şükela:  tümü | bugün soru sor
  • bogazici universitesi ingiliz dili ve edebiyati profesoru. derste daldan dala sıcrar, soyleyecegi lafi unutur, kendini duvarlara vurur ama cok neseli ve sevimli bir insandir. dilinin dolasmasiyla ve dalginligiyla meshurdur. ogrenciligimden kalan bir hikaye aynen soyle:

    bir kayit gunu yuzlerce ogrenci kapisinin onunde toplanmistir. fakat henuz kayit icin gerekli bir takim belgeler bolume ulasmadigi icin, oya hanim kapiya cikar ve soyle der:

    - evladim, bok yere beslemeyin... ayyy, bes yere boklamayin... amannnn... bos yere beklemeyin iste!
  • (bkz: oya başar)
  • (bkz: oya berk)
  • mithat alam film center'dan bağımsız bir şekilde anılmaması gereken, boun panter emel (bkz: #2073720) şubesi.
  • bulunduğu çatı altındaki insanları varlığından bi şekilde haberdar eden, susturulamayan desibel. megafonlu saadettin teksoy kadar rahatsız edici olabiliyor bazı bazı...
  • gördüğüm kadarıyla çok tatlı bir insan çok da seveni var, gülüşü ile de ünlüdür. adına konferans verilmiştir ve konferanstan bir gün öncesine kadar bundan haberdar olması engellenmiştir.
  • derste çekirge misali ordan oraya zıplayan, seveni bol olan ingiliz dili ve edebiyati profesörü ve bölüm başkanı. derste anlattığı bir bilmeceyi hemen aktarıyorum; what is the difference between the girl in the church and the girl in the bathroom. one has hope in her soul the other has soap in her hole. fonda bir sınıf dolusu dumur öğrenci düşünün...
  • sadece kelimeler onun için asla yeterli değildir,herzaman uygulamalı anlatımı tercih eder, ki bir şiirdeki "kaos" temasını hissettirmek isterkene iki öğrencinin kafasını birbirine çarpması bu anlayışa güzel bir örnektir.sahip olduğu yaşam enerjisi hiç de şaşırtıcı değildir zira o kadar para kimde olsa böyle bir enerjiye sahip olur,konserlere gider, sergileri gezer..
  • dersi sınıfın bir köşesinden diğer köşesine koşarak anlatan , konudan konuya atlayan ve dersten çok anılarından bahseden ilginç insan.
  • çılgın. hayatı dolu dolu yaşayan insan. derslerde hiç ders anlatmadığından yakınılır ama en çok onun örnekleri kalmıştır aklımda. kendisiyle dalga geçebilen bir kadındır. kankası dilek doltaş'la birklikte birbirlerinin sakarlıklarını gözlerinden yaş gelerek anlatırlar. yine kankası ile birlikte başlattıkları "bizim ülke projesi" ile çeşitli üniversitelerden öğrencileri bahar aylarında gecekondu bölgelerindeki ilköğretim okullarına hafta sonu kursları için seferber etmişlerdir. tatilde gittiği antalya'nın minik bir köy okulundaki çocukların minik kütüphane rafını gözlerinde yaşlarla anlatır, anlatmakla kalmaz elini uzatır.