şükela:  tümü | bugün soru sor
  • son dönemlerde bunların sayısı ankara'da da bir hayli arttı. işin garip yanı bunların sadece parfüm değil yanında bonus olarak da saat falan satmaları. açık konuşmak gerekirse ben saat ve parfüm dışında başka bir şey sattıklarını görmedim, satabilecekleri en mantıklı ürünler de bunlar aslında.

    bunlar sadece kaldırımda yürürken değil; arabanın içinde birini beklerken, kalabalık bir buluşma yerinde yine aynı şekilde birisini beklerken, avmlerin açık otoparklarında arabanızı park ederken, hatta ve hatta arabanızı servise bıraktığınız bir yetkili servisin kapısında bile sizi bulabilirler. bazen de ankara için kalabalık olan bahçelievler, tunalı gibi yerlere tezgah açıyorlar kısa süreli. benim gördüklerim genelde zeki tiplerdi sanırım çünkü hiçbirisi sadece kimliğini veya ehliyetine göstermedi bana. saçma sapan bir atü veya havaalanı kartı gösterererek dolandırıcı olmadıklarını söyledi.

    parfümleri bilmiyorum ama bir saat manyağı olduğumdan bu zamana kadar bunların gösterdikleri bir tane saatin bile gerçek olmadığını söyleyebilirim. aslında parfüm hastalığı da var ama detaylı incelemediğimden dolayı bunlar hakkında yorum yapamıyorum. tabi detaylı incelemek istesem hemen itelemeye çalışacaklar, bu yüzden hiç detaylı incelemeye kasmadım. bunlar bir de zeki inanamazsınız, anlık çözüm üretmekte adamlar uzman. genelde hatta 90% albea, linea gibi arabalarla size yanaşan bu tipler bir de pratik zeka inanamazsınız.

    geçenlerde arkadaş para çekecek arabanın içinde bekliyorum, trafik de cehennem zor durmuşuz. arabanın teki yanaştı yanıma, arkada bildiğin millet bunu bekliyor. bastı kornaya duymadım başta, bir daha bastı döndüm baktım adres falan sorcak sandım çünkü arkasındakiler bildiğin bunu bekliyor. hızlıca yine elinde parfüm ve saat olduğunu, piyasaya göre çok uygun fiyatlara vereceğini falan söyledi. tabi ben bu hikayeyi bildiğimden yanımda nakit olmadığını ve arkadaşı beklediğimi söyledim. adam demez mi karttan arabaya benzin koyalım bana uyar falan, ben de dedim yok ihtiyacım yok bilmem ne çünkü adam artık laftan anlamıyor. bunlar zaten nakit falan da aramıyor genelde nakit yerine arabamda benzin yok, kaldım buralardan gibisinden laflar ediyorlar ki ısrarla bunların benzinlerine baktığımda dipte oluyor. adamlar artık nasıl profesyonel çalışıyorlarsa tüm şartları göz önünde bulunduruyorlar. tam türk kafası, yemin ederim şu aklı başka bir şey için yorsalar belki köşeyi dönecekler.
  • istanbul atatürk havalimanı civarında bolca bulunurlar. hemen hemen her gelişimde malum istanbul trafiği sebebiyle normalden erken çıkıp doğal olarak erken varıyorum. en güzel bekleme yeri de eğer o gün fuar yoksa fuar alanı civarı. hem daha düzgün bir bekleme alanı hem de sürekli olan polis tacizinden kurtulabiliyorsunuz. neyse konuya gelirsek burada ne zaman beklesem hemen bir tanesi gelip " bilmem ne deposundan geliyorum şimdi havaalanına gideceğim ve içeride bunları bedava alacaklar" şeklinde bir satış pazarlama tekniğiyle bunları bana çok ucuz bir fiyata satmak isterler. bu olay ilk kez başıma geldiğinde 400 500 tl cukkalamayı bekleyen arkadaşa en fazla 50 tl verebileceğimi belirtmiştim. sonunda da arkasına bile bakmadan ve muhtemelen içinden küfürler ederek gitmişti.

    en son gittiğimde ise üst üste 2 tanesine denk geldim. ilki hemen pes etti ama öbürü "olmazsa benzin parası olarak bile versen olur" dedi. baya uğraştı ama ne olduklarını bildiğim için satmayı başaramadı. yukarıda bahsedildiği gibi, ürünler her zaman ki parfüm ve saat ikilisiydi. parfüm paketlemesi baya başarılıydı aslında ama saatin kutusu uzun süredir satılmayı beklediğini belli ediyordu. hatta gerçek olduklarına inandırmak için telefonumda barkod okuyucu program varsa onu kullanarak gerçek olup olmadıklarını anlayabileceğimi belirtti. aslında yapsam ne olurdu hala merak ediyorum.

