şükela:  tümü | bugün
  • bacaklarinizin uyusmasi ve birkac saatin sonunda ayaga kalktiginizda yurumekten bile aciz olmaniz
  • -izmir'den 4 saatlik mesafeyi kar nedeniyle 22 saatte gidebilmek..
    -mahsur kalmak
    -otobüste 5 dakikada bir "ambulans gelsin, ambulans" diyen teyzenin varlığı
    -bebekten büyük çocuktan küçük mahlukların "bu otobüs niye gitmiyo annnnneeeeeeeeee" diye uluması..
    -koltuğunu yatıran öndeki denyoyla kapışmak
    -yanda oturan abuk sorular sorup duran sıkıcı şişman amca
    -arkadaki tipin bütün gece horlaması..kafa atma isteğinin önlenemeyen gelişi..
  • cam kenarı denen cennet mevkide yolculuk ederken,uykunun en tatlı yerinde kafanın öncelikle cama düşmesi ve akabinde oluşan vibrasyondan dolayı burnun uç kısmının deli gibi kaşınması hadisesi.
  • dağın başında bile durup yolcu alan yolculuk firmaları vardır.kamil koç ve çanakkale truva turizm bunların başında gelir.500 metre gidip dururlar,yolcu alırlar bunlar.bu yüzden bir an için istanbul'da belediye otobüsü ile şehir içi yolculuğu yaptığınızı zannedersiz. parası varsa biletsiz yolcuyu bile alırlar, araya bir yere sıkıştırırlar.muavinler, öküzün önde damalı bayrakla koşanındandır.çuvalla kavun, karpuz ,domates ayrıca tavuk,horoz ,hindi gibi hayvanları alırlar bagaja. bisiklet götürecem ben de diyince "laow low heleeühüle öeaurgh" şeklinde itiraz eder bu göt lalaleri.bunları yazıhaneye şikayet etmek istersiniz ama sonra kazandıkları iki üç kuruşu düşünüp , gariban yahu,boşver diyip geçersiniz. (aslında muavini yumruklamak istersiniz bal gibi,fakat yapamazsınız yolculuk biter içinizde kalır).otobüsler nadiren temizlenir.koltuklar toz içinde;yer ise ot ,bok, çer çöp doludur.canımızı emanet ettiğimiz şöförlerin hislerine,dışa vuramadıkları bastırılmış duygularına tercüman olan ebru yaşar ,sibel can kasetlerinden oluşan arşivleri vardır.yolculuk sırasında önlerde oturuyorsanız kulaklarınıza ya pamuk tıkamalısınızdır ya da sabır scalanızı en tepede sabitlemeniz lazımdır.tepenizde bulunan paneldeki hopörlör kapatma butonu kısmen işe yarasa da ,şöförün dibindeki teybden gelen müzik sesini kulak ardı edemezsiniz.klima bozuktur ya da en olmadık en alakasız zamanlarda çalışır,geç saatlerdeki yolculuklarda gecenin bir yarısı,donmaya ramak kala uyanırsınız.muavin olacak kapıcı cocuğu kılıklı tipler saçma sapan zaman aralıklarıyla yanınıza gelip "çay, kahve, meşrubat ?" diye sorarlar."çay, kahve (mına koyim)" dersiniz şeker yetmez,meşrubat dersiniz imamın abdest suyuna dönmüş asidi kaçmış fanta getirirler,yanına da tepedeki tozlu raftan indirdikleri bayat x-keklerden birini verirler.(x değişkendir) otobüs bir ara bursa yalova arası ikamet eden imam sosyal tesislerinde durur,siz de çay içerek sıkıcı ve rahatsız yolculuğun yarattığı stresten arınmaya çalışır sık dişini istanbula 2.5 saat kaldı dersiniz.çayınızı yudumlarken bu sefer de "istanbul istikametine gitmekte olan otobüsümüz kalkıyor sayın karılar hayvanoğluhayvan herifler" anonsunu duyarsınız,cebinizdeki c4 ü çıkarıp motor kapağına monte ettikten sonra remote control ile istanbul olan istikameti fezaya çevirsiniz.
  • şlak şlak sakız çiğneyen birinin o kadar boş koltuk varken tam arkanızdaki koltuğa oturması.
  • yaninizdaki denyonun yolculuk boyunca çükünü kasimasi..
    (bkz: varan)
  • bileti başka numaraya olan yolcunun yanınızdaki boş yere gelip "selamınaleyküm" demek suretiyle oturması,
    bayıltıcı bir sohbete giriş çalışmaları ve
    arada bir de iki gıdım salması *...
    kokan birşeyler yiyip adamın midesini ağzına getirmesi

    yanınıza gelen kadının boş yere çocuğunu oturtup amcası / abisi/ ablası biraz gökulak oluver he mi? diyip sktirolup gitmesi.
    sözkonusu çocuğun üzerinize kusması, pencereden bakmak için kucağınıza tırmanmaya çalışması, çamurlu ayakkabılarıyla koltuğa ve kucağınıza basması.

    arkanızda, önünüzde, yanınızda oturan kişilerin yüksek sesle "mağra muhabbeti" yapmaları...

    muavine en az yüz kere söylemenize rağmen, gece varmış olacağınız ve de inmeniz gereken şehir/kasaba/köy'ünzde sizi uyandırmaması ardından da "pardon abey, insanlık hali, unutmuşuz işte diyip sizi o an nerede iseniz, arabadan atar gibi indirmesi ve afyonunuz patladığında kendinizi gecenin 03:30 unda gerçek anlamda bir "dağbaşı" benzincisinde bulmanız...
  • -aglayan ve bi türlü susturulamayan bebekler
    -muavinle gecen bunaltici muhabbetler
    -corabini cikarma potansiyeline sahip yolcular
    -öndeki koltugu icinizde hissteme potansiyeli
    -yan koltuktakinin asiri konusabilme yetenegi yada okudugu gazetenin bi kisminin üzerinizde durmasi
    -sapir supur biseylerin yenmesi dahasi sizede ikram edilmeye calisilmasi
  • arkanızda oturan teyzenin otobuse binmeden once dusup kolunu kırması daha da ilginci bunun farkına varmayıp otobuse binmesi ve tum yol boyunca ölecegini iddia edip salavat getirmesi.