şükela:  tümü | bugün
  • nazi almanyası da zoraki işçi,köle gibi kullanılan insan anlamında kullanılan tanım.

    almanlar ikinci dünya savaşı sırasında,özellikle sovyetler birliği'ndeki türk ve müslümanları ostarbeiter olarak kullandılar.
  • ikinci dünya savaşının doğu cephesindeki topraklarda yaşayan ve nazi almanyası tarafından esir olarak çalıştırılan işçiler.

    bu esir işçiler, çoğunlukla ukrayna sovyet sosyalist cumhuriyeti bölgesinden sağlanmaktaydı. aralarında işgal edilen diğer bölge toplumlarından olan beyaz ruslar, ruslar ve tatarlar da bulunuyordu. savaş döneminde ostarbeiter sayısının 3.5 ila 5 milyon dolayında olduğu nazi kayıtlarında mevcuttur.

    16 yaşının üzerindeki herkes silah altına alındığı için ostarbeiterlerin çoğu 16 yaşının altında idi. almanya'ya götürülenlerin %30’unun 12-14 yaş aralığındadır. 1943 yılı sonlarına doğru 10 yaşındakiler bile zorunlu esir işçiliğe tabi tutulmuştur. ukrayna’dan ostarbeiter olanların yaklaşık yarısı kadın ve genç kızlardan oluşmaktadır. ostarbeiterler, işgal altındaki ukrayna'da reichskommissariat yönetimi tarafından koyu yeşil ve beyaz renklerden oluşan ve üzerinde ost* yazılı bir arma takmak zorunda bırakılmışlardır.

    1944 yılı sonlarında nazi resmi verilerine göre iii. reich topraklarında çoğu zorla çalıştırılan 7.6 milyon yabancı işçi ve savaş esiri bulunmaktaydı. bu sayı, o dönemde tüm alman ekonomisinde kayıtlı işgücünün dörtte birini temsil etmekteydi. yabancı işçiler hiyerarşik bir ayrım sistemi ile ayrılmıştı:

    gastarbeitnehmer*: cermen ırkından olanlar ile iskandinav ülkelerinden ve mussolini italya’sından gelen gönüllü işçilerdir. en rahat denebilecek sınıftı.

    zwangsarbeiter*: iki gruba ayrılırlar. ilk grup müttefik devletlere bağlı savaş esirleridir. ikinci grup ise sivilerdir. sivillerin büyük çoğunluğu polonyalı esirlerdi. düşük maaş ve gıda alıp, alman işçilerden daha uzun saatler çalışıp otobüs, lokanta veya kilise gibi kamu alanlarından faydalanamamaktaydılar. mal edinmeleri yasak olan bu işçiler, polonya’yı temsil eden p harfinden oluşan armayı elbiselerinde taşımak durumundalardı.

    ostarbeiter: çoğunlukla ukraynalı olmak üzere işgal altındaki sovyetler birliği vatandaşlarından oluşmaktaydı. ost yazılı armaları elbiselerinde taşıyan bu işçiler, en kötü koşullarda yaşayanlardı. dikenli tellerle çevrili ve silahlı muhafızlarla korunan özel kamplarda kalırlar ve gestapo ile fabrika güvenlik görevlilerinin sürekli baskısı altında çalışırlardı.

    gerekçeleri
    ikinci dünya savaşı sürmekteyken 1941 yılı sonlarında nazi almanyası, silah altına aldığı çok sayıda alman vatandaşı nedeniyle sanayi alanında çalışacak işçi bulmakta zorlanır duruma geldi. hermann göring özellikle yeni işgal edilmiş doğu avrupa halklarının iii. reich’a getirilerek işçi ihtiyacının giderilebileceğini ileri sürdü. fritz sauckel tarafından örgütlenen ilk işçi sevkiyatı ukrayna’da gerçekleştirildi.

