şükela:  tümü | bugün
  • otaku sozcugunun gercek anlami evdir, bildigimiz ev iste catisi bacasi dumani olan... ama zaman ile anlam genislemesine ugramis ve evden disari cikmayip saplanti haline getirdikleri ugrasilarini kendilerine dunya olarak yaratmis ruh hastalarini ifade eden bir kavram haline gelmistir. manga ve anime otakulugundan baslayip, porno film, kullanilmis ve kenarlari mayasilli kilot koleksiyonculuguna, bilgisayar donanimi, yazilimi ya da internet otakuluguna kadar otakuluk bir cok alt kumeyi barindirabiliyor... haa bir konu uzerine cok dusmusunuzdur, onunla ugrasmayi her bir seyden cok seviyorsunuzdur ama bayramlarda ananizin elini opup, haftasonunda kankilerle bira icecek vakit ayirabiliyorsaniz onu bilemeyecegim ama otaku olmak sanildigi gibi guzel bir sey degildir...
  • (bkz: true love)
  • kodo davulcularinin caldigi bir davul turu. 40 cm capinda ve 20 cm derinliginda agactan yapılır ve en ince sesten bir sonraki yani 2 numarali davuldur. cift bagetle calinir.
  • dc plus plus'da bir hub
    public.otaku-anime.net 555 ipsinden bağlanılabiliyor.
    bir manga okyanusu, bir kaynak, bir aradığın herşey var burda yeri.
    çağrışım için
    (bkz: ne alirsan bir milyon)
  • hobi olmaktan daha ileri, bağımlılık olmaktan da daha az olan şeyleri ifade eder.
  • "geek" gibi bir anlami da var.
  • ister inanin ister inanmayin otaku'luk shinto inanci ile direk baglantili bir kavramdir. cansiz varliklarin bile (shinto olmayanlara gore cansiz) bir ruhu olduguna inanan shinto dininin etkisi ile yuzlerce yil once bile oyuncak bebekler, ucurtmalar kuklalar eskiyince direk çöpe atilmaz imis. once shinto tapinaklarindaki ozel bir yere teslim edilir, vakti geldiginde ozel bir toren esliginde topluca yakilirmis.
    bir fakire verselermis yazik! diyenler icin (ki ben de demistim) aciklamama devam etmek istiyorum;
    size ait olan ve bir ruha sahip olan bebeginizi sizin haberiniz olmadan bir baskasi sahip olmaya kalkarsa o bebegin ruhu kotu bir ruha donusup o kisinin yuvasini bozabilir ya da cesitli ugursuzluklar getirebilir diye bir inanc ya da bir korku var, ayni sekilde japon mezarlarina muntazaman cesitli yiyecek ve icecekler birakilir (genellikle pirinc koftesi, mandalina, yesil cay bazen doritos falan da koyanlar oluyor onlari kiniyor ve onlara laflar hazirladim)...
    yani olenlerin de aslinda hala aralarinda oldugu seklinde bir inanc, buna yaban ellerde animistic de deniyor.
    iste bu yuzden otaku kardeslerimiz anime figurleri ile oynarlarken onlari etli butlu canli yaratiklar olarak dusunuyorlar, bir cesit manyaklik olabilir ancak bir inanc. yani zannedersem bir cogu kisacik etekli kocaman göz ve memeli oyuncaklarini izleyip onlarla konusurken onlarin gercekten canli olmadiklarini biliyorlar ancak canli olduklarina inaniyorlar... inanc mekanizmasi ne kadar enteresan oyle degil mi?
    peki en azindan agzi burnu götü göğsü olan oyuncaklara takilan otakulari anliyoruz ama ya trenlere ya dağlara ya böceklere (hmm bunlar canli tabi) takilanlara ne demeli. otakularin hayatlarindan kesit gosteren bir tv programinda izlemistim, bir tren otakusu da trenlerin ruhu olduguna inandigini her birinin ayri ayri karakterleri oldugundan bahsetmisti. kimisi cok sempatik, dost canlisi iken kimisi sinirli, sert yapili ama yillara meydan okuyan guclu bir maden iscisi gibiymis.
    biz turkler icin olmasi biraz zor bir manyaklik, zira yillarca odaniza kapanip ayni trenlerle cuf cuf oynayip, oyuncak bebeklerle odanizi susleyip oraniza buraniza surdugunuz fark edilse bile umrunuzda olmayabilir ama 8 ay askerde onlardan ayri kalip 30 kisiyle ayni odada yatarsaniz
    ne otakulugunuz kalir ne de japonlugunuz. bir gunde misler gibi middle earth'den middle east'e donuverirsiniz...
  • japonca'da alık ya da müptela anlamına gelen kelime... son zamanlarda oralardaki internet bağımlılıları için sık sık kullanılmaktaymış.