    kısacası tam olarak ne olduklarının çözülmesini görmeyi dileğim insanlardır.
  • bugüne kadar üç ayrı şehirde karşılaştığım, ne hikmetse bir bagaj dolusu parfümle hep "hava alanında çalışıyoruz, kabin görevlisiyiz, yurt dışından aldık, akşam da geldiğimiz şehre dönüyoruz. bunlar da orijinal, satıp gidicez" tipleri. memlekete dönücem otobüs bileti yok tiplerinin bir versiyonu sanırım, zira memlekete döneceğini söyleyen adam bir aydır köşedeki ışıklarda, hala dönemedi.
  • puşttur .ne yazık ki ben de oyuna gelen saftirikolardanım. türk hava yolları personeliymiş, şöyleymiş böyleymiş bir konuşuyor, bundan sonra bir hafta kimse konuşmasa boşluk hissetmezsin. ilgilenmiyorum diyorsun, resmen seni suçlar gibi ne düşündünüz bilmiyorum ki 50 lirayla siz de batmazsınız ben de zengin olmam, kaçırmayın yardımcı olun, benzin param çıksın falan saçmalayıp duruyor. ben bir ara bir şeyler söylemeye çalışırken ağzımın içine lafların tıkıldığını hissettim. neyse en son zittir olup gitmesini o kadar çok istedim ki, iki şişe sahte parfüme 50 lira bayıldım. olay akasya acıbadem avm civarında gerçekleşti.
    ve babam...
    galiba bana yıllardır böyle kızmamıştı. ben niye muhatap olmuşum da o adamı yanıma yaklaştırmışım. aslında haklı. bu kısımları her ne kadar kendisine anlatmamış olsam da, ben camı sonuna kadar açıp yarı belime kadar sarktım. bir de kolumu uzattım parfümü sıksın da koklayayım diye. ya o parfüm bayıltıcı zehir olsaydı. ay imdat çok uçtum galiba.
    bile bile tongaya düştüm, gıcık oldum kendime, neyse plakasını aldım, plaka gerçek midir, ya da ne işe yarar bilemiyorum, dursun burda hatıra olarak. beyaz sedan volkswagen, 34 aj 8749.
  • banada denk gelmıs olaydır kendısı yukarıda anlatılanlarda bırebır aynıdır...

    iyi nıyetımızden adamı dınledımde dinledım hayır ıhtıyacım yok dıyemedım

    sırketten benı beklıyorlar acıl ama ben adamla goygoy yapıyorum, bırakmıyor adeta herıf kıbar dılle anlatıyor bırde satısı,

    zar zor uzaklastım artık 34 plaka seat ibiza
  • zamanında ankara armada avm kapalı otoparkında abimi 300 tl dolandırmış sahtekarlardır. karşılığından emporio apmani evet evet gerçekten apmani yazıyor saatin içinde detaylı bakıldığında anlaşılıyor, 3 adet de parfüm. abim bir gün onunla tekrar karşılaşacağını umduğu için ne parfümlere dokundu ne de apmani saate. umarım karşılaşır bir gün.
  • temiz görünümlü oldukları kadar ısrarcı ve dilbaz gençlerdirler. ben de sanırım temiz, saf görünüyorum gözlerine ki bu tipler her ortamda mutlaka yapışıyor bana. başarılı olabiliyorlar mı, hayır. yirmi yıl önce elmadağ'da ayakkabı boyacısına ufak bir para kaptırmıştım ama, bebeydim o zamanlarda.

    neyse, dört beş yıl önce nautilus otoparkında rastlamıştım bu arkadaşlardan birine. yapışkan kişiliği ve düzgün görünümü ile benim yıldırıcı bakışlarıma, kayıtsız duruşuma rağmen uzun uzun masal anlatmıştı. havaalanında çalışıyormuş, yurt dışından ucuza getiriyormuş, parasız kalmışmış, çok ucuza veriyormuş. hayırlı işler deyip kaçmıştım.
    sonradan avm güvenliğine şikayet etsem mi diye ikilime düşmedim değil ama çok trafik vardı, uğraşamadım.
  • yeni değllerdir , abi burada bir arkadşım vardı italyadan sipariş vermişti , döndük baktık batmış , abi havaalanında freeshopta çalışıyorum..daha neler neler... bakınız (bkz: kutsal damacana) giriş..
  • havaalanı dolandırıcısı diyorum ben bunlara. yıllar geçtikçe şekil değiştiriyorlar. eskiden daha apaçi tiplerdi. dolayısıyla güven vermiyorlardı. sonra daha düzgün tipler olmaya başladılar ama yol kenarında elinde duty free poşeti ile yine de inandırıcılıktan uzaktılar. sonra bari araba ile insanları taciz edelim demiş olacaklar ki , eski model arabalar -böyle broadway olsun, spring olsun, palio olsun o tip- ile bu işi yaptılar. son dönemde ise, çoğunlukla sıfır jetta,leon,golf gibi arabalarla bu dolandırıcılığı yapıyorlar. tok kapı sesi önemli tabi.

    kendilerini ya thy çalışanı olarak, ya duty free çalışanı olarak tanıtıyorlar. arabalarında dikiz aynasına asılı thy logolu süs görürsünüz.

    ha bir de, artık tek kişi değiller. arabayı biri kullanırken yan koltuktaki kişi konuşuyor.

    bakalım sırada nasıl bir şekille dolandırıcılığa devam edecekler.