şükela:  tümü | bugün
  • bi durak depar atma nedeni.
  • gecenin 10'unda zaten iki saatte bir geçen son otobüsün beni pas geçmesiyle vuku bulan sinir harbi yaştan olay.
  • şoförün ve sülalesinin kulaklarının yüksek miktarda çınlamasına neden olan olaydır. kazaya sebebiyet vermemek için fazla çınlatmamak gerekir.
  • iett şöförleri* üzerinde yaptığım uzun gözlemler sonucu bâzılarının sırf zevk almak için yaptığını iddia edebileceğim hareketlerinden biri. bütün gün yolculara sinir olup akşamları "ben de size böyle yaparım" moduna geçiyorlar.
  • kanlıca,anadoluhisarı ve benzeri sahil duraklarından bir durak önceki duraklar bu konuda son derece bahtsız duraklardır.o duraklarda pek kimse inmediği için şöför amca önündeki düğmelere bile bakmaz.
  • üç-dört ihtimali olan hadise. aslında kassam bir düzine bulurum da istanbul'a yeni gelecek olan öğrenci arkadaşları korkutmayayım.
    1. şöför birilerine (amirine, taksiciye, biletçiye, arkasında orturan cak cak sakız çiğneyen yaşlı teyzeye, havanın sıcak olmasına) kızmıştır, bakar ki durakta az kişi var. hemen kafasından burada bizden yolcu yoktur der. basar gider.
    2. söför her durakta durması gerektiğini bilmekte, ama yolcuların çokluğundan dolayı artık ön kapı açılmaz halde, arka kapılar ise bonus olarak daha önceki duraklarda kullandığı ve otobüste ikinci bir kat olmadığı için istemeye istemeye durmaz. bu tür şöförler ellerinden geldiğince duraklardan hızlı geçerler ki belki yolcular otobüsü görmez ya da numarayı okuyamaz da sülale küfür yemez, yolcular umudunu kaybetmez düşüncesindedirler.
    3. iett'ye ait otobüslerde çalışan bu şöför türü kimseyi takmaz. .bnenin önde gidenidir. kafasına göre hareket eder. nasıl olsa bu halk sürüden ibaret. bunlar beni şikayet etmez. ben soldan basıp gideyim. evde maçın ilk yarısını da izlerim zihniyetindedir. hatta bazıları durağın önünden geçerken bir bakış atarlarki elimde olsa taksiye atlayıp haklamak gelir insanın içinden ama sonra neden otobüs beklediği* aklına gelince sinir katsayısını aşşağı çekmek zorunda kalır.
    4. özel halk otobüsleri ise ellerinden geldiğince bütün duraklara girerler. hatta bazen insanları bıktırırlar ki içeride muavinle kavga çıktığı hatta muavinle şöförün kızgınlıktan inen şöförü takip edip tartakladığı bile gözlenmiştir. ama bazen aynı yol üzerinde çalışan ama hatları farklı olan otobüsler, yolcu kapmak için rekabete girerler. o zaman şöför kafadan en çok hangi duraklarda yolcu olduğunu hesaplar ve eğer sizin bulunduğunuz durakta yolcu yoğunluğu az ise şansınıza küsün çünkü ileride diğer otobüsten daha önce varılıp alınması gereken yolcular durmaktadır. ilk hedef orasıdır.
    (bkz: yeni baslayanlar icin iett otobusu)
  • bugünn 14.20 civarında başıma gelen olay. her okul çıkışı bindiğim gibi 19 numaralı kayışdağı-kadıköy otobüsüne bindim. ancak şöle oldu tam okuldan çıktım ki otobüs ordaydı yani bu kadar şanslı olamamın bi yerden bokluk çıkaracağını tahmine etmeliydim. neyse edemedim ve bindim. kulağımda müzikle gözlerim yolda ilerliyordum. önce yüzbeş evler sonra beyaz evler durağından geçtik. yenisahradan da kalktık göztepe sapağına doğru lierledik. normalde şu dakikada basarım dur tuşuna ancak bu kez ağırdan aldım ve durağa 300-500 metre kala bastım. fakat otobüs öho idi ve çok free takılıyodu. gözlerimi bilet koltuğundaki amcaya doğru çevirdim ve bana elli kollu bişiler yaptı. ben kulaklğı indiridm ve herkes bi anda bana baktı. neyse dedim. sonra birden acı gerçekle karşılaştım. otobüs durmamamıştı durak gözlerim önünde es geçilmişti ve artık bana elsallıyordu. o anda elli kollu hareket ile insanların bakışını anladım. hey allam ya diye gay ve cesaretsiz bir tepkiyle oturdum ve acıbademde inip minibüsle gittim evime...

    şimdi sesleniorum ulan ayıp değil mi iilim irfan yapan insana bu şekilde davranılır mı.. hayır niye durmuosun iki şerit sağa kaymak zoruna mı gitti utanmaz adam.. yuh sana .günün yorgunluğu mu desen sabahın köründe kalkıp gözlerim yarı kapalı okula gittiğişim mi desen ... hiç bişi demesen. hay ben senin şöför gibi ... bi de rezil ediyo beni otobüs ahalisine . kulaklık kulaamda olmasa bilirdim yapıcağımı.
    (bkz: züğürt tesellisi)
  • neden bilmiyorum ama gayet yavaş gelse bile otobüsün durağa gelmeden 6-7 sn öncesi insanın içine doğan olay.

    dünyaya slowmotion verip otobüs şöförüyle 1-2 saniye göz göze geldiğimi düşünürüm. yüzümde bruce willis tarzı kırılmış ama kesinlikle yaralı olmayan bir ifade. otobüs içindeki yolcularla da 1-2 saniye göz göze gelirim sanki. onlarsa hepsi aynı filmlerdeki figüran yada arkadan geçen önemsiz karakterler. otobüs geçer arkasından savurduğu toz yüzümde kalır. yine slowmotion sağ elimi hafif terlemiş saçlarımın arasına götürürüm ve arkaya doğru tarama suretiyle köklerinden asılırım. sonra bi sigara yakarım, o anda odak sigara yanışının çıtır çıtır sesine kayar.

    sonra bi anda slowmotion falan kalkar dünyaya geri dönerim, durakta yanında burnunu karıştıran mı demezsin, osuran mı. bir yandan "kokuyu bastırmak için iyiki yakmışım lan sigarayı" diyen ben. ve biz bir sonraki otobüse hep beraber bineriz. otobüsün durmadığı bir durakta bekleyen adam için ne kadar önemsiz olduğumu farkederim.