şükela:  tümü | bugün
  • kitabı okudum zevkler renkler ayrı ama çok hitap etmedi .ardından arkadaşıma verdim o da okudu ona da hitap etmedi ardından rick ve morty izledim ve tekrar okudum tabi bir 4 sezonla baya 1 günde bitirdim aslında 4 ün yarısı var geleceği mayısta çıkacakmış.kitapla bağ kurdum ve ilgimi çekmeye başladı ben kendi adıma beğendim.eğer bir gün bir çıkıp da evrenin hangi nedenle ve niçin burada var olduğunu keşfederse, evrenin birdenbire yok olacağını ve yerini çok daha garip ve anlaşılmaz bir şeyin alacağını öne süren bir kuram vardır.

    bir başka kuramsa bunun zaten gerçekleştiğini ileri sürer.
  • bundan yaklaşık 10 sene önce bir arkadaşımın tavsiyesiyle alıp okumuş zorla bitirmiştim hiç hitap etmemişti. bilim kurgu sever ve star wars hastası biri olark söylüyorum bunları. neyse geçen gün yine kitaplıkta elime geldi ulan dedim bir daha okuyayım şunu. yine olmadı son cilde geldim zorla ilerliyorum yine. bende bir sıkıntı var galiba.
  • kitap serisini hepimiz elon musk’ın en çok etkilendiği bilim kurgu romanı olarak biliyoruz.

    ayrıca sedat kapanoğlu' da yine bu kitap sayesinde sözlüğü kurduğunu söylemişti.

    tam olarak bilim kurgu romanı diyemeyiz, hem farklı, hem de esprili bir bilim kurgu yol hikayesi diyebilirim.

    galakside, arabalar yerine uzay gemilerinin olduğu, yol ve zeminin olmadığı bir yol hikayesi... standart bir gidişatı kesinlikle yok. olasılıklar sonsuz ve her an her şey olabilir.

    tabii ki adamım melankolik ve galaktik ansiklopedi robotu marvin. hayattan bezmiş.

    tüm evrenden daha yaşlı, her şeyi biliyor ve beyninin büyüklüğünün sınırı yok. ama kendisine kağıt toplama işleri veriliyor. arada bir etkileyici elektronik bakışlar fırlatıyor.
    ruhsal rahatsızlıkları bir yana güçlü bir mizah anlayışı olan tam aşık olmalık, evlenmelik bir robot bence.
    üzülünce göğsünün derinliklerindeki dişlilerin gıcırdaması beni çok etkiledi.

    konunun ortaya çıkışı 1978' de radyo programı ile başlamış. yani tam 42 yıl olmuş.
    google'da "the answer to life, the universe and everything" yazıldığında gelen cevap da buradaki bahsedilen 42 dir.

    bu ara her şeyi 42 ye bağlıyorum.
    2020 'nin başımıza sardıkları ile ilgisi olabilir mi acaba diye düşünmeden edemiyor insan.
  • ilk kitap hangisi, okumaya hangisinden başlamak gerekir bilmediğim kitap. bilen birisi yeşillendirebilir mi? (bkz: ben buralarda yeniyim de)

    edit: bilgilendiren arkadaşlara teşekkür ederim. :)
  • az once d&r da seçili kitaplar 9 tl kampanyasında alfa yayın grubunu gördüm ve otostopçunun galaksi rehberi birinci kitap 9 tl idi. ılgililere duyurulur.

    not: tüm d&r lar da geçerliymiş ve bu ay sonuna kadar devam ediyormuş kampanya.
    not2: kampanya mağazalarda internet sitesinde değil.
  • evet okumaya başladım, evet bir süre sonra acaba zamanımı boşa mı harcıyorum diye düşündüm, ne bulmuşlar, bıraksam daha mı iyi dedim ve evet bitirdim ve pişman değilim, iyi ki okumuşum. fantastik ve yer yer ilginç sözler / olaylar var, şimdiye ve geleceğe farklı bakışlar, benzeşimler, mecazlar. altını çizdiğim çok yer var.
  • "rehber için hazırlanmış bir rehber yazarından birtakım işe yarar notlar" kısmından bir parça, inanılmaz hoşuma gitmiştir:

    galaksi rehberi fikri aklıma ilk kez 1971 yılında avusturya innsbruck’ta bir tarlanın ortasında sarhoş bir halde yatarken gelmişti. öyle çok da leyla değildim, yalnızca beş parasız bir otostopçu olarak iki gündür doğru dürüst bir şey yemeden bir çift sert gösser içtiğiniz zaman olacağınız gibi bir sarhoşluktu. yani ayakta durma konusunda eğlenceli bir beceriksizlik halinden bahsediyoruz.

