şükela:  tümü | bugün
  • nihat sırdar'ın ilk kitabı.

    nihat sırdar ilk kitabı otuz beş'i beklerken'le hayatı ıskalamayan bir dille istanbul'un o eski sokak aralarında dolaşıyor, dükkân önlerinde top koşturup misket oynayan çocuklarla zamanın uçuculuğuna keskin bir parantez açıyor. söyleyecek bir sözümüzün her zaman olduğunu hissederek yapıyor bunu. artık kocamustafapaşa 35 c taksim tabelalı otobüse atlayıp nihat sırdar'la zamanda bir yolculuğa çıkma vaktidir. yitip giden zamanda ülkece neleri geride bırakıp nereye doğru yol alıyoruz bir de onun hikâyelerinden dinleyin.
  • (bkz: amma sıkıcı)

    (bkz: kaybolan değerler klişesi)

    4000 yıl önce bugün eski mısır'da yaşlılar şiirlerinde yeni dönemden ve gençlerden hoşnutsuzluklarını anlatıyordu. hiç bir şey değişmemiş.

    misket oynayan çocuklar...
  • yayınında duyduğum kitap. ne yalan söyleyeyim başlığı ilk duyduğumda 35'liği beklerken olarak kodlamıştım beynime. nihat sırdar'ın izmir sevdasını göz önüne alınca 35.5 karşıyaka mı acaba düşünmedim de değil. her neyse bir kitap yazabildiğine göre bize saygı duyup satın almak düşüyor. koca mustafa paşa ikametli bir hatun o otobüslere binip de ağzıma sıçmıştı desem sanırım nihat beni anlayacaktır. korsan kitap kapısını bizzat nihat kapatmıştı yayında, benden söylemesi.

    edit: kitabı ucuza getirmek isteyenler buyursun, 11 tl ve ön siparişle :

    link

    "ve 35 numaralı otobüs, içine sizi de almak için kapılarını açıyor"

    sunay akın
  • (bkz: 35)
    (bkz: 35c)
    (bkz: 35d)
    (bkz: kocamustafapaşa)

    edit: (bkz: 35a)

    teşekkürler kumsalların istenmeyen kum tanesi
  • yıllardır dinlemekten usanılmayan adam.. yada babamdan sonra benim dinlemekten usanmadığım adam :)
    yüreğine, kalemine, aklına sağlık...
    otobüs olmasa da ben de 35'i bekliyorum üstat 3 yılım kaldı.. :d
  • nihat sırdar'ın kafa dergisine yazdığı yazıların toplandığı kitap.
  • 1980 fatih doğumlu olan biri olarak ...

    bu kitabı okurken insan ister istemez kendinden de birşeyler buluyor.

    beni etkileyen şey ise eski insanlara eski binalara eski sokaklara arabalara v.s.

    kısaca eski istanbul'a olan özlem duygusu oldu.

    sen kocamustafapaşa'da biz cibali'de çok özel bir çocukluk yaşamışız.

    kalemine ve yüreğine sağlık ...
  • ‘nihat sırdar’ ismi denince akla ilk radyo yayınları geliyor haliyle. severek dinlediğim, sosyal konulara yaptığı yorumlarla hem gülmemi hem düşünmemi sağlayan bu samimi kişiliğin kitabının adını duyduğum an kitabı almaya karar verdim.

    35c kocamustafapaşa – taksim otobüsünün adını taşıyordu kitabın adı, yani sevdiceğimin semti, sevdiceğimin otobüs hattı :)

    kitap, sırdar’ın kafa dergisinde yayımlanan yazılarından oluşuyor. o’nu büyüten, olgunlaştıran, hayatının en güzel, en acı, en kararsız zamanlarını anlatıyor. yeri geliyor kahkaha atıyorsunuz, yeri geliyor gözleriniz doluyor. eski evler, sokaklar, arabalar, dostluklar, komşuluklar...

    sırdar'ın yüreğinizi yumuşatan anılarında, kendinizden çok şey buluyorsunuz. eski istanbul’a olan özleminiz daha da artıyor.

    çıtır-çerez cinsten bir kitap. otobüste, minibüste bilimum toplu ulaşım araçlarında kafa yormadan okuyabilirsiniz. kocamustafapaşa’ya ve semtin esnafına dair pek çok bilgi veriyor.

    kitabın önsözünü yazan değerli sunay akın abimizin dediği gibi ‘istanbul içinde bir istanbul’dur, kocamustafapaşa...’

    kalemine, yüreğine sağlık...
    keyifle okumanız dileğiyle...

    meraklısına imzalı kitabının fotosu

    imzada denmez ya.
    neyse.
  • artık 35 olduğuma göre okumak için geç kaldığımı düşündüğüm kitaptır.