şükela:  tümü | bugün
  • sadece otursana diyip bırakmaktan daha değişik, başka manalar ve başka mevsimleri içeren bir istektir. bu farklılığı ve değişikliği özenle içeri katan nokta ise salt otursananın yanına evlat acısı gibi konulmuş olan biraz kelimesidir.

    kritik olan nokta, biraz kelimesinin otursanadan önce değil sonra konulmasından kaynaklanmatadır. o öyle bir birazdır ki; asıl mana açığa çıkmasın diye başa koymazsınız, sonuna koyup hem kayıp gitsin ağzınızdan hem de uzaktan da olsa görülsün istersiniz.

    çünkü o biraz aslında harfleri değişmiş bir keşkedir. ve oturmasını istediğiniz kişinin aslında yanınızda kalmasını istersiniz, ama ısrar etmekten korkarsınız, çünkü başka oturulacak yerler vardır ve o gelecek zamanın hatrına bu şansı mahvetmek istemezsiniz.

    elinizle işaret edersiniz ve söylersiniz:

    otursana biraz

    "kalsana biraz ve o biraz keşke gittikçe çoğalsa ya" derdiniz.
  • kısıtlı zaman aralığında muhabbet etmek istendiğinde söylenen cümle. "otursana biraz, ne ayakta duruyosun?" gibi bir tamamlama şekli olabilir. genelde bu tip muhabbetler tadından yenmez ve insan kalkamaz bir türlü.
  • açık açık gitme demektir.
    yalvar yakar kal demektir.
    gidersen, "ne olur, gene gel!" demektir.
    yok yok;
    -hiç ama hiç gitme! demektir.
    ve
    bütün bunları,
    narin, nazik, kırılgan bir kalple söylemektir.
  • o yanındayken oluşan kalp çarpıntısı ve ellerini, bakışlarını nereye koyacağını bilememe, titreyen ellerim farkedilmesin mantığıyla sigara bile yakmama durumunda son hamledir çoğu zaman. ya batacak, ya çıkacaksındır. umutludur söyleyen, ama asla emin değildir..