şükela:  tümü | bugün
  • ing. -meli, -malı.

    (bkz: should)
  • ingilizce'de tavsiye, ögüt ve güclü olasilik anlamlari iceren modal verb. should'dan farki should gibi zorunluluk anlami icermemesidir. diger bir deyisle ought to 'ya zorunluluk fonksiyonu da ekleyince should olur. should'un alt kümesi gibi oldugu icin pek kullanilmaz.

    örnek: saat 9'da sinav var. kurallar geregi de ilk yarim saate (9.30'a) kadar gec gelen ögrenciler sinava aliniyor, ama 9.30'dan sonra gelirseniz sinava alinmiyorsunuz.

    - you must be at school latest at 9.30. (9.30 dan sonra gelirsen giremezsin, bu yasal bir zorunluluk)
    - you should be at school at 9.00. (sinav 9'da basladigi icin saat 9'da okulda olman lazim)
    - you ought to be at school at 8.30. (sinav 9'da ama, sen 8.30'da orada bulunsan iyi olur. iyi bir yer kaparsin, arkadaslarinla konulari tartisirsin falan).

    not: ücüncü cümlede de should kullanilabilir (ought to should'un alt kümesi gibidir demistik).
  • must* ve have to gibi bir zorunluluk anlamı olmamasına, daha çok tavsiye vermek veya "yapsan daha iyi olur" gibi anlamlarda kullanılmasına rağmen, çeviri metinlerinde sıklıkla zorunluluk veya -meli/-malı anlamında kullanılan kelime öbeği. çevirmen değilim fakat zorunluluğu dışlarsak, -meli/-malı kalıbının da ought to'yu karşıladığını düşünmüyorum. must, should gibi kalıplar bu şekilde çevrilmeliyken; ought to bir tavsiye hatta kibar bir yönlendirme olarak çevrilmeli diye düşünüyorum.

    son olarak belirtmek gerekirse de, sanılanın aksine kullanım sıklığı shall'den daha fazladır. bu nedenle de aradaki farka önem verilmesi gerekir.
  • yazişmalarinizda kullanirsaniz cümleye ayri bir hava da katar. should a göre daha artiz bi melodisi var!