şükela:  tümü | bugün
  • geeks worldwide'in haberine göre douglas adams'in bilimkurgu serisi hitchhiker's guide to the galaxy'den uyarlanacak bir dizi cekilmektedir ve 2021'de hulu tv'de yayınlanmasi planlanmaktadır.

    kaynak
  • "üzerinde yapılan anatomik incelemeler, onların beyinlerinin aslında fena halde deforme olmuş, yanlış yere yerleştirilmiş ve hazımsızlık çeken bir karaciğer olduğunu ortaya koymuştur."
    gibi çok haklı ve yerinde tespitleri olan kitap...
  • bundan yaklaşık 10 sene önce bir arkadaşımın tavsiyesiyle alıp okumuş zorla bitirmiştim hiç hitap etmemişti. bilim kurgu sever ve star wars hastası biri olark söylüyorum bunları. neyse geçen gün yine kitaplıkta elime geldi ulan dedim bir daha okuyayım şunu. yine olmadı son cilde geldim zorla ilerliyorum yine. bende bir sıkıntı var galiba.
  • az once d&r da seçili kitaplar 9 tl kampanyasında alfa yayın grubunu gördüm ve otostopçunun galaksi rehberi birinci kitap 9 tl idi. ılgililere duyurulur.

    not: tüm d&r lar da geçerliymiş ve bu ay sonuna kadar devam ediyormuş kampanya.
    not2: kampanya mağazalarda internet sitesinde değil.
  • 42 cevabı hayatıma büyük bir kolaylık kattı diyebilirim şöyle ki abuk subuk soru soruldugunda direk 42 diyorum:)

    asıl önemli olan senin; benden aldığın cevapla ne yapacağın!

    anlayamayanlar için : boş boş soru sorma kardeşim.
  • arthur dent, basit bir yaşam süren bir dünyalı. ford prefect ise yıllar önce dünyada mahsur kalmış, başka gezegenden bir otostopçu. daha doğrusu, otostopçunun galaksi rehberi adlı rehber kitap için bilgi toplarken yolu dünyaya düşmüş. bir gün, dünyanın yok edileceği bilgisini alan ford, arkadaşı arthur’u bu saldırıdan son dakika kurtarır ve kendilerini bir uzay gemisinde bulurlar. böylece arthur’a oldukça yabancı gelen bir evrendeki maceraları başlamış olur.
  • 2 kere okuduğum ve okurken çok keyif aldığım, ardından dur lan bir filmini de izleyeyim dediğimde ilk 10-15 dknın ardından kapattığım eser.
    42 muhabbeti keyiflidir. sık sık geyiğini, esprisini yaparım. ama dünyanın uzayda kestirme bir yol açmak için yok edilmesine dair olan, hikayenin başlangıç kısmı bence çok daha eğlencelidir.
  • "rehber için hazırlanmış bir rehber yazarından birtakım işe yarar notlar" kısmından bir parça, inanılmaz hoşuma gitmiştir:

    galaksi rehberi fikri aklıma ilk kez 1971 yılında avusturya innsbruck’ta bir tarlanın ortasında sarhoş bir halde yatarken gelmişti. öyle çok da leyla değildim, yalnızca beş parasız bir otostopçu olarak iki gündür doğru dürüst bir şey yemeden bir çift sert gösser içtiğiniz zaman olacağınız gibi bir sarhoşluktu. yani ayakta durma konusunda eğlenceli bir beceriksizlik halinden bahsediyoruz.

    yanımda ken walsh’m yazdığı hitch hiker’s guide to europe (otostopçunun avrupa rehberi) adlı bir kitap vardı; birisinden ödünç aldığım ve epey yıpranmış bir kitaptı. aslında o günlerden, yani 1971 yılından beri hala bende olduğuna göre artık çalıntı mal sayılabilir. europe on fiue dollars a day [günde beş dolara avrupa] (o zamanlar öyleydi) adlı kitaba sahip değildim, çünkü parasal durumum o kadar iyi değildi.

    gecenin karanlığı, altımda tembelce dönmekte olan tarlanın üstüne çökmeye başlıyordu. bense yalnızca gidebileceğim ve innsbruck’tan daha ucuz bir yerin neresi olduğunu merak etmekteydim; aslında düşünüyorum da innsbruck’ta o öğleden sonra başıma gelenler konusunda yapabileceğim bir şey yoktu.

    başıma neler mi gelmişti? bir adresi bulmaya uğraşarak kentin içinde yürüyordum ve sokağın ortasında durup adamın birine gideceğim yönü sorduğumda tamamen kaybolmuş durumdaydım. bu işin hiç de kolay olmayacağını biliyordum, çünkü ben almanca konuşamam; ama özellikle de bu adamla bir iletişim kurabilmemin böylesine zor olacağını keşfettiğim zaman yine de şaşırıyordum. gerçek yavaş yavaş kafama dank ederken biz hala boşu boşuna birbirimizi anlamaya çalışıyorduk, ki innsbruck’ta durdurup bir şeyler sorabileceğim onca insan varken ben tutup ingilizce konuşamayan, fransızca konuşamayan, üstelik sağır ve dilsiz birini seçmiştim. gerçekten samimi duygularla özür dileme amaçlı bir dizi el hareketinin ardından tamamen dağılmış durumdaydım ve birkaç dakika sonra başka bir sokakta dikiliyordum; durdum ve başka bir adama sormaya kalktım, ama o da sağır ve dilsiz çıkınca ben de hemen gidip biraları satın aldım.

    ardından maceraya devam etmek için sokağa döndüm ve tekrar denedim.

    bir şeyler sormaya kalkıştığım üçüncü adam da sağır ve dilsiz, üstelik de kör çıkınca omuzlanma dehşet verici bir ağırlığın yerleştiğini hissetmeye başladım; baktığım her yerde ağaçlar ve binalar karanlık ve tehlikeli görünüyordu. paltoma sıla sıkıya sarıldım ve sokaktan aşağıya sendeleyerek aceleyle yürümeye başladım, üstelik aniden ortaya çıkan şiddetli bir rüzgar yüzümde kırbaç gibi şaklıyordu. adamın birine çarptım ve özür sözcükleri kekeledim, ama o da sağır ve dilsizdi ve beni anlayamıyordu. gökyüzü kararıp korkutucu bir hal almıştı. kaldırımlar yan yatarak dönüyor gibiydi. eğer o anda başım öne eğik bir şekilde yan sokaklardan birine sapıp sağırlar için bir kongrenin düzenlendiği otelin önünden geçmemiş olsaydım, aklımı tamamen kaçırarak hayatımın kalanını kafka’nın ününü borçlu olduğu tarzda kitaplar yazarak geçirebilirdim.
  • aşık olduğum kitap serisidir. o dönem, onca şeyi nasıl hayal ettin ve yazdın lan. hadi yazdın, nasıl içine öyle güzel espriler kattın. madem içine espri kattın, nasıl o kadar iyi anlattın lan. wow.

    kitap değil de, uk'de radyo programı olarak başladığını biliyorum. yine de wow.
hesabın var mı? giriş yap