şükela:  tümü | bugün
  • otorite**** pozisyonundaki kisinin dedigini yapmak. elbet turkce orani daha fazla olan bir tabir de olmali bu konuda. obedience to authority denir ecnebi dilde.
  • hannah arendt in dediği gibi sorgusuz sualsiz görülebilen bir itaat türüdür. özellikle geleneksel ve feodal mantıktan kurtulamayan toplumlarda sorgusuz sualsizliğin boyutu iyice uca varır, ki weber'in geleneksel itaat dediği bu olsa gerektir. sorgulayan kafalar ise, kendi sorgusundan emin olmadığından, yani ki kendinden emin olmadığından susar.

    ampirik metodla denenmiştir. şöyle ki,
    yurdum güzide üniversitelerinden birinin güzide hukuk fakültesinde otorite konusunun tartışılacağı derse girecek olan hoca, çay ocağında çalışan ve öğrencilerin çoğu tarafından tanınan bir görevliyi, üzerindeki beyaz önlüğü dahi çıkartmadan kolunun altına kitapları vererek anfiye yollar. görevliden istenen öğrencilerin anfiye girmesi ve anfide sessizlik sağlanmasıdır.

    kolunun altında kitaplarla anfi kapısından girerken çay ocağındaki görevli "haydi çocuklar herkes sınıfa!" der. öğrencilerin hepsi girerler. ama anfide sessizlik henüz sağlanmamıştır. kitapları kürsüye koyan görevli öğrencilere dönerek "sessiz olun" der bağırmadan. hepsi susar ve not defterlerini, kitaplarını açar, ders dinlemeye hazırlanırlar.
    ancak görevli susar ve öğrencilere bakar. öğrenciler susar ve görevliye bakarlar.

    bu sırada hoca girer sınıfa ve durumu açıklar. ardından sorar:
    - neden dinlediniz?
    - .......
    - çay ocağında çalıştığını bilmiyor muydunuz?
    birkaçı mırıldanarak:
    - hoca olabilirdi.
    - peki üzerindeki önlüğü görmediniz mi?
    - laboratuvardan gelmiş olabilirdi.
    -.....

    eldeki veri: hukuk fakültesinde laboratuvar dersi yoktur. ve dahi laboratuvar yoktur. hukuk öğrencisinin laboratuvarla işi hiç yoktur.

    sonuç: geleneksel otoriteye itaat mantıksal nedenlere dayanmaz. öğretilmiş otoriteye sorgusuz sualsiz itaat edilir.*
  • (bkz: ulul emre itaat)
    (bkz: ulul emr)
  • otoriteye itaat, sorumluluk duygusunu itibarsızlaştırır. kişi bu yolla, sorumlu olmanın vicdani ve pratik meşakkatinden kurtulduğuna dair avuntu edinir. bu da ona, sorumlu ve bu yüzden özgür benlik karşılığında satın alınmış "güvenli" bir barınak sağlar.

    otoriteye itaat eden kişi, ölüm borcunu ödememek için hayat kredisi kullanmayan vatandaşa benzer. o, zaten ölü olursam hiçbir zaman ölmem diye düşünür.