şükela:  tümü | bugün
  • özetle bir damar büzüştürücü olan otrivine kullanıldığında burnun içindeki etleri yani konkaları küçültmektedir.

    bu spreyin uzun vadede (yani üç günden uzun süreli kullanımlarda) yan etkisi ise küçülttüğü konkaların ilaç kullanımı sonrasında daha da büyümesidir. bu sebeple prospektüste yan etki olarak belirtilen "geçici burun tıkanıklığı hissi", aslında küçülttüğü damarların sonra daha da genişlemesi sonucunda oluşan tıkanıklık hissidir.

    bu ilacı ne kadar uzun süre kullanırsanız yukarıda yazdığım konka genişlemesi konusu o kadar güçlü hale geliyor. burnunuzun açılabilmesi için gittikçe dozu artırmak zorunda kalıyorsunuz ve gittikçe daha kısa süre içinde burnunuzun tekrar tıkandığını fark ediyorsunuz.

    ben başına buyruk bir liseliyken başlayıp burnumun tıkanmasına bir gün bile tahammül edemediğim için 6 (evet altı) yıl kullandıktan sonra ameliyat olmuştum. hatta bir burun deliği için kullanımı bırakmama rağmen haftalarca açılmamıştı, doktor artık ameliyat dışında bir çaremin olmadığını söylemişti. ameliyat genel anesteziyle lazer ile konkaları küçültmek şeklinde oluyor ve yalnızca on dakika sürüyor. birkaç güne yaralar iyileşince ilaçsız nefes almaya başlıyorsunuz.

    kaç gün önce başladığınızı hatırlayabiliyorsanız bağımlılığı kolay atlatabilirsiniz. fakat siz siz olun benim yaptığım gibi burnun hep açık olma hissine kendinizi kaptırmayın, sabredin ve burun kendiliğinden açılıncaya kadar kullanmayın.
  • (bkz: medikamentoz rinit)
    vardır böyle bir olay. zira doktorun reçete ettiği antihistaminiği ve alerjen burun spreyini 2 3 ay aralıksız kullanıp konkaları atrofiye uğratmak yerine bunu kullanıp kolaya kaçar tez canlı arkadaşımız. doktorun verdiği tedavide kısa sürede sonuç görmediği için tedaviyi bırakır otrivine sarılır. kullanmadığı dönemde rebound etki yüzünden daha da tıkalı hisseder ve bağımlı hale gelip daha kötü olur.

    sonra da ağlar benim burun etlerim var yeaa. herkeste var o burun eti(konka). ha kimisinde çeşitli sebeplerden hipertrofik. sen otrivin, iliadin tarzı ilaçlar kullanıp o burun etlerini rebound etkiyle daha da büyütüyorsun ya da yeni haline alıştığın için öyle hissediyorsun.

    1. durum: kimisi var, gayet normal boyutlarda konkaları var ama yinede kullanır ve sonuç olarak rebound etkiyle hipertrofiye uğratır burun etlerini. muhtelen grip olduğu bi dönem başlamıştır bu konstrüktörlere grip geçince bikaç gün rebound etkiyi tolere edemeyecek kadar tatlı canlıdır. 2 gün burunu tıkalı uyumaya razı olmaz ve iş büyür.
    çözüm: hafif durumlarda birkaç gün, kimisi için 1-2 hafta sabır. gerekirse ağzın açık uyumayı göze al ve ama nolursa olsun kullanma. sabret. rebound etki geçecek büyük oranda. anatomik problemin yoksa tamamen geçecek varsa büyük oranda geçecek.