    gönüllüler
    fritz sauckel önderliğinde düzenlenen ilk kampanya 1942 yılı ocak ayında düzenlenir. kiev’den almanya’ya 22 ocak günü kalkan ilk trende boş yer yoktur. bu ilgide özellikle almanya’daki çalışma koşullarının çok iyi olduğuna dair yapılan propagandanın etkisi vardır. gönüllü işçilik için yapılan propaganda çalışması artarak sürer. 3 mart 1942 tarihli bir kiev gazetesindeki ilanda 100 bin ukraynalının almanya’da çalıştığı söylenerek, güzelce almanya’ya gönüllü gidilmesi teşvik edilir.

    ancak almanya’daki çalışma koşullarının hiç de bahsedildiği gibi olmadığı haberi ukrayna’ya ulaşır. insan yerine konmayan ukraynalıların köle muamelesi gördükleri öğrenilince gönüllü başvurular kesilir. bundan sonra almanlar zorunlu işçiliğe başvururlar.

    zor alım
    çalışma koşullarının kötülüğü ortaya çıkınca naziler kitlesel zoralım yoluna başvururlar. bu iş için toplu halde bulunulan kilise ayinleri, spor karşılaşmaları gibi sosyal etkinliklere baskın yapılarak silah zoruyla insanlar esir alınır ve almanya’ya gönderilir. ukrayna’daki nazi sorumlusu erich koch, ukrayna’dan yılda 450 bin işçinin almanya’ya gelmesi için kota koyacak ve ukraynalıların ölesiye çalıştırılmaları emredilecektir. bu dönemde silahlanma bakanı albert speer sürekli yaşanan işgücü kaybından yakınmıştır. sauckel tarafından alfred rosenberg'e gönderilen bir yazıda dört ay içinde 1 milyon işçiye ihtiyaç olduğu yazılmış, bunun için tüm ukrayna’da almanlar neredeyse yolda gördükleri herkesi tutuklayarak almanya’ya göndermeye başlamıştır. 3 eylül 1942 tarihinde adolf hitler, führer emriyle 500 bin ukraynalı genç kızın almanya’ya getirilerek alman ev kadınlarının yüklerini hafifletmesini emretmiştir. ev işlerinde çalışmak için getirilen ukraynalı genç kız sayısı 15 bin seviyesinde kalmıştır.

    ostarbeiterler almanya’da çalıştıkları fabrikalara ait özel ve muhafızlı kamplarda kalmaktaydılar. köle işçiler haftanın altı günü günde ortalama 12 saat çalışırdı. aldıkları ücret ortalama bir alman işçisinin aldığı ücretin %30’u seviyesindeydi ancak maaşlar çoğunlukla giysi, yiyecek ve konaklama için kullanıldığından yetersiz kalırdı. çoğu fabrikanın sovyet köle işçileri, sivil esirler olarak gördüğü ve hiçbir ücret vermediği de bilinmektedir. ödenen maaşlar ise özel basılmış kuponlar veya aışveriş pulu şeklinde ödendiğinden alışveriş yapılabilecek yerler ve alınabilecekler sınırlıydı. yasalar uyarınca ostarbeiterlere verilebilecek en az yiyecek tayını veriliyordu. ostarbeiterlerin ikamet ettikleri kampın dışına çıkmaları ve alman vatandaşlarıyla temas etmeleri yasaktı. alt insan olarak tanımlandıklarından alman toplumundan yalıtılıyorlardı. kaçmaya çalışanlar ibret olması için asılmakta ve teşhir edilmekteydi. bu işçileri çoğu ağır çalışma koşullarından, yetersiz beslenmeden, hastalıktan ve müttefik bombardımanları yüzünden hayatını kaybedecektir. özellikle iş kazası nedeniyle sakat kalan veya hamile olan genç kızlar evlerine geri gönderildikleri için çok sayıda genç kız kendisini bilerek sakatlamakta veya hamile kalmaktaydı.

    doğu avrupa ve sovyetler birliği topraklarının 1941-44 yılları arasında işgal altınada olduğu dönemde 3 ila 5.5 milyon kişi almanya’ya zorunlu işçi olarak gönderilmişti. bu rakamın dörtte üçünün ukraynalılardan oluşmaktadır. ukrayna’nın ardından en çok zorunlu işçinin alındığı diğer ülkeler polonya ve fransa’dır.

