şükela:  tümü | bugün
  • filmekimi 2004 bünyesinde 9 ekim cumartesi saat 13:30'da ve, 11 ekim pazartesi günü 16:00'da gösterilecek olan 104 dakikalık film. yönetmeni richard kweitniowski'dir...
  • kanada'da, kumar aliskanligi yuzunden yapilmis en buyuk banka sahtekarliginin anlatildigi bir adamin gercek hayat hikayesi
  • philip seymour hoffman ın oyunculugu ile etkiledigi film. izlerken adamın durumu icinizi daraltıyor. bu zincirleme batışın kıyısından köşesinden bir parçası olduğunuzu düşündürüyor.
  • film gazeteci gary ross'un brian molony nin hayat hikayesini anlatan 1987 tarihli bestseller kitabı "stung" dan uyarlanmış.
    --- spoiler ---
    brian malony 18 ay içinde çalıştığı canadian imperial bank of commerce deki hesaplardan 10 milyon dolardan fazla çekerek kumar oynuyor.

    film kumar bağımlılığını çok güzel bir şekilde anlatıyor. adamın kumardan başka hiçbir şeyi gözü görmüyor. milyonlarla kumar oynuyor ama üstü başı dökülüyor, külüstür bir arabası var, kız arkadaşını restorana götürürken hesap yapıyor, krallar gibi ağırlandığı kumarhanenin otelinde bir tabak yemek dışında hiçbirşey istemiyor.

    ve bağımlılık o kadar ileri ki yakanabileceğini hiç düşünmeden takır takır para çekiyor, bir sürü iz bırakıyor filan.
    --- spoiler ---
  • kumar bağımlısı bir bankacının öyküsü.

    --- spoiler ---
    battıkça batan, bir ara herşeyi sıfırlama, hatta yanına kar kalma durumu varken, bağımlılık, kendine hakim olamama sonucu yeniden batan bir adam. kız arkadaşı ve kumarhanede görevli bir kişi dışında ona yardım edecek kimse yok. yıllık kazancı 22.000 dolar* = * gibi yüksek olmayan bir rakam. batışını adım adım izlerken insan düşünüyor, nasıl görmüyor battığını şeklinde.
    --- spoiler ---

    filmde polisin ve özellikle banka üst yöneticilerinin tavırları biraz safça geldi bana. gerçekten her zaman böyle davranırlarsa ne suçlu yakalayabilirler ne de olan bitenin farkına varırlar.

    bağımlılığın neye olursa olsun berbat bir şey olduğunu gösteriyor film.
  • mekanı cennet olsun philip seymour hoffman'ın en güzel filmlerinden biridir.

    finalindeki kumarbaz ile doktor arasında geçen diyalogu günümüz kumar düşkünlerine reçete olarak yazmak lazım.

    + hayattan aldığın en büyük zevke 100 üzerinden puan vermen gerekse kaç puan verirdin?
    - ....20 verirdim.
    + peki kumardan aldığın zevke kaç puan verirsin?
    - ...100 veririm.

    ****

    güzel oyuncuydun be hocam. sende erken binip gittin atına.
  • bu filmin en büyük başarısı marjinalleşme kavramının ifrat yoluyla tasviridir diye düşünüyorum...

    filmde kumara aşık bir adamın aşkı için ne kadar ileri gidebileceği benzersiz bir şekilde işleniyor. beş para etmez romantik filmlerde görülen cıvık fedakarlıklardaki gibi değil inanın. güneş doğunca diğer yıldızların görünmemesi misali kumar söz konusu olunca parasını, işini, sevdiklerini ve en önemlisi nefsini hiç ama hiç düşünmeyen delicesine adanmış bir ruhtan bahsediyorum. kazanmak ya da kaybetmek de önemli değil bu aşkta... bilinir ki kaybeden bir kumarbazın psikolojisi kaybettiklerini kazanmak arzusu üzerine kuruludur. burada betimlenen aşkta ise olay bambaşka bir boyuta taşınıyor... "ne kadar daha kaybedebilirim?..." filmin kalan olay örgüsü ise sadece adamı azıcık tanıtmaya ve gerçeklik yapısı kurmaya yarıyor o kadar. ama bu aşkın betimlendiği kumar sahneleri eşsiz bir yağlıboya tabloya saatlerce baktırırcasına bir duygu yaşatıyor inanın. evet philip seymour hoffman'dan başkası da bu sahneleri bu kadar çekici kılmazdı, doğrudur.
  • (bkz: ice man)
  • philip seymour hoffman'ın hayatı boka batmış adam tiplemesini yine çok iyi oynadığı film.