şükela:  tümü | bugün
  • türkiye'de olmayan bir tür kültür. hatta o kadar yok ki, 14 yıllık sözlükte başlığı bile açılmamış.

    sadece avrupa'nın değil, dünyanın gelişmiş ve hatta gelişmekte olan bir çok ülkesinde bulunan bir kültürdür bu. bir marka, model, motor, şasi tipi, marka menşei ya da belirli bir dönemin otomobil sahipleri ve sevenleri belirli zamanlarda toplanır, organizasyonlar düzenler, yarışmalar yapar, eğlenir ve bilgi alışverişinde bulunurlar. ülkemizde böyle bir şey yok desek yeridir... gerçi bu sadece otomobil değil diğer bir çok alanda da böyle. örneğin diecast modeli toplayanlar, maket yapanlar, frp oynayanlar, permakültürle ilgilenenler, teknoloji geek'leri, koleksiyonerler bile böyle. yok değil, ama yok denecek kadar az. koskoca istanbulda en fazla 20-30 kişi toplanılıyor mesela. elalemin gavuru 200 bin nüfuslu şehirde 200 kişi topluyor... insanımız mı zevksiz bilmiyorum. bu öyle maddi durumla da çok alakalı bir durum değil. üstelik sosyal bir milletiz de. neden gelişmediğini bilmiyorum bu tip organizasyonların. neyse otomobillere dönelim:

    atıyorum volvocular, bis'çiler, v6 sevenler, cabrio hastaları, italyancılar, 50lerin klasikçileri falan toplanmıyor. toplansa da halka açık gün düzenlemiyorlar. zaten misal "cabiro sevenler" diye bir şey görmedim ben daha henüz. ama yabancı ülkelerdeki klasik otomobil rallilerine bakın, adamlar, amcalar-teyzeler-gençler-yaşlılar toplanmışlar cabrio otomobillere, tın tın manzaralı yolların keyfini çıkartıyorlar, veya off road yapıyorlar. henüz gelişmekte olan ülkelerde**** bile 200-300 otomobilin toplanıp çeşitli yerlere gidip değişik organizasyonlar düzenlendiklerini görüyoruz. ülkemizde bu şekilde buluşmalar ancak resmi kurumların bir kaç yılda bir eğer canları isterse bir lansman için falan açtıkları organizasyonlar oluyor. kullanıcı kesiminde hiç bir hareket veya istek yok.

    türkiye'de bu minvalde benim bildiğim sadece drag yarışları ve pist organizasyonları düzenlemeye yeni yeni başlayan avrasya otomobil sporları klübü var. onlar da sadece pist organizasyonları düzenliyorlar. amaçları otomobil kültürünü halkın ulaşabileceği seviyeye indirmek ve pist olanaklarından gençlerin faydalanmasını sağlayıp sokaktaki rolling, drag yarışları gibi ölümlere de sebep olabilen kanun dışı organizasyonları azaltmak. bunun gibi örnekler var tabii ki ama bir elin parmaklarını geçmekte zorlanırız saymaya başlarsak... tamam, hemen goodwood festival of speed gibi bir şeyler oluşsun demiyorum, ama neden olmasın? hiç mi otomobilleri kullanmayı, onları incelemeyi, izlemeyi seven insan yok bu ülkede?

    her şey de para değil ki.. fiat bis'çiler bile toplanmıyor arkadaş! 1000 liraya fiat bis alınabiliyor ve biraz uğraşılarak 1 2 ay içinde çok güzel hale çok küçük paralar harcanarak getirilebiliyor. nereden mi biliyorum? 2 arkadaşım 500 lira ve 1000 liraya 2 adet bis alıp bahçelerinde çürüklerini temizlediler, boyadılar, fiber işçiliklerini yaptılar, motorlarına baktılar, döşemelerini düzelttiler, kafalarına göre süslediler ve hala canavar gibi biniyorlar eğlenmek istediklerinde. onlara toplam maliyeti de 2500 tl civarı. bir akıllı telefon parası yani. kullanması da çok zevkli bir araç otomobil sever birisi için. hayatımda gerçekten eğlendiğim nadir anlardandı bir bis kullanmam. hem o arabayı yaparken harcanan emek kadar zevkli bir şey de yok.

    demek istediğim şey bu otomobil kültürü illa 100 bin liralık arabalarla gelişecek bir şey değil. zaten "al bak bu benim arabam, hepinizinkinden pahalı" havasını yapmak veya hissettirmek bile, ilkokul çocuklarının "benim babam polis, senin babanı döver" demekle aynı kafadan çıkma bir kültür olur. öyle adamların bu tip zevkleri olamayacağını zaten bilirsiniz.. küçükken elinde oyuncak arabalarıyla oynayan, irili ufaklı tüm otomobilleri sadece "yürüdüğü" için seven insan olmak yeterli bu zevke sahip olmak için. ben bu konuda türkiye'de üç beş kişinin var olduğuna inanmıyorum ve bu kültürün gelişmesini istiyorum. bunun için de elimden bir şeyler gelirse yapmaya her zaman hazırım. bunu da buradan duyurmuş olalım... benim gibi düşünen insanlarla da tanışmış olalım... zirveler düzenleyelim, boş durmayalım derim ben ekşi sözlük. şu otomobil kültürünü ekşi gibi dev bir platformdaki kadar karma bir şekilde yakalamamız zor ne de olsa. 10 yıl da sürse benimle aynı kafadaki insanlarla tanışmayı isterim her zaman.

