şükela:  tümü | bugün
  • diplomaya göre insan sınıflandıranların ayrımcı isteğidir.

    halka saygısızlıktır.

    edit: bu entry zamanın ötesine gitmiştir. bu ekşi sözlük' ün vahim durumunu gözler önüne seriyor.

    (bkz: ayıp çok ayıp)
  • bildigim kadariyla dunyada bir ornegi olmayan uygulamadir ve olmamasinin da gayet guzel sebepleri vardir. boyle gerceklikten uzak onerilere kafa yormak yerine; halkin temsilinin daha adil bir sekilde meclise yansiyacagi duzenlemeler uzerine dusunmek tercih edilesidir.

    not: sokak serserisi degilim, yuksek muhendisim.
  • gözünü sevdiğimin demokrasisi, hem eğlenceli, hem ağlancalı, hem de öğrencelisin. bu istek bile demokrasi çerçevesinde değerlendirilebilmeli. hatta, macaristan'da bulunana iki kuyruklu köpek partisinin bir söylemi yada vaadi bile olabilir.bu partinin diğer söylemleri:
    sonsuz yaşam, dünya barışı, haftada bir gün çalışma, günde iki defa çeşitli renklerde güneş batması, daha az yer çekimi, bedava bira ve düşük vergiler.
    iddialı başka bir sözü de büyük macaristan ovası'nda bir dağ inşa edilmesidir.
    belki türkiye'de kurulacak aynı misyona sahip iki kuyruklu köpek partisinin vaadleri arasında da olabilir "eğitim durumuna göre seçim yapılması".
  • oncelikle (bkz: demokrasi)
    nedir demokrasi? herkesin esit soz hakkina sahip olmasi. herkesin yonetime esit katilim saglamasi. insanlari egitim durumuna gore ayirip "ben universite mezunuyum benim sozum daha gecerli" demek sadece antidemokratik degil ayrica ayrimcidir.
    eger ki halkinin cehaletiyse seni dusunduren, tek gayen halkini egitmek olmalidir, okumaya tesvik etmek olmalidir, cahilin cehaleti uzerinden siyaset yapilmasina engel olmak olmalidir.

    edit: siyasi herhangi bir gorusu savunmak adina degil sadece humanistce yazilmistir.
  • demokratik bir istek değildir bir kereye mahsus ta olsa. onun yerine köy enstitülerine benzer eğitim kurumları tekrar açılmalı ve halk her konuda eğitim almalı bilinçlendirmelidir. ancak bunu yapacak olan hükümettir ve ismet inönü hükümetinden sonra gelen sol yada sağ görüşlü hiçbir hükümet makarna ve kömürle kandırabildiği halkın bilinçlenmesini istemedi (yanlışım varsa düzeltin lütfen). bu sadece türkiye'ye özgü bir durum değil dünyanın her yerindeki hükümetler aynı mantığı güder çünkü eğitim seviyesi arttıkça insanlar sorgulaya başlar, eleştirmeye başlar bu hiç bir hükümetin işine gelmez.
  • hep savunduğum sistem. zaten söylenmiş işte ne eğitimliler gördüm şöyleydi ne eğitimsizler gördüm böyleydi diye. ama kusura bakmayın bunlar ne kadar da olsa istisna.
    bakın daha kıbrıs'ın bir ülke olduğunu bilmeyen, ne bileyim izmir'de deniz mi var diyebilen, tek işi çocuk yapmak ya da tv'de bilememne vadisinde izlediği gibi ülke yönetildiğini sanan ve kolayca yönlendirilen birüsürü insan var. ortak noktaları da eğitimsiz olmaları.
    sabah kalkıp kendi normlarında bir gazete okuyan, dünya gündemini ve coğrafyasını bilen, güncel parametreleri takip eden, bilinçli bir kadınla tek işi evde oturup dedikodu yapmak olan kadının ülkenin akibeti hakkındaki kararı bir olmalı mı?
    işin kötüsü nerede eğitimsiz insan varsa bol çocuk yapıp, çoğunlukla onları da okutmayıp ülkeye bir yük bindirmişlerdir. dolayısı ile çok daha fazla oy oranına sahiptirler.
    eğitim durumuna göre seçim yapılmasa bile eğitim durumuna göre ya da aylık gelire göre çocuk yapılmalıdır. belki insanların seçme hakkını elinden alamazsınız, çocuk yapma hakkını da alamazsınız ama birşeylere sınırlama getirilmesi gerektiği kesindir.
  • anca aysun kayacı kafasına sahip olanların ortaya atabileceği fikir, bir nevi sıçmık. bu fikri ortaya atanlar o aşağıladıkları "maksimum ortaokul mezunları" sınıfına giriyorlar bence bu kafa yapısıyla. okumak cehaleti almıyor işte maalesef.

    (bkz: dağdaki çoban ile benim oyum bir değil)
  • kendini göt kılı olarak görenler ile aynı kefeye konmak istemeyen bireyin isteğidir.
  • üniversite mezunları ile üniversite okuyanların neden aynı klasmanda sayıldığını anlayamadığım taleptir. adam belki mezun olamayacak. ne belli? niye benim oyum henüz üniversitesini bile bitiremeyen bir hödükle aynı değerde olsun ki? dimi güdükçüm?