şükela:  tümü | bugün
  • çok kötü. ister beş yıldızlı olsun ister pansiyon bozması, kapıyı kapatırsın ve içine, göğsünün altına bir sıkıntı çöker. sevdiklerinde telefonlaş, mail at, tv seyret, ı-ıh geçmez. kötü, pis, acıklı bir yalnızlıktır. müfettişler, denetçiler, pazarlamacılar vb iyi bilir bu yalnızlığı.
  • her şeyin tek kişilik ve tek kullanımlık olmasından ileri gelir. sizden önce çok hayata tanıklık edip de bu kadar yalnız olan başka bir oda yoktur herhalde.
  • kullanılmıs bir yalnızlıktır. sizden sonra baskasını karsılar, tanıdık ama farklı duygularla..
  • bir taşra ritüelidir.
  • (bkz: otel odaları)

    "sari, yesil, kirmizi, mor
    hepsi de acinin degisik tonlari
    yalnizligin mezarlari"
  • sözlük teomanlarının hatun kaldırma eylemlerinin odak noktası. ha, bi de kahve bağımlısı olmanız gerek, unutmayın.
  • bana tamamen boş bir zihin gibi geliyor. sanki o otel odasında yalnızken, kapı eşiğini geçmeden önceki dünyan yokmuş gibi. şu dünyada şiirsel bulduğum birkaç şeyden biridir.
    otel odasındaki (ne kadar lüks olursa olsun) sıradanlık, insanın günlük rutinindeki sıradanlığın eşyaya dönüşmüş halidir. kendini, hayatını, ilişkilerini düşünmek için süper ortamdır.
  • yabancı bir yatak ya da yer ayırt etmeyen biri olarak beni bile uyutmayan yalnızlıktır. dön baba dön sabaha kadar uyunmaz.
  • yıllar önce tek başına interraila çıkılmıştır. plan eksikliğinden dolayı gecenin bir yarısında paris'de arka sokakların birinde bir otel odasında kalınması icap eder. normalde zaten ekonomik olarak kısıtlı durumdasındır. cepteki nakite dokunmak istenmediğinden kredi kartından ödeme yapılır. odada sıkıntılı, yalnız, psikolojik ve fiziksel olarak bitkin bir halde yatağa uzandım. evde yalnız olmaktan farkı, bulunduğum yer bile bana yabancıydı. oda, yatak, ışıklar... bu tip bir durumda, içinizdeki hisler öyle bir noktaya ulaşır ki, o döküntü odada duvarda yürüyen hamamböceklerine fazla aldırış etmezsiniz. bir süre sonra uykunuz gelir ve tek tanışık olduğunuz yere, rüyalarınıza geri dönersiniz.