şükela:  tümü | bugün
  • genellikle sinüzit hastalarının pençesine düştüğü bağımlılıktır. (bkz: ukteydim doldum)
  • olay burunun içindeki tüylerin yok olmasıdır aslında yanlış hatırlamıyorsam. zamanında başıma gelmişti. insan nefes alamıyorum sanıyor, burun aşırı kuruyor. otrivine hemen kesilmeli ve serumfizyolojik gibi bir damla çok sıkıntı olursa kullanılarak bu durumun geçmesi beklenmeli.
  • sadece bes gun kullanarak dahil oldugum bagimlilik. ben hemen baglaniyorum galiba ya...
  • konka hipertrofisi ile sonuçlanacak eylem.
  • kim ne derse desin kötüdür. son derece üzücü ancak nazal polip kurbanı insanların sahip olduğu bir bağımlılık.
  • (bkz: sulfarhin) kullanarak aşılabilir.
  • (bkz: medikamentoz rinit)
    vardır böyle bir olay. zira doktorun reçete ettiği antihistaminiği ve alerjen burun spreyini 2 3 ay aralıksız kullanıp konkaları atrofiye uğratmak yerine bunu kullanıp kolaya kaçar tez canlı arkadaşımız. doktorun verdiği tedavide kısa sürede sonuç görmediği için tedaviyi bırakır otrivine sarılır. kullanmadığı dönemde rebound etki yüzünden daha da tıkalı hisseder ve bağımlı hale gelip daha kötü olur.

    sonra da ağlar benim burun etlerim var yeaa. herkeste var o burun eti(konka). ha kimisinde çeşitli sebeplerden hipertrofik. sen otrivin, iliadin tarzı ilaçlar kullanıp o burun etlerini rebound etkiyle daha da büyütüyorsun ya da yeni haline alıştığın için öyle hissediyorsun.

    1. durum: kimisi var, gayet normal boyutlarda konkaları var ama yinede kullanır ve sonuç olarak rebound etkiyle hipertrofiye uğratır burun etlerini. muhtelen grip olduğu bi dönem başlamıştır bu konstrüktörlere grip geçince bikaç gün rebound etkiyi tolere edemeyecek kadar tatlı canlıdır. 2 gün burunu tıkalı uyumaya razı olmaz ve iş büyür.
    çözüm: hafif durumlarda birkaç gün, kimisi için 1-2 hafta sabır. gerekirse ağzın açık uyumayı göze al ve ama nolursa olsun kullanma. sabret. rebound etki geçecek büyük oranda. anatomik problemin yoksa tamamen geçecek varsa büyük oranda geçecek.

    2. durum: kimisi var üşengeç ve sabırsız. atopik bünyeye sahip o yüzden özellikle bahar dönemleri hipertrofiye uğruyor konkaları. gidiyor doktora, doktorun verdiği antihistamik ve alerjen burun spreyini 2 ay düzenli kullanacak kadar sabredemiyor sarılıyor iliadine, otrivine. al sana hem hipertrofik hem rebound etkili rinit.
    çözüm: o kullandığın konstrüktör burun spreylerini azalt. doktorun reçete ettiği ilaçları 2 ay sabırla kullan. ilk bir ay içinde baş belası burun spreyini tamamen bırakmış ol. 2. ayın sonuna doğru antialerjik tedaviden dolayı atrofiye uğrayacak o konkalar. bu dönemde o baş belası konstrüktörleri bırakmış olduğun için rebound etki zaten geçecektir. bi sonraki bahar dönemi antihistamiğini aksatırsan yine aynı sorunla karşılaşırsın.
  • kurtulduğum bağımlılık.