    2. durum: kimisi var üşengeç ve sabırsız. atopik bünyeye sahip o yüzden özellikle bahar dönemleri hipertrofiye uğruyor konkaları. gidiyor doktora, doktorun verdiği antihistamik ve alerjen burun spreyini 2 ay düzenli kullanacak kadar sabredemiyor sarılıyor iliadine, otrivine. al sana hem hipertrofik hem rebound etkili rinit.
    çözüm: o kullandığın konstrüktör burun spreylerini azalt. doktorun reçete ettiği ilaçları 2 ay sabırla kullan. ilk bir ay içinde baş belası burun spreyini tamamen bırakmış ol. 2. ayın sonuna doğru antialerjik tedaviden dolayı atrofiye uğrayacak o konkalar. bu dönemde o baş belası konstrüktörleri bırakmış olduğun için rebound etki zaten geçecektir. bi sonraki bahar dönemi antihistamiğini aksatırsan yine aynı sorunla karşılaşırsın.
  • aşk gibidir.
    yokluğunda nefes alamayacakmışsınız gibi hissedersiniz.
    varlığında dünyanın en mutlu insanı olduğunuzu sanırsınız, ama fark ettirmeden uzun vadede size ciddi zarar verir, yine de bırakamazsınız.
  • 20 küsür yıllık bağımlılığımdı. gerçi buna bağımlılık demek de biraz abes. evet, rebound sendromu yaşıyor insan. fakat sorun sendrom değil, başka türlü hiçbir şekilde nefes alamamaktı. elbette rebound etkisi iyice tüy dikiyor üstüne, ama onsuz da olmuyordu. bana iki ameliyata maloldu bu bağımlılık. tabi ki kullandığım binlerce otrivin de cabası. bundan 15 yıl önce burun kemiğim traşlandı, delikler eğey yoluna sokuldu. fakat geçen süre zarfında bu operasyon bana pek bir fayda sağlamadı. haliyle otrivine efendiye geri döndüm. sahip olduğum alerjiler sağolsun burnumdan hiç verim alamadım yani. öyleydi, böyleydi derken geçen ay konka redüksiyonu operasyonu geçirdim. konkalarım burun deliklerimden görünecek seviyedeydi adeta. 20 dakikalık bir operasyonla hiçbir acı çekmeden kurtuldum bu illetten. lan ben tıkalı burunla asla yapamam, nekahatı çok sıkıcıdır diye karalar bağlıyordum. ilk birkaç gün kanama dışında hiç sorun çekmedim. burun yapısı iyileşene kadar burun banyosu ve nazalnem kullandım. yaralar hafif hafif geçmeye başlayınca sümkürmeye de başladım. kafam kadar kan, sümük ve pıhtı karışımı, hem iğrenç, hem çok ilginç gelen oluşumları burnumdan sümkürerek fırlattım. inanılmaz keyifli bir deneyim oluyor. sözde kabuklanma deniyor buna. ama kabuk mabuk değil, bildiğin ailen yumurtası çıkıyor burnundan.

    bugün otrivineden kurtulmamın üzerinden 53 gün geçti. sıkmayı bırak, ihtiyaç bile duymadım. konkalarınızı redükte ettirin, kurtulun bu illetten. otrivine yatırdığım para ile 10 defa ameliyat olurdum. o derece. geçmiş olsun sevgili bağımlılar. ex otrocu corro.

    edit: operasyonun üzerinden bir yıl geçti. sanki daha önce hiç burnum tıkalı değilmişim gibi bildiğin operasyonu bile unutmuşum. bir yıldır otrovinsiz, stereo burunla nefes alıp rahat uyuyorum. burayı okuyan zat-ı muhterem, kbb 30 dakikalık bir operasyonla hallediyor bu illeti. 1 ay nekahat, sonrası ferahat (ferahat ne la?)
  • bir iliadin bağımlısı olarak
    iliadin> otrivine
    teşekkürler.
  • kurtulduğum bağımlılık.

