şükela:  tümü | bugün
  • a$ti, buyuk istanbul otogari gibi yerlerde adamin kolundan tutup zorla bilet aldirmadan birakmayan ikna ve bilek gucu gayet geli$mi$ meslek sahipleri. levent yuksel'in pederi de boyle imi$.
  • trabzon-istanbul arası otobüsle seyahat etme gafletine düşülerek 23 (yazıyla yirmiüç) saatlik "otobüs ve içerisindekilere maruz kalma" yolculuğu sonrası kan ter içinde istanbula ulaşıldığında "gel abi gel, abi trabzon mu abi..." diyerek koldan çekiştiren versiyonunu o an otobüsün çanta konan bagaj kısmına domaltarak zigmek istediğim çığırtkanlar..bazen ateşle oynarlar, bilmezler....
  • birbirlerini çok iyi korurlar, kimse bişi yapamaz onlara. bir anda 50 kişi oluverirler.
  • geneli iğrenç insanlardır. otogara girdiğiniz anda soruları başlar :

    -ne tarafa abi ?
    -abi nereye ?
    -ankara mı abi ?
    -abi istanbul abi ?
    -abi ?

    biletim var derseniz genelde ısrar etmeyi keserler. ama ki biletiniz yoksa ve nereye gideceğinizi ağzınızdan kaçırırsanız sıçtığınızın resmidir. kolunuzdan kaptığı gibi sürüyerek sizi yazıhanenin önüne götürürler ve zorla bilet aldırırlar.

    bu hatayı 1 kere yaptım ve "gadanallah turizm" ayarında bir firma ile elazığ'a 21 saatte vardım -ki antalya'dan elazığa 16 saatte varılıyormuş normalde-.
  • bileti yolcuya kakalama işlemi yapan ve sürekli çığıran komün halinde bilet gişe önlerini mesken tutan insanazmanları
  • zamanla yok olmasını arzu ettiğimiz kişileri tanımlamada kullanılan kavram. çığırtkanlık * yani insanın algısını ve enerjisini sömürmek memleketimizde yasaklanmış (veya zaten yasakmış), ancak ilk olarak istanbul otogarında bunu yapanlara 500 küsür ytl ceza kesilmeye ve denetime başlanmış. akabinde hepsi susmuş. kimi mutsuz lakin bazısı da çok memnun ve diyor ki, "bağırmaktan kurtulduk, herkes bağırıyor diye mecburen biz de bağırıyorduk".
    darısı cümle çığırtkanların başına.

    (bkz: monopolcu rekabet piyasası)
  • bu tiplere hastayımdır. gördüğümde böyle pozitif enerjiyle dolup taşarım. çok sık otobüs ile seyahat ettiğim için çok muhabbetim olmuştur bunlarla.

    bi keresinde yanyana iki firma istanbul'a gidiceğimi öğrendiğinde biri bi kolumdan çekiyordu diğeri öbür kolumdan. her çekişlerindede bilet fiyatlarında indirime gidiyorlardı bu çığırtkanlar. 25 liralık bileti indire indire 17'ye kadar indirdiler.
  • hastasıyımdır bu adamların.
    her an gidecegin yeri unutup başka bir şehire giderken bulabilirsin.hatta öylelerdir ki kendi firmalarında olmayan bir yeremi gideceksin olsun sorun degil bir ayar çekerler. en güzel yanları da bilet konusunda pazarlık yapılabilecek insanlardır bunlar.
  • otogarların vazgeçilmezleridir. onlarla konuşurken en sık yaşadığım olaysa şudur;

    otobüs bulması zor bir saatte otogara gidiyorsan el mahkum çığırtkanlara uğrayacaksın. zaten öyle bir bağırırlar ki duymamak imkansız. neyse, gideceğin yeri istikameti yapan bir otobüs şirketi buldun ve bilet almaya gidiyorsun. işte tam bu noktada, bu abiler devreye girer. kasada duran arkadaşlarına dönerler ve beni benden alan klişelerini söylerler; "10 tl al, sigortalı olsun"

    tabii, o sırada sigortasız koltuk da var mıymışmış diyemezsin, öylece içine atıp seni istediğin yere götürecek otobüse doğru yol alırsın.