    bir alfista olan, ktulu.
  • insanların hobisi olmadığından dolayı veya iş güçten hobiye vakit ayıramamalarından dolayı gerçekleşmiyor diye düşünüyorum bu olay, sırf otomotiv için değil her alanda.

    bizim ülkemizde insanlar kitap okumayı filan hobi sanıyor, bunu da sorsan 40 yılda bir gerçekleştiriyorlar. bu tarz aktivitelerin refah düzeyi ile doğrudan ilişkisi olduğunu düşünüyorum.
  • türkiyedeki ikinci el omotobil pazarının, parça üreticilerin, otomotiv ithalatının, yerli otomobil üreticilerinin veya üretmeye hevesi olan amatörlerin de hevesini kıracak ve yontacak şekilde yaygın olmayan kültürdür bu aynı zamanda.

    işe girip para biriktiren gençler gidip b ya da c segmentindeki aile otomobilleri alıyor. hiç farklı markalara modellere yönelenler yok. yollarda caterham, miata, buggy gibi ilginç otomobiller göremiyoruz hiç. zengin gidiyor zaten yollarda on binlerce olan otomobillerden alıyor, gençler gidiyor dümdüz zevki olmayan araçlar alıyor... bunun maddi durumla veya zamanla alakası olduğunu hiç düşünmüyorum. bir polonya, bulgaristan bizden daha mı zengin allah aşkına? adamlarda bizde hiç olmayan araçların fan klüpleri var, organizasyonları yapılıyor.. hiç olmazsa otomobil sahipleri kendi araçlarının içini dışını her parçasını biliyorlar.

    ülkemizdeki üreticiler de yontuluyor bu yüzden. bir onuk sazan'ı, diardi s gibi bir bebeği daha doğmadan öldürmüş oluyoruz.. halbuki çok isterdim bir diardi s seri üretime geçsin ve yolalrda görelim, hatta sahibi olalım.
  • bir vosvosçu olarak çok kalabalık bir kitle olduğumuzu belirtmek isterim. sık sık da toplanırız, misal bu yıl altıncısı düzenlenecek olan ve uluslararası olma yolunda büyük bir yol katederek balkan bus buluşması'yla birleşen, bulgaristan, yunanistan, romanya gibi ülkelerden katılımcılarla iğneada, kırklareli'de gerçekleşecek olan bus buluşmamız var. biraz açacak olursak, type 2 olarak adlandırılan, transporter olarak da bilinen volkswagen minibüslerin (kaplumbağalar da katılıyor elbet) buluşmasıdır bu. dünya genelinde çok büyük bir hayran kitlesine sahip olan t serisinin 1'den 5'e tüm modelleri olur genelde, ağırlıklı olarak hava soğutmalı olanları oluşturur kalabalığı. misal 5.'si yaklaşık 200 araçtan (yunanistan da üç beş araçlık bir katılım vardı) oluşan bir katılımla iznik gölü kenarında çok güzel bir organizasyonla gerçekleşti.

    otomobil kültürü adına ülkemizdeki önemli etkinliklerden birisi olduğunu düşünüyor ve gücüm yettiğince her birine destek vermekten mutluluk duyuyorum. ancak benzin sarfiyatının fazla olduğu araçlar olduğundan, gücümüz de ona göre yetiyor. şahsen en büyük problemin yakıt olduğunu düşünüyorum şu sıralar, önceleri daha farklı sebepler gösterilebilirdi. şu sıralar otomobil sahibi olmak isteyen hemen hemen herkes önce yakıt ekonomisine bakıyor, şeklinden şemalinden ziyade. bundandır ki (güzelliği göreceli elbette) sırf az yakıyor diye kıçıkırık, çirkin mi çirkin albea'ya ikinci el lüks bir araç parası verip, sıfırını alıyorlar. insanların otomobili yalnızca ulaşım amaçlı kullanmasından ötürü, kültürü de çok fazla gelişememiştir. ulaşımını sağlarken, kullanımından keyif alan, yol hiç bitmesin isteyen insanlar da malesef çok az. şu sıralar '96-'97 model jeep grand cherokee zj 15-16.000 civarına alınabiliyorken, insanlar keyfi ve lüksü bir yana bırakıp, az yakıyor diye bir clio'ya bu paraları vermek zorunda kalıyorlar. adaletsiz bir durum olduğunu düşünüyorum dünya genelinde kullanılan araçlara ve kullanım koşullarına bakılınca. bundaki en büyük etkenlerden biri yine yakıt sarfiyatı, devletin ithal otomobile vergiyi haşırt diye geçirmesi... daha da bi' şey diyemiyorum, çok dertliyim sözlük.
  • ülkemizde neyin kültürü var ki na bunun da olsun.

    normalde insanlar, ihtiyaçlarını belirler. maksimum verebileceği fiyata bakar. bir otomobilden beklentilerini sıralar vs..

    bizde şu şekilde bu kültür;

    -araç bakıyom kendime.
    +96 toyota var
    -patlak göz toyota tutulmuyor ortaam, bir önceki efsane kasa olsa temizinden
    +kaç liran var
    -18
    +yumurta kas accentler var. 10 numara
    -olabilir aslında. mercedese de baktım ama manda mı olsun balina mı karar vermedim.
    e36 bmw aldı bir arkadaş, süper gidiyor. öküz gibi de egzüs yaptırdı. o da olabilir. ya da uzay kasa vectra bilemedim.

    bilemezsin tabi.
  • otomobilden keyif almayı gerektirir.

    türkiye pazarı, "ya satamazsam" korkusuyla beyaz renk dışında otomobil almak istemeyen insanlarla dolu. o yüzden ülkemize uzak bir kavram.