şükela:  tümü | bugün
  • ricky gervais'in 2010 yılında yine hbo için yaptığı stand-up gösterisi. ricky gervais bu gösteride şişman insanlar, tanrı kavramı, kapitalizm ve emperyalizm gibi ilgili pek çok kişinin sözünü bile açmaktan kaçındığı konularda kişisel düşüncelerini çekinmeden komik bir anlatımla seyirciyle paylaşıyor.

    (bkz: out of england)
  • harika ötesi bir gösteri olmakla beraber çevirisini yaparkan yirmi bardak kadar nescafe içmemi sağlamış beni birkaç gece uykusuz bırakmıştır. ayrıca dindar insanlara biraz sert gelebilir.
  • ricky gervais'in " ben burada olmaktan cok mutluyum ama eminim siz de mutlusunuzdur.sadece bir bilet alarak yasayan bir efsaneyi gorme sansini yakaladiniz sonucta" diyerek baslayip soluksuz guldurmeye devam ettigi komedi gosterisi.
  • sınırın çok çok ötesindeki konularla ilgili şahane esprilerin olduğu harika stand up. ilk izlediğimden beri özellikle nuh peygamber ve eşcinsel hayvanlarla ilgili olan kısmı tekrar tekrar izlyorum. hazmı zor fakat hazmederseniz, kendinizi kasmazsanız, aşırı komik...
  • yetenek dediğimiz şey bu adamlarda var ve ayrıca türkiye de mizah yapılmadıgını bu tür gösterilerle anlayabiliriz.

    (bkz: louis c.k)
    (bkz: george carlin)
  • gördüğüm en sağlam, en karizmatik açılışa sahip stand-up gösterisidir.
  • nuhun gemisine giren tukanların muhabbetiyle yarım yarım yaran ricky gervais show.
    --- spoiler ---

    two toucans…just walking.
    there’s no rush.
    just strollin’, baby...

    ı think this one(soldakini göstererek) is a bit more concerned than this one. this one’s probably going:
    -should we fly?
    - nah.
    -no?
    - nah.

    ı could do this all night.

    -no?
    - nah.
    -sure?
    -yeaah.
    -ı mean, we’ve… well, we’ve got wings.
    - we’ve got feet as well. why don’t you wanna push in?
    -that elephant’s looking at me funny.
    fil: yeah, ı… ı fuckin’ am. ıf you try and push in, ı’m gonna stamp on you, you… you big-nosed twat.
    tukan: hold on. who are you calling big-nosed?
    fil: what do you mean?
    tukan: no, it’s just pot calling kettle black.
    fil: what the fuck does that mean?
    tukan: well, you know, if a pot’s… oh, forget it.
    fil: ı can’t forget it. ı’m a fucking elephant.

    --- spoiler ---

    her izleyişimde gözlerim yaşarıyor amk ya.