    yapılan işler
    ostarbeiterler arasında kadınların oranı erkeklere göre daha çoktu. çok çeşitli alanlarda kullanılan zorunlu işçiler özellikle tarım, madencilik, silah fabrikaları, metal fabrikaları ve demiryolları işlerinde kullanılmıştır. almanya’ya gelen işçiler önce geçici kamplarda alıkonur, burada işçiye ihtiyacı bulunan fabrika temsilcileri tarafından kabiliyetlerine göre seçilirdi. köln’deki ford-werke fabrikası ile branderburg’daki opel fabrikasının binlerce ostarbeiter kullandığı bilinmektedir. savaş sırasında almanya’daki en önemli sanayi kolu olan silah fabrikaları, müttefik devletlere ait bombardıman uçaklarının doğal hedefi konumundaydı. buralarda çalışan zorunlu işçiler canlı hedef konumundaydı. ayrıca peenemünde’deki gizli v-2 roket üretim fabikasında da çok sayıda zorunlu işçi çalışmıştır.

    hamilelik
    hamile kadınlar daha verimsiz çalıştıkları için hamilelik naziler tarafından istenmemekteydi. kürtajın alman yasalarında yasak olmasına rağmen zorunlu işçilere istekleri dışında kürtaj yapılmaktaydı. ancak çocuğun babası cermen ırkından olması durumunda bebek değer kazanmakta ve doğuma izin verilebilmekteydi. kadına doğum izni verildikten sonra bebek cermenleştirilmesi için annesinden ayrılmaktaydı. hamile genç kadınların sınırdışı edildikleri örnekler de yaşanmıştır.

    insanlık suçları
    6 eylül 1944 tarihinde yayınlanan içişleri bakanlığı kararıyla iii. reich kapsamındaki bazı psikiyatri hastanelerinde özel ostarbetier bölümleri açılmıştır. almanya’daki çok sayıdaki zorunlu işçinin içinde bulundukları kötü koşullar nedeniyle akıl sağlığının bozulması üzerine önlem olarak gösterilen bu kararın ardında çalışamayacak derecede rahatsız olan işçilerin el altından öldürülmesi veya ölümcül deneylerde denek olarak kullanılması yatmaktadır.

    eve dönüş
    avrupa’da savaşın sona ermesinin ardından çok sayıda ostarbeiter geçici kamplara yerleştirilmiş ve milliyetlerine göre ülkelerine gönderilmiştir. işçilerin çoğu sovyetler birliği topraklarına geri dönmüştür. zorunlu işçi olarak alındıklarında çocuk veya çok genç yaşlarda olan işçiler evlerine ve ailelerine geri dönmek istemekteydi. ancak buna rağmen ülkelerine dönmek istemeyenler olduğu da görülmüştür. müttefik devletler arasında imzalanan yalta konferansı kararları uyarınca sovyetler birliği ve yugoslavya vatandaşlarının ülkelerine dönmeleri kayıt altına alınmıştı.

    zorunlu işçilik döneminden önce bazı ukraynalıların gönüllü olarak almanya’ya çalışmaya gittikleri için ostarbeiterler sovyetler birliği’ne döndüklerinde şüpheyle karşılanmıştır. dönen işçilerin çoğu yıkılmış olan ülkede yeniden zorunlu işçi olarak çalıştırılırken, bazıları da sosyal olarak tehlikeli ilan edilerek tutuklanmıştır. zorunlu işçiler gündelik yaşamlarına döndüklerinde de ülkeleri zor durumda ve işgal altındayken ülkelerine hainlik etmiş olarak görülecek ve toplumsal hayattan dışlanacaklardır.

    2000 yılında almanya tarafından kurulan stiftung erinnerung, verantwortung und zukunft (hatırlama, sorumluluk ve gelecek vakfı) 6500 adet alman sanayicisinin de katılımıyla zorunlu işçilere 4.4 milyar euro ödenmiştir. 467 bin zorunlu işçiye 4300 alman markı değerinde tazminat ödendiği belirtilmektedir.