    yanımda ken walsh’m yazdığı hitch hiker’s guide to europe (otostopçunun avrupa rehberi) adlı bir kitap vardı; birisinden ödünç aldığım ve epey yıpranmış bir kitaptı. aslında o günlerden, yani 1971 yılından beri hala bende olduğuna göre artık çalıntı mal sayılabilir. europe on fiue dollars a day [günde beş dolara avrupa] (o zamanlar öyleydi) adlı kitaba sahip değildim, çünkü parasal durumum o kadar iyi değildi.

    gecenin karanlığı, altımda tembelce dönmekte olan tarlanın üstüne çökmeye başlıyordu. bense yalnızca gidebileceğim ve innsbruck’tan daha ucuz bir yerin neresi olduğunu merak etmekteydim; aslında düşünüyorum da innsbruck’ta o öğleden sonra başıma gelenler konusunda yapabileceğim bir şey yoktu.

    başıma neler mi gelmişti? bir adresi bulmaya uğraşarak kentin içinde yürüyordum ve sokağın ortasında durup adamın birine gideceğim yönü sorduğumda tamamen kaybolmuş durumdaydım. bu işin hiç de kolay olmayacağını biliyordum, çünkü ben almanca konuşamam; ama özellikle de bu adamla bir iletişim kurabilmemin böylesine zor olacağını keşfettiğim zaman yine de şaşırıyordum. gerçek yavaş yavaş kafama dank ederken biz hala boşu boşuna birbirimizi anlamaya çalışıyorduk, ki innsbruck’ta durdurup bir şeyler sorabileceğim onca insan varken ben tutup ingilizce konuşamayan, fransızca konuşamayan, üstelik sağır ve dilsiz birini seçmiştim. gerçekten samimi duygularla özür dileme amaçlı bir dizi el hareketinin ardından tamamen dağılmış durumdaydım ve birkaç dakika sonra başka bir sokakta dikiliyordum; durdum ve başka bir adama sormaya kalktım, ama o da sağır ve dilsiz çıkınca ben de hemen gidip biraları satın aldım.

    ardından maceraya devam etmek için sokağa döndüm ve tekrar denedim.

    bir şeyler sormaya kalkıştığım üçüncü adam da sağır ve dilsiz, üstelik de kör çıkınca omuzlanma dehşet verici bir ağırlığın yerleştiğini hissetmeye başladım; baktığım her yerde ağaçlar ve binalar karanlık ve tehlikeli görünüyordu. paltoma sıla sıkıya sarıldım ve sokaktan aşağıya sendeleyerek aceleyle yürümeye başladım, üstelik aniden ortaya çıkan şiddetli bir rüzgar yüzümde kırbaç gibi şaklıyordu. adamın birine çarptım ve özür sözcükleri kekeledim, ama o da sağır ve dilsizdi ve beni anlayamıyordu. gökyüzü kararıp korkutucu bir hal almıştı. kaldırımlar yan yatarak dönüyor gibiydi. eğer o anda başım öne eğik bir şekilde yan sokaklardan birine sapıp sağırlar için bir kongrenin düzenlendiği otelin önünden geçmemiş olsaydım, aklımı tamamen kaçırarak hayatımın kalanını kafka’nın ününü borçlu olduğu tarzda kitaplar yazarak geçirebilirdim.
  • geeks worldwide'in haberine göre douglas adams'in bilimkurgu serisi hitchhiker's guide to the galaxy'den uyarlanacak bir dizi cekilmektedir ve 2021'de hulu tv'de yayınlanmasi planlanmaktadır.

    kaynak