    kronik farenjit ve geniz akıntısı gibi sorunlardan muzdarip bendeniz, otrivine ile yaklaşık 3 yıl önce tanıştı. yine geniz akıntısından hasta olduğum günlerin birinde burun tıkanıklığımın çözümü için doktor, otrivine yazmıştı reçeteye. hastalığın geçtiğinde kullanmayı bırak demeyi de ihmal etmemişti. kullandıktan sonra burnumu yıllardır hiç olmadığı kadar açık ve ferah hissettirmişti bu meret. ve o günden sonra tabii ki doktorun dediğini yapmadım. hasta olmadığım zamanlarda da özellikle geceleri burnumdan rahat nefes alamadığımı düşünüyordum. ağzı açık uyumaktan nefret ettiğim için bunun çaresini otrivine'de buldum. yaklaşık 3 yıl boyunca her gün sadece gece yatmadan birer fıs olmak üzere otrivine kullandım. yakınlarım sürekli uyarıyordu bırak şunu diye. nitekim yaklaşık 1 sene önce kbb doktoruna gittim ve durumumu anlattım. burnumun içini, boğazımı, genzimi kamera ile detaylı bir şekilde inceledi ve et büyümesi olmadığını, her şeyin normal gözüktüğünü söyledi. otrivine bağımlılığımı ve gece burnumdan zor nefes aldığımı söyleyince cevabı net bir şekilde "psikolojik." oldu. dedikleri aklımın bir köşesine yerleşti ama sonrasında da tabii ki otrivine kullanmaya devam ettim. ta ki 1 ay öncesine kadar. iş yerinden arkadaşım da ara ara otrivine kullanıyor ve kullandığı zamanlarda sürekli burnunun kanamasından şikayet ediyordu. bende böyle bir sorun yoktu ama arkadaşımın halini görünce "ne yapıyorum lan ben." diye kendi muhakememi yapıp otrivine'i bırakmaya karar verdim. bıraktıktan sonra birkaç gün geceleri uyumakta zorluk çektim ancak bunun sebebi burundan nefes alamamam değil otrivine ile uyumaya alışmış olmamdı. günler geçtikçe "psikolojik." diyen net doktoru hatırladım ve kendi salaklığıma üzüldüm. şimdi otrivine'i hayatımdan çıkardım ve mutluyum (kamu spotu oldu bu ama kalsın böyle)

    sözün özü bırakmanızı söyleyen insanları dinleyin, uzun süre kullanmaktan kaçının. burnunuza zarar vermeyin. bir de net doktoru hatırlayın; "psikolojik."
  • buruna çekilen şeyler arasında ikinci sırayı alır. evet...
  • alerjik sebeplerle kullanıyorsanız onun yerine akşam yattığınız odada buhar makinesi kullanın. hem eroinman da olmuyorsunuz otrivine kullandığınız zamanki gibi. yıllardır benim sorunumu çözen buhar makinesi oldu.

    otrivine'e bağımlı olduğu için burun damarlarına zarar veren, bu yüzden operasyona girmeye hazırlanan tanıdığım var. yapmayın bunu kendinize.
  • once tanim: kurtulabileceginiz bir bagimlilik.

    simdi deneyim: bu mereti ilk kez, bundan yaklasik 25-26 sene once, eczacinin onerisiyle kullandim. onerinin yaninda uyari da gelmisti: "en fazla bir hafta kullan. sonra birak." ben de biraz tirsip otrivine'i serum fizyolojik ile seyrelttim. bir hafta sonra sahiden biraktim ama 2-3 haftada bir nukseden bademcik iltihabim yuzunden ilerleyen zamanda her burnum tikandiginda basvurdugum bir damla oldu. nefes almada yarattigi rahatlik muazzamdi. saniyorum 2 yil kadar, deri montumun minik cakmak cebinde bir sise otrivine ile gezdim. gunde kac kere burnuma cektigimi hatirlamayacak kadar da sik kullandim. neyse ki sonunda bademciklerim alindi. o siralarda tabii internet yok, hekimden soramadigimizi cekenden soruyoruz. hastanedeki bir hasta bu tip spreylerin bagimlilik yaptigini cesitli ornekler esliginde anlatti. baktim ben bayagi bayagi bagimliymisim. bu fikri hic sevmedim. inat ettim, burnum tikanik cok gezdim ama sonunda kurtuldum.

    sonuc: biraz inat, biraz sabir, biraz da rahatsiz gece uykusu ile birakabilirsiniz. galiba en kolay terkedilebilen kotu aliskanlik bu.
  • uzun süre önce kurtulduğum bağımlılık sonrası bu haftasonu burnum tıkandığında "lan bi kereden bişey olmaz" diyip sıktığım, akşama doğru "sabah çok iyidi lan, bi kere daha sıkayım" diyip yine sıktığım, ertesi gün "lan burnum çok tıkalı, dün ne güzeldi oysa ki" diyip bir kere daha sıktığım ve sonunda bugün nefes alamadığım durum...

    iddia ediyorum, dünya üzerinde hiç ama hiç bir şey böyle hızlı bağımlılık yapamaz.

    kullanmayacağım! hayır ya hayır, hakkaten kullanmayacağım!!! bir kere bile sıkmayacağım! da, aslında bi kereden de bişey olmaz. son bi kez sıksam nolcak ki? çok da güzel görünüyor... değerlimissss...