şükela:  tümü | bugün
  • bugün ilk kez ales'e girdim ben. sınavın başlamasına 5 dakika falan varken sınıfın yarısı hala boştu. oturduğum sıra da çılgın gibi sallanıyor. sınav görevlisine dedim ki sıramı şu boş olanlardan biriyle değiştiriyim ben. sınav başladıktan sonra da gelenler olabileceğinden kabul etmedi. eyvallah dedim, saygılar. bi kaç dakika geçtikten sonra elinde bi kağıtla geldi, katladı, sıranın ayağının altına koyup güzelce de ayarladı. mutlu oldum lan.

    demem odur ki; bazen böyle de kral insanlar olabiliyorlar.
  • sizi rahatsız edenleri sınav bitiminde sınava girdiğiniz yerin bina sınav sorumlusuna veya ösym il temsilcisine bildirirseniz bu konuda uyarılacaklarına emin olabilirsiniz. bu kişiler hakkında aynı sınav için birden fazla şikayet ya da sonraki sınavlarda başka bir şikayet olması durumunda; daha sonra yapılacak sınavlarda görev almamalarını sağlamanız olasıdır.
    bu durumda başkalarına iyilik etmiş olacaksanız ama, ne demiş atalarımız;iyilik yap denize at. gerçi ösym' nin yaptığı sınavlarda, sınav sonunda herkes beyin amcıklaması geçirdiğinden ve binayı hollywood filmlerindeki; ''patlamasına 10 saniye kalmış saatli bomba'' varmışcasına terk ettiğinden yukarıda bahsettiğim mekanizma işletilememektedir o ayrı mesele.
  • sürekli ortalarda dolaşıp volta atarak milleti rahatsız eden gerizekalı modellerini sevmem. kimse de sevmez herhalde. çoğu da hayattan bezmiş oluyor. beter olsunlar haha.
  • nasıl hareket etmeleri, nasıl gözetmenlik, salon başkanlığı yapmaları gerektiği ösym yönergelerinde açıkça bellidir. hata yaptıklarını düşündüğünüzde, yaka kartlarındaki isim ve ünvan ile birlikte önce sıcağı sıcağına bina sınav sorumlusuna yazılı ve sözlü şikayetinizi veriniz. daha sonra da il sınav yöneticiliğine aynı şikayet dilekçesinden bir kopya sununuz. sınav evrakı kuryeliğinden salon başkanlığına kadar, işin içinde olan biri olarak söylüyorum hakkınızı aramaktan çekinmeyiniz. kimsenin başkalarının kaç senelik emeğine zarar vermeye hakkı yok. ösym de bu konularda titiz davranmakta ve şikayetleri takip etmekte. bu görevliler hayır işi yapmıyor para karşılığı çalışıyorlar.
  • bayanlarının topuklu ayakkabı giymekte ısrarcı olduğu konsantrasyon dağıtıcı insan topluluğudur.
  • osym den yaptıkları işin süresine göre iyi para alan, çıkışta da ösymnin dağıttığı kırtasiye setlerini toplayıp evlerine götüren "eğitimci" güruhu
  • karşılaştıklarımın içinde nüfus cüzdanımdaki fotoğrafı bana benzetemeyen, ısrarla suratıma bön bön bakanlar vardı. "bu fotoğrafta değişik çıkmışsın." diyeni de var o apayrı tabii.
  • bazen bulunduğu ortamın ciddiyetini anlayamayan görevliler. ygs'de öğretmen masasının önündeki sırada sınava girmiştim. görevlilerden biri kendi aralarında muhabbet etmeleri yetmezmiş gibi bir de kalemimi sınav esnasında sormadan alıp kullanıp bırakmıştı. buraları okuyan görevli arkadaşlar varsa 1 numaralı sırada oturan sınavzedelere karşı daha hassas olmalılar.
  • ellerine bütün kuralların yazılı olduğu, dakika dakika ne yapacaklarının yazıldığı kitapçıklar verilmesine rağmen görüyoruz ki onları okumuyorlar.
  • hem haklı hem haksız eleştirilere maruz kalan görevlilerdir.

    mesela sen soru çözüyorsun, adamlar sohbet ediyor, goygoy yapıyor. bildiğin öküzluk.

    bundan başka bir yazarın belirttiği gibi yanlış doğruyu götürüyor mu gibi sorulara cevap vermek zorunda değiller diye düşünüyorum. ulan sınava geliyorsun bir zahmet hangi testi çözeceğine, puanlamaya vs. bak da gel değil mi?!

    genelleme yaparak gidiyorum: bu sınavlarda arıza çıkaran görevliler genelde öğretmenler oluyor. üniversite personeli daha bilgili ve ciddi yapıyor işini. mesela gecen ales'te bir görevli çayıyla sınıfa geldi. sonradan öğrendim ki ogretmenmis.

    aöf sınavlarında sona kalan öğrencilere oflayip puflayan öğrenci çıksın diye taciz edenler de öğretmenlerdir ekseriyetle.