şükela:  tümü | bugün
  • portland'da evsiz ve düşük gelirliler yararına çalışan bir yardım örgütü.
  • (bkz: inside out)
  • hakkında şimdiye kadar sadece 1 entry girilmiş film. izlemeye değer buldum ben. netflix'te mevcut şu an.
  • film bittiğinde aklıma maya angelou'nun meşhur sözü geldi. ''başka birisinin bulutundaki gökkuşağı olmaya çalış. '' bu sözü ilk okuduğumda nedense şuna takılmıştım, o birisinin kim olduğuna ya da olacağına. çünkü hep yanlış doğru diye sorgulamaya çalışıyor insan ki bu bazen anlamsızca... bu film bence bu cümle ile çok güzel ifade edilebilir. carol, chris'in bulutundaki gökkuşağı oldu. aslında chris de onun.

    edie falco ve jay duplass efsanevi oynamışlar. bu kadar doğal ve gerçekçi olabilirdi... carol'un yaşadığı her gelgiti içimde hissettim. o mimikler, o gözlerin konuşması, chris'in gerçekliği, hepsi çok iyiydi.

    geldim baktım ki çok az entry var hakkında. kıyıda köşede kalmış ama izlenmesi gereken çok güzel filmlerden biri bence. netflix'de arama turlamaları yaparken buldum. iyi ki bulmuşum, ne de güzel oldu.
  • mükemmel bir circle of dust parçası. kıvrandırır.

    it's hard for me to face that so much time has passed
    and all the things that went away were those ı thought would last
    it’s hard to look into the mirror dark within
    and not embracing the reflection there may be my greatest sin

    sometimes i feel i'm on the outside looking in
    it's like i'm watching someone else living in my skin
    hope has stained my heart in vain, i'm drowning in my sin
    sometimes i feel i'm on the outside looking in
    outside looking in

    standing here with empty hands to fill my heart
    (standing here with empty hands to fill my heart)
    and thinking i am winning in a race i didn't start
    why is it that i always fail to hit the mark?
    (why is it that ı always fail to hit the mark?)
    how can i be connecting while i'm unplugged in my heart?

    sometimes i feel i'm on the outside looking in
    it's like i'm watching someone else living in my skin
    hope has stained my heart in vain, ı'm drowning in my sin
    sometimes i feel i'm on the outside looking in
    outside looking in

    father, have mercy on your son
    and always bring me home again however far i've run
    father, grant wisdom for within
    so i no longer have to be on the outside looking in
  • filmi şimdi izledim, çok beğendim gerçekten. netflix'de nadiren iyi filme denk geliyorum maalesef, sanırım bu en iyisiydi... şimdi biraz da eleştirilerini okuyup film hakkında daha çok fikir sahibi olayım *
  • ana karakteri oynayan jay duplass aynı zamanda yazarlardan biri. sade bir hikaye, dupplass kardeşlerin olduğu çoğu film sade ve sanırım duygu odaklı oluyor. kardeşi mark duplass'ın oynadığı, yine netflixten izlenebilen (bkz: paddleton) da benzer keyfi verecektir. hayattan basit bir olayı tüm ilginç yönleriyle işliyorlar.

    creep (2014) gibi ya da (bkz: the one i love) gibi pek sade olmayan filmleri de var. creep gerilim türünde kendi özgünlüğünü ortaya koymuş bir film bence, diğeri ise farklı bir konuyu oldukça başarılı işlemiş. bazen özgün bir konu olduğunda senaryo konunun gölgesinde kalıyor. bence the one i love bunu aşan filmlerden. duplasslar genel olarak başarılılar ve filmleri kesinlikle underrated.