum.

    dinimiz güzellik dinidir, güzel olan herşeyi içinde barındırır ve güzel olan herşeyi yanlız allah var edebilir. tıpkı güzel sanatları da varettiği gibi sanatçıyı da varetmiştir. alemlerin rabbi kainatı yaratan en büyük sanatçıdır ve yarattığı en büyük eserlerinden biri de insanoğlu'dur. insanoğlu yaradanının yarattığı mucizelerin etrafında dönen bal arısı gibidir, sanatçı ise çiçeği farkedendir. bal ise sanattır. çiçeksiz oluşması mümkün değildir, tıpkı çalgı gibi. çalgı çiçektir, çiçek olmadan bal olmaz. zaten insanın kendisi bir çalgıdır, nası alemlerin rabbi insanı yarattıysa doğal olarak çalgıyı da yaratmıştır. insanın çalgıyı keşfetmesi ise rabbimizin bizi yaratırken ruhumuza kendinden de birşeyler üflemesinin bir işaretidir. bu zincirleme reaksiyon yanlızca güzelliğe açilir. insanları öldüren silah ile karıştırılmamalıdır. müzik dili evrenseldir, ayrı dilleri konuşan insanları birbirlerine dost etme vesilesi yaratır. çalgı insanları öldürmez silah değildir!! neyzen tevfik şiirinde der ki: senin gibi dürzülerin yüzünden dininden de soğuyacak bu millet!!

    ilahi dinlemek bile günahtır diyen osman ünlünün bu konuyla ilgili ses kaydı http://www.youtube.com/watch?v=9qvdkbcefts
  • meşhur olmak için zemzem kuyusuna tükürmeye hacet duymuyor.

    soru-cevap formatında bir program yapar. kendisinden bir gün şunu duydum: "kolombiya'da 19 yaşında bir marquez vardı, öldü. bunun günahı ne şimdi sorguda? islam fıtratı üzerine yetiştirilmedi ki ?" türevinden bir soruya cevaben: "ölünce ruhunu azrail'e teslim etmek üzereyken -hazreti peygamberin yanına gelip kendisini tanıtma bab'ında- bir seçenek yine sunulacak" dedi.
    (edit: bu oldukten sonra hz peygamberin gelmesi konusu muallakta)

    yalnız virgülü yok hocanın konuşurken shift tuşunu da kullanmıyo hal böyle olunca konuşurken şöyle bir "allahutealabirgünbiradamabiryol....." mavi ekran oluşuyorsa da ziyanı yok. inananlar için yazdım yine, sorarsanız hocaya size issslamı annnlatıııırrrr, elleeeer günaaaahkaaarr !...
  • gönül pınarı adlı programı yapan hoca. ayrıca bu isimde bir de kitabı vardır.
    program arşivine; http://www.osman-unlu.com/gonul_pinari.asp adresinden ulaşılabilir.
  • google earth'de izmir'in birçok yerinde çektiği fotoğraflar var?