şükela:  tümü | bugün
  • kur yükselirken vergilerin de artırılması sonucunda, şubat 2014'te geçtiğimiz senenin aynı ayına göre yüzde 26.2 oranıyla gerçekleşen durumdur.

    kaynak:
    http://www.hurriyet.com.tr/ekonomi/25942840.asp
  • en kıçı kırık otomobil 40 bin tl den satıldığından olsa gerek yaşanır.

    lazım diye ufak bi araba alayım diyordum, yine babayı aldım amk.
  • bayiden bildiriyorum test sürüsüne bile gelen yok.
  • olsa olsa, at yalanı s...yim inananı minvalinde bir istatistiktir.

    bayilere git yüzüne bile bakmıyorlar. tabureden hallice konfora sahip araçlara 50 bin tl para istiyorlar. orta segment zaten 100 bin bandına dayanmış. premium ise artık vatandaş için hayal olmuş. ama gel gör ki birilerinde para var. sadece biz bu grupta değiliz diye kimsede para yok değil.

    şu anda ve bir kaç ay öncesinde de araç satışları deli gibiydi. peynir ekmek gibi araç satılıyordu. hala öyle.
  • almasın kimse artık zaten. istanbul'da araba demek dört tekerli bir metal yığını sürüsü demek.
  • neden acaba?..

    - 0 km araçların yeni global ekonomi anlayışı gereği maliyetleri düşsün diye kalitelerinin; dolayısıyla dayanıklılıklarının düşürülmesinden dolayı olabilir mi?
    - ülkemizdeki ani ve acımasız ötv artışından dolayı olabilir mi?
    - akabinde yılbaşında başka zamların da gelme ihtimalinden dolayı olabilir mi?
    - yavaş yavaş dillendirilmeye başlanan, ama aslında birkaç senedir dibine kadar hissedilen ekonomik krizden dolayı olabilir mi?
    - insanların bu sıkıntılı ekonomik ortamda yarınını net görememesinden dolayı 'boşver yeni arabayı şimdi, biz elimizdekini koruyalım' veya 'zaten ev taksitleri daha bitmedi, bu ara bir de araba taksitlerine girmeyelim işin içinden çıkamayız' tarzı düşüncelerinden dolayı olabilir mi?
    - bir aracın yıllık giderlerinin (yakıt, mtv, trafik sigortası v.s..) zaman geçtikçe korkunç bir hızla artmasından dolayı olabilir mi?
    - araba alacak kişinin işine veya özel hayatına göre sık kullanabileceği güzergahta olan yeni yol ve köprülerin ((bkz: yavuz sultan selim köprüsü) ve (bkz: osman gazi köprüsü)) geçiş ücretlerinin çok yüksek olmasından dolayı olabilir mi?
    - özellikle istanbul gibi bir büyükşehirde (veya megaköyde) bilinçsiz şehir ve nüfus planlaması, altyapı sıkıntıları (her yağmurda bir yerleri sel götürmesi gibi..), sıkışık ve dar yollar, trafik magandaları gibi sebeplerin meydana getirdiği ve günün her saati insanı yaşamdan soğutan o delice yoğunluktaki trafikten dolayı olabilir mi?

    bilemedim şimdi.
  • kriz beklentisi para harcamaya eğilimli insanları tasarrufa yöneltir. üstelik kriz artık beklenti bile değilken harcamaların üzerine acımasızca savaş dönemi koşulları gibi vergiler koymak, hukuku hiçe sayarak şirketlerin mallarını kamulaştırmak gibi sebepleri vardır.
    yarın bankalardan da hızla para çeker insanlar ve tasarruflarını kayıt dışına alırlar. çünkü yarın birileri bankalarda olan mevduatı kamulaştırma yoluna gidebilir.
    bunun sinyallerini akepeli troller vermektedirler.
    liberal bir ekonomide dileyen tasarrufunu dilediği şekilde, dilediği para biriminde tutar.
    ama ülke liberal değil, hepimiz ülkenin malına dönüştük, birilerinin iki dudağının arasında olan şeylerden söz ediyoruz.
    yarın ohal çerçevesinde bir khk ile vatandaşın bankalarda bulunan tasarruflarına el konulabilir. bankada yabancı para cinsinden hesabı olanlar terörist ilan edilebilir, gözaltı, tutukluluk gelebilir.
    böyle bir zaman diliminde insanlar borçlanmaz, tasarrufa yönelirler. bireylerin tasarrufa yönelmesi harcamaların azalması anlamına gelir, harcamaların azalması ise şirketlerin daha az üretmesine yol açar, az üretim az kar demektir, dolayısıyla işten çıkarmalar artar.

    (bkz: tasarruf paradoksu)

    (bkz: dolar alanların mallarına el konulsun)
  • doğruluğu, neden-sonuç ilişkisiyle, rakamlar üzerinden incelenince görülebilecek iddia.

    bayiden bildirmek pek kabul gören bir yöntem değil, bildiğim kadarıyla. zira ne bayisi olduğu, ne iş yaptığı fark etmeyecek şekilde şöyle bir durum var:
    (bkz: esnaf ağlaması)
  • türkiye'de satış fiyatı 10 bin lira olması gereken araçlara akp hükümetinin koyduğu insanlık dışı vergiler yüzünden millet 40-50 bin lira ödüyor. evet kardeşim, bizim bu ülkede 50 bin lira ödediğimiz araba almanyada fransada 2000-3000 euroya satılıyor. avrupalılar bize götüyle gülüyor, keriz türkler diyorlar ki pek haksız sayılmazlar. iphone bile bu ülkede 4000 liraya satılırken tüm dünyada 1000-1500 lira arası bir fiyata satılıyor. işin ilginç yanı ülkemizde maaşlar da çok düşük. yani 2000 lira maaşla çalışan işçi 1 adet iphone alabilmek için 2 ay yemeden içmeden para biriktirmeliyken, avrupada çalışan işçi 1 aylık maaşıyla 5 tane iphone alabiliyor. yani o gavur dediklerinizin alım gücü bizden 10 kat yüksek. o yüzden bu tür "otomobil satışlarında sert düşüş" haberlerine pek inanasım gelmiyor. çünkü biz genel olarak aptal bir milletiz. acaba insanlar "lan bu işte bi iş var, acaba bu akp bana çakıyor olabilir mi" deyip ne zaman uyanacak çok merak ediyorum.