şükela:  tümü | bugün
  • kendimden ve çevremden edindiğim super bilimsel gözlemlere dayanarak diyorum ki 20 li yaşların sonlarına doğru artık aşk acısı diye bir olay yaşanmıyor. hormonal mi falan diye duşundum alakası yok. ilgili yerler 16 yaşında ne kadar çalışıyorsa o kadar çalışıyor hatta belki daha beter. peki bunun sebebi ne, artık ciddi bir ilişki bitse bile pek sikimde olmuyor ve olmayacak gibi değişen tam olarak ne oldu acaba.

    *beyler erkeğim sakinleşin lutfen. houvvvvv houvvvvv, burst.

    *ilk aşkım aklıma geldi de şimdi tam bir sığırdı yani nasıl kaptırmışım şu an aklım almıyor. çıkıp gelse oturup çay içilecek insan değil yazıklar olsun ergenliğe.

    *aklıma bir şey daha geldi. yukarıda söylediğim önerme hormonal durumumu cinsel istekle özdeşleştiriyor bu belki doğru değil yani yaş ilerledikçe hormonlar azaldı ama cinsel istek farklı sebeplerden değişmedi. bu da olası.
  • tecrübe. 16 yaşında ilk ayrılık yaşanırken 30 yaşında 4. 5. veya bilmem kaçıncı ayrılık oluyor.
  • hormonların çalışma biçimi, hafıza ile ilgili, yani aşık olurken salgıladığın hormonları vücudun bir kere öğrendi ve, ikinci kez salgılandığında aynı tepkiyi vermiyor, bu durumu sigara tiryakisi birinin sabah sigarası, ya da uzun süre sigara içilmedikten sonra içilen sigaranın verdiği zevk gibi düşün, bir iki sene boyunca cinsellikten tamamen uzak kal, karşına çıkan ilk kişiye aşık olursun. zaten ikinci bahar dedikleri de bu bence,
  • ölen bir daha ölmez işte bundan dolayı onu tetikleyecek duygu yok
  • müthiş güçlü oluyorsun o yaşlarda, ve özgüven tavan oluyor. tek başına bir çok şeyin üstesinden geldiysen birde kimseye ihtiyacın olmuyor. psikolojin bu halde iken yoluna çıkan insanlar da senin gibi insanlar oluyor ve doyumlu ilişkilerin oluyor. ayrılsan bile dostça ayrılıyorsun. yani 20'li yaşlarda biz salya sümük ağlarken gülen ebeveynlerimiz çok haklıymış.
  • çünkü çekeceğin en büyük acıyı ilk aşkından sonra yaşarsın. hak edip hak etmemesi ayrı mesele. hayatı kavrarsın.

    ilk aşkından sonra uzun bir dönem ondan daha başkasını sevemeyeceğini düşünürsün çünkü ilk kez bu acıyı çekiyorsun ve başkasını sevebilme ihtimalinin var olduğunu bile düşünemiyorsun. sonra var olduğunu öğrendiğinde sana ilk aşk acının kattığı muazzam olgunluklar oluyor.

    ölüm ayırmadığı müddet hiçbir zaman ergenlikte çektiğin aşk acılarını yaşamazsın hele hele önceden ciddi aşk acısı çektiysen.

    çünkü hepimiz biliyoruz ki kimse tek değil bu dünyada. hele hele sizi bırakan bir kişi arkasından çok üzülünmeyecek kadar akıllı olmak gerekir. evet duygu ile mantık aynı şeyler değil ama aşması belli bir yaştan sonra kolay olacaktır.
  • otuzlu yaşlardayım, aşk acım yok ama zaman zaman öyle şarkılar dinliyorum ki kendi kendime tribe giriyorum. resmen acı çekiyorum. sonra o tripten çıkmam daha kolay oluyor tabi.
    tavsiye ederim. insana hüzün de lazım.
  • kısmen doğru tespit.
    yirmili yaşlarda ergen ergen emre aydın falan dinlerken otuzlu yaşlarda daha mantıklı yaklaşıyor insan herşeye.
    aşk yaşanıyor, heyecan o biçim duyuluyor ama olmayınca da çabuk toparlaniyor.
  • aşk acısı çeken bütün hücrelerin ölmesinden kaynaklanan durum. kök hücre tedavisini bekliyoruz.
  • alternatifin bol olduğunu bu yaşlarda fark ettiğimiz için doğru bir tespittir.