şükela:  tümü | bugün
  • bir isim
  • kreatif insanlarin "hikaye" olarak taninmiycak hale soktuklari ismim. ozellikle ilkokulda oyku ve hikaye kelimelerinin esanlamli oldugunun ogrenildigi ders sonrasi oyku lere hikaye denmeye bayilinir.
  • her ne kadar kız ismi olsa da, adamlara da öykü denebilmektedir.
    (bkz: adam öykü)
  • ankarada bir reklam ajansi ve de sevgilimin ismi..
  • tabularasa'nın en iyi yaptığı işlerden.
  • en eski türkçe'de öy, zaman demekmiş. öy'kü ise, zamanla olandır. zaman "baş'ka"sıyla, "öte'ki"yle ilişkinin ele avuca gelmez zeminidir. normal okur, öyküyü kayıt düzlemine almaya, ona mukayyet olmaya çalışarak öykü ile ilişkisini eşzamanlılık ve hemzeminlik üzerinden kurmayı dener. öykünün başkalığını silen, onu aynılaştıran bu bakıştan sakınan başka-okur ise, hem mukayyet olmanın yanlışlığını bilmede hem de kayıtsız kalamamaktadır.

    öykü, zamanla olmasının yanısıra zamanda olur. kendini zamanın ölçülebilir boyutunda ifşa ya da teşhir etmez. tüm ölçülemezliği, hesaplanamazlığı önceden bilinemezliği içinde öykü, kendini göstermeden görünür, belirmeden belirir, tecelli eder. bu cilve, içinde eriyeceğimiz, aynılaşacağımız halin müjdecisi değildir; öykü ile olmanın, birlikte ve başka olmanın ihtişamının okurda bıraktığı izdir.

    televizyonunu yeni açmış iz'leyicilere okumanın aynı zamanda "davet etmek" anlamına geldiğini hatırlatalım ve devam edelim: öykü okumak, öyküyü tüm öykülüğüyle okura davet etmek ve aynı zamanda öykünün öykü kalışıyla tecelli ettirdiği davete icabet etmektir: okurun öyküyü ve kendini öykü ile yüz yüze okumasıdır. burada işaretli ile, yalnızlığımı kandırmadan yalnızlıktan çıkma imkanı olarak iledir.

    "öy'le"dir.
  • (bkz: oyku serter)
  • en yakın arkadaşım. bazen bir testi, bazen amfora kılığında. hainliği, sır tutmasındadır tek; içinde yoktur aslında kötü niyet.
  • şiirin uzun saçlı kız kardeşi