    kronik farenjit ve geniz akıntısı gibi sorunlardan muzdarip bendeniz, otrivine ile yaklaşık 3 yıl önce tanıştı. yine geniz akıntısından hasta olduğum günlerin birinde burun tıkanıklığımın çözümü için doktor, otrivine yazmıştı reçeteye. hastalığın geçtiğinde kullanmayı bırak demeyi de ihmal etmemişti. kullandıktan sonra burnumu yıllardır hiç olmadığı kadar açık ve ferah hissettirmişti bu meret. ve o günden sonra tabii ki doktorun dediğini yapmadım. hasta olmadığım zamanlarda da özellikle geceleri burnumdan rahat nefes alamadığımı düşünüyordum. ağzı açık uyumaktan nefret ettiğim için bunun çaresini otrivine'de buldum. yaklaşık 3 yıl boyunca her gün sadece gece yatmadan birer fıs olmak üzere otrivine kullandım. yakınlarım sürekli uyarıyordu bırak şunu diye. nitekim yaklaşık 1 sene önce kbb doktoruna gittim ve durumumu anlattım. burnumun içini, boğazımı, genzimi kamera ile detaylı bir şekilde inceledi ve et büyümesi olmadığını, her şeyin normal gözüktüğünü söyledi. otrivine bağımlılığımı ve gece burnumdan zor nefes aldığımı söyleyince cevabı net bir şekilde "psikolojik." oldu. dedikleri aklımın bir köşesine yerleşti ama sonrasında da tabii ki otrivine kullanmaya devam ettim. ta ki 1 ay öncesine kadar. iş yerinden arkadaşım da ara ara otrivine kullanıyor ve kullandığı zamanlarda sürekli burnunun kanamasından şikayet ediyordu. bende böyle bir sorun yoktu ama arkadaşımın halini görünce "ne yapıyorum lan ben." diye kendi muhakememi yapıp otrivine'i bırakmaya karar verdim. bıraktıktan sonra birkaç gün geceleri uyumakta zorluk çektim ancak bunun sebebi burundan nefes alamamam değil otrivine ile uyumaya alışmış olmamdı. günler geçtikçe "psikolojik." diyen net doktoru hatırladım ve kendi salaklığıma üzüldüm. şimdi otrivine'i hayatımdan çıkardım ve mutluyum (kamu spotu oldu bu ama kalsın böyle)

    sözün özü bırakmanızı söyleyen insanları dinleyin, uzun süre kullanmaktan kaçının. burnunuza zarar vermeyin. bir de net doktoru hatırlayın; "psikolojik."
  • özetle bir damar büzüştürücü olan otrivine kullanıldığında burnun içindeki etleri yani konkaları küçültmektedir.

    bu spreyin uzun vadede (yani üç günden uzun süreli kullanımlarda) yan etkisi ise küçülttüğü konkaların ilaç kullanımı sonrasında daha da büyümesidir. bu sebeple prospektüste yan etki olarak belirtilen "geçici burun tıkanıklığı hissi", aslında küçülttüğü damarların sonra daha da genişlemesi sonucunda oluşan tıkanıklık hissidir.

    bu ilacı ne kadar uzun süre kullanırsanız yukarıda yazdığım konka genişlemesi konusu o kadar güçlü hale geliyor. burnunuzun açılabilmesi için gittikçe dozu artırmak zorunda kalıyorsunuz ve gittikçe daha kısa süre içinde burnunuzun tekrar tıkandığını fark ediyorsunuz.

    ben başına buyruk bir liseliyken başlayıp burnumun tıkanmasına bir gün bile tahammül edemediğim için 6 (evet altı) yıl kullandıktan sonra ameliyat olmuştum. hatta bir burun deliği için kullanımı bırakmama rağmen haftalarca açılmamıştı, doktor artık ameliyat dışında bir çaremin olmadığını söylemişti. ameliyat genel anesteziyle lazer ile konkaları küçültmek şeklinde oluyor ve yalnızca on dakika sürüyor. birkaç güne yaralar iyileşince ilaçsız nefes almaya başlıyorsunuz.

    kaç gün önce başladığınızı hatırlayabiliyorsanız bağımlılığı kolay atlatabilirsiniz. fakat siz siz olun benim yaptığım gibi burnun hep açık olma hissine kendinizi kaptırmayın, sabredin ve burun kendiliğinden açılıncaya kadar kullanmayın.